Yıllardır günlük yorumlar yazıyorum. Mağdur olan herkesimin hak ve hukuklarını savunmaya çalışıyorum.

Ancak mağdur edilmiş bir emekçi kitlesinin haklarını bugüne kadar savunmadığım için kendimi eleştiriyor ve ayıplıyorum...

Gecikmeli de olsa bahse konu emekçilerimiz hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum

Üniversite mezunu olmalarına rağmen, devlet kapısında, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalıştırılan üniversite mezunlarından söz ediyorum...

Üniversite mezunu emekçilere karşı olmam asla mümkün değil, bilakis tüm mağdurların yanında olmayı görev biliyorum.

Ancak, işin ilginç yanı, bu emekçiler hakkında bir yorum yapmama mazeretimin ne olduğunu da bilmiyorum...

Nasıl olur da bu konuda bir değerlendirme yapmamışım, gerçekten anlayamıyorum...

**

**

EMEKÇİLER HAK ARAYIŞINDA...

Üniversiteli İşçiler örgütlenip hak arayışında bulunuyorlar.

İnternet siteleri de var; http://www.universiteliisciler.com/

Hak arayışında bulunurken toplumun tüm kesimlerinden destek bekliyorlar...

Bu emekçilerin hak arayışlarını görmezden gelen bir medya gerçeğine inanıyorum.

Eğer sürekli olarak bu mesele gündemde tutulsaydı, sanırım bir kamuoyu oluşacaktı.

Yüzbinlerce kişiden söz etmiyoruz. Bu emekçiler ülkenin sırtında bir yük olmazlar...

Hak etmedikleri bir konumda çalıştırıldıkları için adaletin yerini bulması gerekiyor...

Evet, örgütlü, hak arayan bir emekçi kitlesi ve ayrıca temsilcileri de var. Zaten bir temsilcilerinin beni bilgilendirmesiyle mesele hakkında bilgi sahibi oldum.

Üniversiteli İşçiler Diyarbakır Temsilcisi Sayın Suat Özel'den gelen açıklamaya yer vermek istiyorum:

**

**

"Merhaba, kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, memur ve sözleşmeli memur statüsünde personelle işler yürütülmektedir. Memur statüsünde değerlendirilenler unvanlarını kullanmaktadır. Sosyal ve özlük hakları bakımından da daha iyi koşullardadır.

Üniversite mezunu olmamıza rağmen işçi statüsünde olduğumuzdan dolayı çalıştığımız kurum bizi istediği yerde ve pozisyonda işçi olarak çalıştırmakta bununla birlikte memur personeller ise meslek ve unvanının gereği olan müdürlüklerde ve pozisyonlarda çalışmaktadırlar.

Üniversite mezunu işçiler olarak tayin, nakil, geçici görev gibi özlük haklarından faydalanamadığımız gibi mesleğimiz konusundaki toplantılara, seminerlere, eğitimlere yalnızca işçi olduğumuzdan dolayı katılamamaktayız. Bu tip organizasyonlara katılma taleplerimiz memur olmadığımızdan dolayı kurum tarafından reddedilmektedir.

Biz üniversite mezunu işçiler arasında, başka bir kuruma tayin ve atama durumu olmadığından anne ve babalarından, eşlerinden ve çocuklarından ayrı yaşayanlar bulunmaktadır.

Bugüne kadar verilen her türlü görevi layıkıyla yerine getiren üniversite mezunu işçilere, gördükleri eğitimin gereği olan ünvan kullanma, tayin terfi ve görevde yükselme hakkı verilmelidir . Böylelikle yapılan haksızlık uzun bir aradan sonra düzeltilmiş ve aynı eğitimi almış ve aynı işi yapan personeller arasındaki farklılıklar da kalkmış olacaktır.

Üniversite mezunu işçiler olarak, gerekli düzenlemelerin yapılarak mağduriyetimizin giderilmesi hususunda desteğinize ihtiyaç duyduğumuzu bilgilerinize arz ederim. Haberlerinizde bize yer vererek desteğinizi almayı arzu ederiz."

**

**

Bu bilgiden sonra onlara hak vermemek doğru bir yaklaşım olamaz diye düşünüyorum.

Bu emekçilerle ilgili haberlerden birisine, Doğruhaber gazetesinde ulaştım. Hem emekçilerin yanında olduğumu göstermek, hem de kamuoyunun bilgilendirilmesi için ilgili haberden kısa bir derleme sunmak istiyorum: "Gazetemize açıklamalarda bulunan işçi temsilcisi, geçmişte kendilerine bu konuda söz verildiğini anımsatarak, 'Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ancak üniversite mezunu olan ve işçi statüsünde bulunanların talebi memur statüsüne geçmek. Biz üniversite mezunuyuz ve bu diplomalarımızı kullanmak istiyoruz. Diplomalarımız hatıra köşelerinde durmasın ve üniversite mezunu işçiler olarak tayin, nakil, geçici görev ve görevde yükselme sınavlarına girebilmek gibi özlük haklarından faydalanamadığımız gibi mesleğimiz konusundaki toplantılara, seminerlere, eğitimlere yalnızca işçi olduğumuzdan dolayı katılamamaktayız. Biz üniversite mezunu olarak daha faydalı olmak istiyoruz' ifadelerini kullandı.

Statü değişikliğine kavuşmak ve seslerini duyurmak için çalıştıklarını ifade eden işçi temsilcisi, 'Türkiye Büyük Millet Meclisine giderek milletvekillerine ve grup başkan vekillerine ziyaretlerde bulunduk. Sendikalardan ve STK’lardan destek talep ettik. Biz kadrolu işçiyiz. Kadro talebinde bulunmuyoruz. Talebimiz statü değişikliğidir. Statü değişikliği ile devletimize maddi bir külfeti olmayacağının altını özellikle çizmek istiyorum. Bizim bazı hak kayıplarımız olacak ama daha faydalı olabilmek için mezun olduğumuz bölümlerle alakalı birimlerde çalışmak istiyoruz. Bizim talebimiz ise amirlerimizin inisiyatifine bırakılmadan bizim alanlarımıza uygun ve memur statüsünde çalışmamıza imkan verilmesi. Verilen kanun teklifleri rafta bekliyor. Ülke genelinde 50-60 bin kişinin bizim durumumuzda olduğunu düşünüyoruz. Üniversite mezunu işçiler, statü değişikliğine kavuşarak mezun oldukları alanlarda daha faydalı olmak istiyor."

Sözü uzatmaya gerek yok. Üniversite mezunu işçilere üvey evlat muamelesi yapılıyor. Bu muameleye son verilmelidir.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.