Yeni asgari ücret 8500 TL olarak açıklandı.
Rakam şimdilik kamuoyunu memnun etti gibi.
Ancak 3 Bin TL’lik zammın anlamlı olabilmesi için enflasyonun da aynı düzeyde aşağı doğru inmesi gerekiyor.
Aksi halde yapılan zammın hiçbir anlamı kalmayacak.
Geçenlerde alışveriş yaptığım markette işletme sahibi tedirgin konuşuyordu ve şunları ekliyordu;
“Yeni asgari ücretin açıklanmasını bekliyoruz ama yüksek bir rakam açıklanırsa korkarım ki temel gıda oranlarına da aynı oranda zam gelecek. Sevinelim mi üzülelim mi bilemedik…”
Yeni dönemde SGK’lı bir personelin işverene maliyeti yaklaşık 12 Bin TL olacak. SGK’nin işverene yansıtacağı oran ise sadece yüzde 5…
Bu oran oldukça yetersiz.
Yeni asgari ücret ve SGK maliyeti işvereni şimdiden düşündürüyor. İlgili kurumların da bu süreçte elini yükün altına bırakması lazım ama ortada henüz bir şey yok.
Ayrıca enflasyon bu oranlardaysa gelen zammın da işçiye bir etkisi olmayacak.
Altyapısız büyüme ve sadece rakamların artmasıyla kimse kazanamayacak.
Önemli olan gerçekçi yaklaşımlar göstermektir.
SIKI DENETİM ŞART
Bugünden geçerli olmak üzere market raflarındaki fiyatları iyi incelemek gerekiyor.
Asgari ücrete zam geldi diye şimdiden birçok ürüne zam yapılacağı söylentileri yayıldı bile.
Yeni dönemde ilgili kurumların gıda sektörüne yönelik ciddi takip getirmesi şart.
Enflasyonla mücadelenin kanalları belli.
Eğer fırsatçılara göz yumulursa değil 8500 TL’lik asgari ücret 13 Bin TL de emekçiye yetmeyecektir.
Yeni dönemi hep birlikte takip edeceğiz.
Umarız asgari ücret, enflasyon karşısında erimez.