YAZ GELDİ, HOŞ GELDİ!

Abone Ol

Bahar kısa sürer Anadolu’da.

Yaz başında otlar sararmaya, gelincikler solmaya başlar.

Yaz mevsiminin kabusu aşırı sıcak havalar insanları bunaltıyor.

Bu yıl Anadolu çok yağışlı geçti.

Kar fırtınalarını, sellerin ve heyelanların görünür hasarlarını yaşadık.

Ama yaz ayının gelmesi ile bizi bekleyen aşırı sıcaklık geride hiçbir iz bırakmaz ve

bu da onu tüm bu aşırı hava olaylarının toplamından daha ölümcül, sessiz bir tehdit haline getirir.

Sıcaklığın hiç sorun olmadığı ülkeler,-mesela Sibirya, İskandinav ülkeleri- aniden artan hastalıklar ve ölümlerle karşı karşıya kalırken, yetkililer insanların riskleri sıklıkla yanlış değerlendirmesi ve hafife alması nedeniyle sıcaklığı takip etmekte zorlanıyor.

Bu nedenle alışılmadık mevsim normallerin üstündeki bir sıcak hava dalgası sessiz katil olarak değerlendirilmektedir.

Sibirya’da gezinirken biz de zorlandık Mayıs ayında.

20 drece sıcaklıkları yaşadık.

Ne giyeceğimizi şaşırdık.

Bu hafta Avrupa'yı kasıp kavuran alışılmadık derecede erken bir sıcak hava dalgası haberleri medyada yer aldı.

Aşırı sıcaklığın insan vücudunu olumsuz etkiler.

Ayrıca sosyo-ekonomik ve fizyolojik faktörlerin risklerini de artırabilir.

Bu nedenle sıcaklık genellikle "sessiz katil" olarak adlandırılır ve dünyanın birçok yerinde hızla en ölümcül aşırı hava olayı haline gelmiştir.

HİSSEDİLEN SICAKLIK

Aşırı sıcağın neden tehlikeli olduğunu anlamak için öncelikle vücudumuzun buna nasıl tepki verdiğine bakmalıyız.

Şöyle ki; insan vücudu, ideal sağlık için yaklaşık 36,5°C iç sıcaklığa ihtiyaç duyar.

Isıya maruz kaldığında, vücudumuz sıcaklığını sabit tutmak için terleme yoluyla ısıyı dağıtma ve kan damarlarını genişleterek ısıyı dışarı atma gibi soğutma mekanizmalarını devreye sokar.

Aşırı sıcak koşullarda, ortam sıcaklığı vücut sıcaklığımızı aştığında, bu fizyolojik süreçler olumsuz etkilenir.

Yüksek nem seviyeleri ise durumu daha da karmaşık hale getirerek, terin deriden buharlaşmasını ve dolayısıyla vücudun soğuma sürecini engeller.

Güneydoğu Asya-Hong Kong ve Singapur-,Türkiye’de Antalya, Adana gibi yerlerde

yaşayan insanlar için yüksek sıcaklıklar ve yüksek nem yeni bir şey değil.

Mesela Antalya’da, Adana’da yılın büyük bölümünde sıcaklıklar 30 °C'nin üzerine çıkıyor ve

nemle birleştiğinde hissedilen sıcaklık daha da yüksek oluyor.

Güneyde yaşayanlar yaz mevsiminde Toros dağlarındaki yayla evlerine taşınırlar.

Yine de şehirde yaşayanlar ve bağ-bahçede çalışanlar için sıcağa bağlı hastalıklar görülüyor.

Aşırı sıcaklıkların artışı, atmosferde ısıyı hapseden sera gazlarının etkisiyle gezegenimizin ısınmasının doğrudan bir sonucudur.

Bu durum, Dünya'nın yüzey sıcaklığını yükselterek daha uzun ve daha sıcak hava dalgalarına yol açar.

Yeterli dinlenme veya serinleme molaları olmadan yüksek sıcaklıklara uzun süre maruz kalmak, vücutta ısı birikmesine, soğutma mekanizmalarının yetersiz kalmasına ve bazen ölümcül olabilen ciddi ısıya bağlı hastalıklara yol açabilir.

En yaygın olanlarından bazıları, aşırı terleme, halsizlik, baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösteren ısı bitkinliği ve yüksek vücut sıcaklığı, kafa karışıklığı ve bilinç kaybı ile kendini gösteren ve derhal tedavi edilmezse yaşamı tehdit edebilen ısı çarpmasıdır.

DEVAM EDECEK