İletişim günlük yaşamın vazgeçilmez temel unsurlarından biri haline geldi. Uydu bağlantılı cep telefonları artık gündelik yaşamımızın vazgeçilmezleri arasında. Teknolojinin nimetlerinden istifade etmek hepimizin en doğal hakkı. Bu nedenle çağdaş teknolojinin nimetlerinden olabildiğince faydalanmak doğal.
Ülkemizde üç tane GSM hizmet sunucusu firma var. Bu firmaların günlük yaşamı kolaylaştırma konusundaki hizmetleri göz ardı edilemez. Her ne kadar kazançlarına kazanç katıyorlarsa da bu ticari yaşamın vazgeçilmez şartı.
Buna rağmen ticaret yapıp para kazanmak ile insanları yasal olarak soymak arasında bir fark bulunmaktadır. Bugün size bir cep faturasının detaylarını sunacağım. Bunan adına fatura soygunumu yoksa başka bir şey mi denildiğine varın siz karar verin. İşte detaylar;
Kullanım ücretleri;
Telefon görüşmeleri 2,80
SMS gönderme 0,48
SMS alma 0,16
Gecikme faizi 1,04
Kontör paylaş 0,49
Tek yönlü kapanış hataçılışı2,03
Toplam 8,00 YTL
Faturanın toplamı ise 15,43 YTL yani faturanın cezai bedelleri ve vergileri ile kullanma oranlarını karşılaştırdığınızda yapılanı makul karşılama olasılığınız kalıyor mu? KDV %18,Özel İletişim vergisi %25 Telsiz kullanım ücreti, Aylık ücret, bilmem ne, bilmem ne…
Üç, Dört liraya konuşan bir vatandaşa sağdan soldan toparlayıp 15 liralık fatura gönderirseniz, Allah bilir diğer abonelere ne yapıyorsunuzdur.
Şimdi yetkililere sormak gerekmiyor mu? Güzelim ülkede vatandaşlar kazıklanmadan tek bir Allahın günü uyanamayacaklar mı?
İKİ FARKLI UYGULAMA
Bilindiği gibi bölgemizde sık sık toplumsal eylemler yapılmakta kitle ile polis karşı karşıya gelmektedir. Taşlar havada uçuşmakta, gazlar gözleri yakmakta yakalananlar içeri, kaçanlar hastanelere uğramaktadır. Bu eylemlerin vazgeçilmez unsurları ise çocuklar. Eylemden bir saat önce polisler top oynar, eylem sırasında taş atar eylemden sonra yine gelip top oynamaya kalkışmaktadırlar. Yaptıkları doğrumu yanlış mı orası ayrı bir konu ama polis durumu fark edince kendine özgü eylemler yapmaya başladı. Ayakkabı, top, şeker, balon dağıtmak gibi…
Adana’da meydana gelen eylemde yakalanan çocuklar için 58 yıl hapis cezası istenmektedir. Van’da ise bilimsel destek alınarak yapılan çalışmalarda görüldü ki çocukların gözaltına alınması bile yanlış mış. Ve Tıbbi görüşten sonra gözaltına alınan çocuklar serbest bırakılmış.
Ülkenin iki il’inde iki farklı uygulama.
Taş attı diye 58 yıl ceza yiyenlerin topluma kazandırılması mümkün olabilir mi? Bu ülke bir tepsi baklava için 16 yıl ceza alan çocukları da tartıştı. Şimdi taş atan çocukları tartışıyor. Bir ilde çocuklara gerekli ilgi gösterilip serbest bırakılırken başka bir il de 58 yıl ceza almaları isteniyor.
Bu çelişkili durumda bir de neden insanları kazanmayı beceremediğimiz sorgulanıyorsa ne diyelim.
Star gazetesi olayı gündeme taşıdı bakalım yetkililer ne yapacak?
Next