YENİ VALİ NASIL BİRİ?

Abone Ol
16 Mayıs 1990 tarihinde Batmanımız il olduktan sonra vilayeti Siirt’ten ayrılarak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir il oldu. Bu münasebetle de 24.07.1990 tarihinde ilimize atanan ilk valimiz Tuncer Perçinler oldu. Bugüne kadar geçen 23 yıllık sürede ilimize atanan vali sayısı 12. Tabi bu valilerimizi de dönemlerine göre değerlendirmek mümkün.
Tuncer Perçinler, Sami Seçkin ve Zeki Şanal ANAP dönemi valileri olarak değerlendirilebilir. Bu dönem 1990-1993 dönemi olup nispeten yönetim bakımından sıkıntı çekilen dönemlerdi. Ancak diyalog konusunda pek fazla sıkıntı yaşamadığımızı belirtmek gerekir. Bu dönemde meydana gelen kepenk kapatma eylemlerine karşı balyozların kullanıldığını hatırlatarak geçelim.
Ardından yapılan seçimlerden sonra yönetim değişikliği oldu. Salih Şarman, Necati Develioğlu, M. Temel Koçaklar ve İsa Parlak’tan oluşan dört valimiz ilimizi 1993’ten 2003 tarihine taşıdılar. Bu valilerimiz koalisyon dönemi valileriydiler ve daha çok DYP döneminin valileri olarak belirtilebilir. Bu dönemlerde yapılan işler de, uygulamalar da diyaloglarda sıkıntılıydı. Bir güven bunalımının hakim olduğunu belirtirsek yanlış aktarmış olmayız diye düşünüyoruz. Şimdiki valimizin deyimi ile hatırlatırsak eğer Devletin “kudret elinden” başka bir şey görmek mümkün olmadı. Buna şiddet eli demek de doğru bir tabir kabul edilmelidir. Kayıplar, Faili meçhuller, sokak ortasında adam vurmalar, operasyonlara bile katılan valiler vs.vs.vs.
Bu dönemlerden sonra AKP iktidarını görüyoruz. Bu anlayışın ilk uygulamasında vali Efkan Ala bulunmaktaydı. Şimdiki Başbakan müsteşarı. Değişim ve dönüşüm çok bariz bir şekilde kendisini gösterdi. Hantal bürokratik yapı, kendini tepede ve halktan farklı gören anlayış, halktan uzak yönetici tipini allak bullak eden ilk valimiz oldu desek fazla abartmış olmayız. İlimizden ayrıldığına cidden üzüldüğümüz valilerimizden biri oldu. Ardından Haluk İmga geldi. Aynı anlayışı sürdürmesinin yanında halkla diyalog konusunda bence Ala’dan da daha cesur davranmayı başaran bir valimizdi. Devlet gücünü göstermeden kendini hissettiren bir yönetici profili çizdi. Özellikle taziyeler konusunda ortaya koyduğu tavır takdir topladı. Recep kızılcık ve Ahmet Turhan da diyalog konusunda halka açık yöneticilerimizdendiler. 11. Valimiz olan Ahmet Turhan’ın iyi niyetinden şüphemiz olmamasına rağmen son dönemlerde devlet-hükümet temsilliyeti konusundaki dengede endişeler yarattı. Özellikle seçim çalışmalarında ortaya koydu açık tavır bu kanaatin oluşumunda rol oynadı. Bu durumdur ki bize yukarıda belirttiğimiz soruyu sordurtuyor. Sayın Turhan’ın yerine gelen valimiz Yılmaz Arslan’ın yaklaşımı merak ediliyor. Birçok yerde rastladığımız hemşerilerimiz “yeni vali nasıl biri” sorusu ile bizim bakış açımızı ve görüşümüzü öğrenmek istiyor. İşte biz de bunu gelişinin üzerinden altı ay geçtikten sonra aktarmaya çalışalım.
12. valimiz olan Yılmaz Arslan bu vilayette görev yapma süresinin ortalama iki yıl olduğunu biliyor. Buna bağlı olarak iki seçim geçireceğini de elbette hesaplamıştır. Kapalı kapılar ardındaki toplantılarda hoşsohbet ve doğal olduğunu belirtelim. Şık giyim ve konforlu ortam konusunda hassas görünüyor. Kamu hizmetinin vatandaşa en kestirmeden ve yüksüz olarak ulaştırılması konusunda dikkatli. Bu hassasiyet promosyon ve silah ruhsatlarından alınan paraların alınmaması konusunda açıkça görünüyor. Görev dağıtmayı benimsiyor ve vatandaşa hizmet etmeyi bire bir konuşma olarak algılamıyor. Hizmet bir şeyler üretilirse doğru olur anlayışında. Diğer valilerden net olan bir farkı ise BDP’li Belediyemize bakış ve tavrı. Birçok müfettiş ve yöneticinin aksine Belediyeyi bir kamu ve devlet kurumu görüyor. Bu nedenle rakip veya yok görme yerine diyalog kurmayı benimsiyor.
Yılmaz Arslan deneyimlerini kentin hassasiyetleri ile birleştirerek yöneticilik yapmak istiyor. Bu konuda da oldukça hassas davranıp ser veren sır vermeyen bir politika izliyor. Çok iyi izlendiğini bildiğinden olsa çok iyi de izliyor.
Merak edilen diğer meseleler ise seçim süreçlerinde görülecek eğer bu farklılığını o zaman da sürdürebilirse idareciliği konusunda fazla sıkıntı yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ancak bütün bunlara rağmen valimiz Yılmaz Arslan’ın bir kamu yöneticisi ve hükümet temsilcisi olduğunu unutmamak gerekir. Valilik duvarındaki “Hükümet konağı” yazısı Ahmet Turhan döneminde “Valilik” olarak değiştirilmişti. Uygulamalar da bu yönde ilerliyor görünüyor. Dilerim bu tavır ve yaklaşım devam eder. Puan ver derseniz beş üzerinden şimdilik üçün üzerinde. Sayın bakana dört verdiğim için yan yan bakılıyor ama hak edilince de puanı vermek gerekiyor!