AKP´nin sağlık politikasındaki özelleştirme mantığı önceleri bize -yıllarca bize kan kusturan hastane kuyruklarından kurtardığı için- bayağı güzel gelmeye başlamıştı. Ta ki işin aslını astarına öğrenip sağlığımızın paraya peşkeş çekildiğini anlayıncaya kadar.

İşin özünü anladıktan sonra da sahte demokrasi gibi, sahte sağlık imkânları söylemlerinin de doğru olmadığını öğrendik. İşin mantığının paran kadar sağlık imkânından yararlan olduğu ortaya çıktı.

İşin bu noktasında Sayın Başbakanın hastalar konusunda göstermiş olduğu titizliğe değinmezsek haksızlık yapacağız ama bu ülkede söz konusu para olunca tabiidir ki başbakan bile dinlenmez.

Herkese sağlık imkânı sunulacaktır ama yine dönüp dolaşıp devlet hastanelerine gelmek zorunda kalınınca. Özel hastanelerde uzman doktorlara ödenen aylık ücretin 20 bin TL civarında olduğu belirtilmektedir. Doğal olarak bu paranın vatandaşın sırtından çıkarılması gerekir ve üstüne de kar etmek gerekir. Hasta doğal olarak MÜŞTERİ kimliğine bürünür.

Her şeyin başı sağlık tabi. Söz konusu sağlık olunca para teferruat. Gözünüz acil bir durumda ne para görür ne başka şey o an için düşündüğünüz tek şey hastanızın sağlığı. Amaaaa bazıları pusuda sizi beklemektedir.

Geçen hafta çalan telefondan arayan öğretmen çocuğumun yüksek ateşi olduğunu ve onu almam gerektiğini söylüyordu. Apar topar soluğu okulda aldım. Çocukta ateş kırk dereceye çıkmış gibi elimi yakıyor. Onu okuldan çıkarmaya çalışırken dayanamayıp üstüme kustu. O durumda doktorunu aradım yanıt vermedi.

Durumun aciliyetine binaen okulun karşısında bulunan Alman hastanesinin aciline yetiştirdim. Aracı acil kapısında bırakıp çocuğu doktorun huzuruna çıkardım. Çocuğa bakıp ateşini ölçmesi ve ilk müdahaleyi yapması gereken acil doktoru beni uzman doktora birinci kata yöneltti. Acil durumdayım üstümdeki kusmukla tam çıkacaktım ki oradaki görevli gidip sıra almam gerektiğini söyledi o telaşla hemen koşup, elimde çocuk sıra aldım.12 TL ödemem istendi. Çocuğun kimliği istendi parayı verdim kimlik yok acil durum dedim. Neyse ki bilgileri aldıktan sonra sırayı verdiler. Hızla doktora çıktım uzman doktor muayene edip hemen acile inip serum takmamızı o arada da tahlillerini yaptırmamızı istedi. Hızla yine çocuğu alıp acile indim. Elimde reçete serumu takacak eleman arıyorum girdiğim odadan hemen çıkarıldım beklemem lazımmış. Çocukta ateş kırk derece bende ise terden ıslanmamış nokta yok. Sabretmeye çabalıyorum. Acilin doktoruna bakıyorum ama nafile güvenlik elemanı veznenin yolunu gösteriyor. Anlayamıyorum: Burası acil ve çocuğa bakmanız gerekiyor diyorum elaman vezne diyor. Vezneye gidiyorum adam para diyor. Çocuğu unutup para peşindeyiz artık. Bu saçmalıktan kurtulmak için bana yetkili birinin telefonunu verin diyorum. Halkla ilişkiler uzmanını gösteriyorlar ona koşuyorum derdimi anlatıyorum benimle acil kapısına kadar gelip karşıdaki eczaneyi gösteriyor. Körüm ya! Görmüyorum sanki. Gidip Eczaneden serumu alıyorum sonradan yazdırmak kaydıyla. Tartışamayacak kadar işim acil. Getiriyorum bu kez serumu, takacak elaman yok yine bekle. Artık dayanamıyorum serumu ve çocuğumu alıp başka bir hastanenin yolunu tutuyorum. Çıkarken sinirle bakıyorum geriye “Alman hastanesi” yazıyor. Hipokrat yemini, yasalar, etik değerler, gelenek ve görenekler acil durumlarda ne yapılması gerektiğini söylüyorsa bile bu Alman hastanesi için önemli değil para daha önemli. Öyle ya zaten bizde Alman değiliz bize bakıp ne yapsınlar ki.

Çocuğumuz havale geçirecekmiş, sakat kalacakmış onların bir serum parası eder mi ki!

Şimdi soruyorum Sayın Mehmet Baş Sağlık il müdürü. sizin çocuğunuz bu durumda olsa ne yaparsınız. Acile gelen acil hastayı uzmana yönlendirmek, sonra uzmandan acile indirtmek ve serumunu veya iğnesini yaptırmamak suç mu değil mi? Suçsa gereğini yapınız değil ise kul olarak varsa bir hakkım helal etmediğimi belirteyim.

Sayın Mahmut Çiftçi Tabipler odası başkanı. Yapılan bu tavır doktorların yaptıklarına inanılan Hipokrat yeminine uygun mudur? Eğer değilse 21.05.2010 tarihinde saat 15.00 civarında adı geçen hastanenin acilinde oturan doktor ve bir nolu çocuk polikliniğinde bulunan Doktor A. Hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ve Alman Hastanesinin yöneticileri empati yapıp kendinizi benim yerime koyun. İki kuruşluk serum ve muayene parası için size acilde bu uygulama yapılırsa ne düşünürsünüz?

Kendim söyleyeyim tedavi gördüğüm doktorum sizde olmasına rağmen bir daha hastanenize gelmeyeceğim. Dilerim bu demokratik tepkim size de yol gösterici olur.