Yerel seçim günü yaklaştıkça heyecanla birlikte gerginlik de maalesef artmaktadır. Seçimi ölüm kalım meselesine dönüştürmek hiç kimseye fayda sağlamayacaktır.

            DTP’nin seçim lokalinin açılışından sonra AKP adayı Ziver Özdemir’e ait Bozooğulları Otel’in taşlanması ve akaryakıt istasyonundaki gençlerin kendilerini savunmak için havaya ateş açmaları, huzuru pamuk ipliğine bağlı ilimizde endişeye neden oldu.

            Acaba DTP tabanına hâkim olamıyor mu? Veya bu hareketler biriken tepkinin bir ürünü müdür? Oysaki seçim denilince tarafların, vatandaşlara, yaptıklarını veya seçilmeleri halinde yapacaklarını, projelerini anlatarak oy istemeleri akla gelmeli değil mi? Söz bitti mi ki, yerini tartışmaya, taşa ve silaha bıraktı? Allah korusun, havaya atılan kurşunlar oradakilerden birine isabet etse ne olacaktı? Bunun hesabını kim verecekti?

            Adında demokrasi bulunan bir partinin varsaydığı oy çoğunluğuna dayanarak bu tür hareketlerde bulunması kime ne kazandırır? Demokrasi, benimsemeseniz bile başkalarının fikrine saygı gösterme anlayışı değil mi? Nasıl ki başkaları size tahammül ediyorsa, siz de başkalarına tahammül etmek zorundasınız. Sizden olmayanları başka şehirlere mi süreceksiniz? Tarihte Kürt halkına yapılanları, siz de görüşünüzü benimsemeyen Kürt halkına mı yapacaksınız?

            Demokrasi dışı hareketler kimden gelirse gelsin tasvip edilemez. Halkın özgür iradesine ipotek koymak hiçbir kimsenin hakkı değildir. Nasıl ki, iktidar partisinin seçimden önce yapmayı planladığı yardımları hoş karşılamıyorsak, hangi yolla olursa olsun, halkın tercihlerini değiştirmeye çalışmak da hoş karşılanamaz.

            Barış ve huzur yaşamın temelidir. Halkın huzurunu kaçıracak her türlü hareketten kaçınmak herkesin görevidir. Barış isteyenlerin öncelikle barışa gölge düşürmemeleri gerekmez mi?  Yoksa barış sadece sizin istediğiniz şeylerin yapılmasına mı bağlıdır? Unutmamak gerekir ki, ne Türkiye eski Türkiye’dir, ne de Batman eski Batman’dır.

            İnsanın en değerli varlık olduğunu, insanı yadsıyan hiçbir felsefe ve görüşün ayakta kalamayacağını tarih bize göstermiştir. Önemli olan insanların gönüllerini fethetmektir. Gönüllerde taht kurmak, saltanatın en büyüğüdür.

            Önemli olan seçimi kazanmak veya kaybetmek değildir, önemli olan seçimden sonra bile insanların birbirlerinden utanmadan, yüzlerini önlerine eğmeden birbirlerinin yüzlerine bakabilmeleridir. Batman, Batman’da yaşayan herkesindir. Hiç kimse uzaydan gelmediği gibi, kimse de beraberinde bir tutam topraktan başkasını götürmeyecektir.

            Daha huzurlu ve kardeşlik havası içinde bir seçim dönemi geçirmek dileğiyle.