Her geçen gün yeni bir yerel seçime doğru yaklaşmaktayız. Yerel yönetimler bir şehrin şehir olmasını sağlayan en önemli faktördür. İyi bir başkan ve ekibinin yönettiği bir şehir kısa sürede çehre değiştirir. Ya da bulunduğu konumdan geriye giderek o şehir için kayıp yıllara neden olur.

Bu açıdan bakıldığında hızla büyüyen ancak bir türlü kentleşemeyen bir şehir olan Batman’ın, bu seçimde beş yıl daha kaderini belirleyecek başkan ve ekibinin iyi seçilmesi hayati bir sorundur. Seçimi hangi partinin veya adayın alıp almamasından ziyade kazanacak kişinin yapacaklarıdır. Peki seçeceğimiz adayda hangi özellikler aramalıyız? Batman’daki seçimlerin DTP ile AKP arasında tatlı bir rekabete sahne olacağı şimdiden bellidir. Bu yazımızı kazanan kim olursa olsun, kazanan Batman olsun düşüncesiyle kaleme aldık.

Yerel yönetimler öncelikle vizyon sahibi olmayı gerektiren yerlerdir. Seçime girenler beş yılın hesabını değil elli yıl sonraki Batman’ın hesabını yapmalıdırlar. Günlük hesapların değil, bu şehirde bizden sonra yaşayacaklara nasıl bir Batman bırakacaklarının hesaplarını yapmalıdırlar. Çünkü ülke olarak kısa vadeli ve gündelik hesaplardan çok çektik. Artık kaybedecek ne zamanımız ne de paramız vardır.

Yerel yönetimler ideolojilerin egemen olduğu yerler olmamalı. Benden olsunda topraktan olsun siyasetinin ülkemize ve şehrimize ne kadar zarar verdiği aşikârdır. Batman hepimizindir. Başkan ekibini oluştururken karşıt fikirli olan, ancak alanında uzman ve deneyimli olanları da ekibine dahil etmesini bilmeli, aynı şekilde bu durumdaki kişi de bulunduğu makamı en iyi şekilde temsil etmesini bilmelidir.

Bu göreve talip olanların halka,  şehirciliğin her alanında yapabilecekleri inandırıcı projeleri sunmalıdırlar. Şehrin kanayan yaralarına merhem olacak çözümlerini sunmalı bu çözümleri projelendirmelidirler.

Örneğin, çevre temizliği sadece birkaç ana caddenin temizliğinden ve çöplerin toplanmasından ibaret görülüyorsa bu anlayışın artık çok gerilerde kaldığı artık herkes tarafından bilinmelidir. “Sözde değil özde temizlik”  yapılmalı, şehrin her sokağına ulaşılmalı, çöplerin açıkta toplanması ilkelliğinden vazgeçilmeli, halka bu konuda rehberlik yapılmalı çevreyi kirletenlerin gözyaşına bakılmadan cezalandırılmalıdır.

Çöp ayrıştırma işlemlerine ağırlık verilmeli, geri dönüşümü sağlanabilen kağıt, cam şişeler ve diğer çöpler ayrıştırılmalı, şehrin ekonomisine katma değer sağlanmalıdır.

Ulaşım ve trafik sorununa acil çözüm bulunmalı şehir başıboşluktan ve sahipsizlikten kurtarılmalıdır. Toplu taşıma ve hafif raylı sistemlerle şehir içi trafik rahatlatılmalı, şehrin her tarafından her tarafına rahatlıkla ulaştıracak bir ulaşım şebekesi kurulmalıdır

Yeni park alanları üretilmeli, imar planlarında bu hususa riayet edilmeli, kağıt üzerindeki park alanları gerçekte de olmalıdır.

Kaldırımlar herkesin faydalanacağı şekilde düzenlenmeli, inişli çıkışlı kaldırımlar yerine estetik, standartlara uygun olmalı, esnafın işgalinden kurtarılmalı ve en önemlisi temiz olmalıdır.

Yeni dinlenme, piknik ve yeşil alanlar açılmalı, betonlaşmanın önüne geçilmeli, imar planları hatır- gönül için yapboz tahtası olmaktan çıkarılmalı, imar planına uymayanlara göz açtırılmamalıdır.

Belediyeler teknolojik alt yapı ile donatılmalı, su, emlak vergisi gibi vergilerin artık rahatlıkla internet üzerinden ödendiği günümüzde fatura ödemek için kuyruklara girme zahmetinden insanlarımızı kurtarmalı, hayatı kolaylaştıran her türlü konuda öncülük yapmalıdır.

Şehrimizi tehdit eden hava kirliliğine acil önlemler alınmalı, binalarda filtre takılması konularında Çevre Müdürlüğü ile organizeli çalışmalı, halkın sağlığı korunmalıdır.

Altyapı çalışmalarına önem verilerek, sağlam altyapı oluşturulmalı, sel ve benzeri doğal afetler karşısında hazırlıklı olabilecek ekiplerini kurmalıdır. Yapılan alt yapı çalışmaları korunmalı, yapılan yolların bozulması önlenmeli, bu konuda caydırıcı önlemler alınmalıdır.

Yerel yönetimler halk eğitimine önem vermeli, gençleri hayata hazırlayabilecek kurslar düzenlemelidir.

Milli Eğitim yetkilileri ile organizeli çalışarak yapılan hizmetlerin korunması, çevre bilincinin uyandırılması gibi konularda çocuklarımız bilinçlendirilmelidir.

Çevre sağlığını tehdit eden,  açıktan satılan balık, et, sakatat satıcısı esnafına düzen getirilmeli bu işleri yapanların çevreyi ve yolları kirletmelerinin önüne geçilmelidir.

Belediye yetkilileri şehrin en ücra köşesine ulaşabilmeli, “temizlemediğin, hizmet götüremediğin sokak senin değildir” sloganı ile yapılan hizmetler şehrin tümünü kuşatmalıdır.

Bunlar benim aklıma gelen hususlar. Sizler de bunlara daha nicesini ekleyebilirsiniz. Ancak önemli olan yerel yönetimlerde hizmet edebilecekleri seçmek. Adayın partisini ve düşüncesini beğenmezsek bile şehrimize hizmet edeceğine, beş yılımızı zayi etmeyeceğine inanıyorsak hiç çekinmeden o adaya evet diyebilmeliyiz.

Kanımca bu ve daha güzel hizmetleri yapabilecekler bu seçimi kazanmalı. Başkan ve ekibi ufkumuzu açmalı, çocuklarımız bize “ yaşamak için başka yer yok muydu” sözünü söylettirmemeli, “iyi ki bu şehirde yaşıyoruz “ dedirtmeli, Batman’ı doğunun parlayan yıldızı haline getirebilmelidir.

Demokrasi,  karşı olduğumuz, belki de sevmediğimiz halde karşı fikre saygılı olmak değil midir? Batmanlıların bu demokrasi sınavını en iyi şekilde geçeceklerine inancım tamdır.