Bundan iki yıl önce 31 Temmuzu 1 Ağustosa bağlayan gece Meymuniyede bulunan Petrol kampımda çıkan ateşi söndürmek için olay yerine gitmeye çalışan Dört arkadaşımız mayına basarak yaşamlarını yitirdiler. Bu arkadaşlarımız İnsan Hakları Derneğinin şube başkanlığını yapmış olan Av. Sedat Özevin, Sadi Özdemir ile üyelerimiz Salih Özdemir ve Sofi Özdemir’di. İnsan Hakları Derneği olarak arkadaşlarımızı dün mezarları başında saygıyla andık. Açıklamada da belirtildiği gibi onları unutmadık unutmayacağız. Daima bizlerle birlikte olacaklar. Savaşın karanlık ve korkunç yüzünden kurtulup barışa ulaşıncaya kadar insanlık değerleri doğrultusunda mücadelemize devam edeceğiz.
Mezarları başında yapılan basın açıklaması ile sizleri baş başa bırakıyor kendilerine Allahtan rahmet diliyoruz.
“Bugün burada çok değerli dört arkadaşımızı anmak üzere toplanmış bulunmaktayız. Bundan iki yıl önce 31 Temmuz 2010 tarihinde patlayan bir mayın dostlarımızla birlikte yüreğimizi parçaladı. Aradan geçen sürede arkadaşlarımızın yokluğu, onlara duyduğumuz hasret ve özlemi artırmıştır.
Meymuniye de bir ağacın bile yanmasına gönlü razı gelmeyen dostlarımız, acımasız savaş koşullarının kurbanı oldular. Yola döşenen mayına basmaları aramızdan ayrılmalarına neden oldu.
Rahmetle andığımız Av. Sedat Özevin, Salih Özdemir, Sadi Özdemir ve Sofi Özdemir İnsan Hakları savunucularıydılar. Yaşamlarının büyük bölümünü inandıkları insanlık değerleri için mücadele ederek geçirdiler. Mütevazı kişilikleri, güler yüzlülükleri, insancıl tavırları ile gönüllerde taht kurmayı başardılar.
Bir mayın onları fiziki olarak aramızdan almış olabilir ancak onlar her zaman beynimizde ve ruhumuzda yaşamaya devam edeceklerdir. Dostları ve arkadaşları olarak gerek bireysel gerekse İnsan Haklar mücadelesinde onları asla unutmayacağız.
Bizler dostları olarak onları; “Barış güvercinleri, Barış elçileri, Barış Savunucuları” olarak adlandırdık. Çünkü yaşamlarının büyük bölümünü ülkemizde barışın tesisi için harcadılar. Onlar sadece insanlara değil, doğaya karşı olan tahribatlara karşı da duyarlıydılar. Bu duyarlılık öylesine belirgindi ki yaşamlarını hiçe sayıp ileri adım atmaktan çekinmediler.
Bu davranışlarıdır ki onları ölümsüzleştirmektedir.
İzninizle burada toplanmışken mezarlarında bizleri sevgiyle izlediklerinden emin olduğumuz dostlarımıza da birkaç söz söylemek istiyoruz.
Değerli arkadaşlar;
Dostlarınız ve mücadele arkadaşlarınız olarak bugün aramızdan ayrılışınızın ikinci yılında mezarlarınızın başında bulunmaktayız. Eminiz ki yüreğimizdeki ateşin ve sizlere duyduğumuz hasret ve özlemin farkındasınız. Hiç beklemediğimiz bir zamanda hiç beklemediğimiz bir biçimde aramızdan ayrıldınız. Yaşamda olduğu gibi ölümde de ayrılmamayı ve birlikte gitmeyi tercih ettiniz. Yüreklerimizin bu kadar büyük bir acıyı kaldıramayacağını hiç hesaplamadınız mı? Evet, sizler birbirinize ölümüne bağlıydınız ama unutmayın ki bizler de sizlerin sevgi yolunuzda sizi selamlayan arkadaşlarınızız. Biz her sene bu vakitte parçalanan yüreğimizle gelip size olan sadakatimizi ve sevgimizi göstereceğiz. Sizleri unutmadığımızı göstereceğiz. Bundan emin olunuzu ve rahat uyuyunuz.
Ruhunuz şad olsun.”
Next