Aylardır “Balyoz” sesleri ile yatar balyoz sesleri ile uyanır olduk. Balyozu düşünenler düşüncelerini başaramayıp balyozu üstlerine düşürünce kendilerini adliyede buldular. Zaten hep öyle olur darbe yapanlar başarılı olunca kahraman başaramayınca vatan haini olurlar. Gerçi bu söz daha çok devrim yapmaya çalışanlar için söylenir ama biz yine de burada kullanmış olalım. Bu konu ile ilgili olarak Yıldıray Oğur´un "Bir Talat Aydemir daha çıkar mı?" isimli makalesinden yapılan bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Makaleyi okuduğunuzda benzerlikleri de az çok görme şansına sahip olursunuz. Bu kadar benzerlikten sonra toslamamak mümkün görünmüyor değil mi?
" …………………..
22 Şubat 1962´de Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir´in ikinci kez denediğinde idamıyla sonuçlanacak darbe girişiminin 48. yıldönümü.
Balyoz planını yapanları tetikleyen 3 Kasım 2002´deki seçim sonuçlarıydı.
Çetin Doğan´ın kendi sesinden duyduğumuz şekliyle “Bizim ordudan attıklarımız Meclis´i doldurmuştu.”
22 Şubat 1962 darbesini tetikleyen de bir seçim sonucuydu.
27 Mayısçılar, yönetimi sivillere devretmek için seçimlere gitmiş. Ama 15 Ekim 1961´de yapılan genel seçimlerde sandıktan CHP ancak kılpayı birinci çıkabilmiş, Demokrat Parti´nin devamı olan Adalet Partisi ile Yeni Türkiye Partisi´nin oyları CHP´yi geçmişti.
27 Mayıs´ın bir İkinci Cumhuriyet devrimi olduğunu, yönetimin hemen sivillere verilmemesi gerektiğini düşünen darbenin radikal kanadı haklı çıkmıştı.
………………
Seçimlerden sadece altı gün sonra 21 Ekim 1961´de İstanbul Harp Akademileri´nde toplanan aralarında 10 üstdüzey general ve 28 albayın da olduğu subaylar yeni bir darbe için tarihi belirler: Yeni Meclis toplanmadan 25 Ekim´de yeni bir darbe daha yapılacaktır.
Darbeyi engelleyen, İsmet İnönü başbakanlığında CHP-AP hükümeti kurulması olur. Milli Şef İnönü´nün varlığı askerlerin yüreklerini ferahlatır.
Ama Meclis açılıp bir yıl önce büyük bir linçe maruz kalmış eski Demokrat Partili yeni Adalet Partili vekillerden 27 Mayıs karşıtı açıklamalar gelmeye başlayınca ortalık yeniden kızışır.
19 Şubat günü Genelkurmay Karargâhı´nda Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay´ın başkanlığında Jandarma, Hava ve Kara Kuvvetleri Komutanlarının da katıldığı bir darbe istişare toplantısı gerçekleşir. Toplantı da askerler arasında derin bir İsmet İnönü pürüzü çıkar.
Hava Kuvvetleri Komutanı İrfan Tansel, Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir´in de aralarında olduğu subaylar darbe yapıp İsmet İnönü´nün de yargılanmasını ister. Bu fikir ve arkadaşlarının bu radikal tavrı Sunay´ın hoşuna gitmez. (Bir nevi Hilmi Özkök rolündedir.)
Darbe isteyen kanat 9 Şubat günü İstanbul´da Balmumcu´da toplanır. Aralarında 57 general ve 37 albay da vardır. Talat Aydemir´in sonradan dahil olduğu darbenin 28 Şubat´tan önce yapılması konusunda protokol imzalanır.
İşte tam bundan sonrası bugün yaşadıklarımıza daha çok benzemeye başlayacaktır.
İnönü´ye karşı harekete geçmek istemeyen Sunay ve radikal darbeci kanat arasındaki sürtüşme artar.
Sunay durumundan İnönü´yü haberdar eder. 20 Şubat günü tıpkı dün Balyoz planında olduğu gibi darbecilere karşı arama ve gözaltılar başlar.
Bu durumu onur kırıcı bulan Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir yanındaki askerlerle tek başına harekete geçmeye karar verir. Cumhurbaşkanlığı hariç her yeri ele geçiren, radyodan darbe bildirisini bile okutan Aydemir´i İnönü ve Cemal Gürsel durdurur. 8 askerin öldüğü olaylar sonucunda teslim olan Aydemir emekliğe sevk edilir. Aydemir´i gaza getiren üst düzey orgeneraller ve ünlü sivillerin ise üstü örtülür. Aydemir ve arkadaşı Fethi Gürcan bir yıl sonraki ikinci denemelerinde ise idam edilir.
………………..
Bu 22 Şubat görüntüsü bir başka 22 Şubat çılgınlığına sebep olur mu? ………… "
Next