İLUH DERESİ ISLAHI VE KENTSEL DÖNÜŞÜM (5) 

Dünya ülkelerindeki kentsel dönüşüm uygulamaları, eski olmakla birlikte, Türkiye için yeni bir uygulama biçimi olarak bilinmektedir.

04 Kasım 2018 Pazar 16:17
721 Okunma
İLUH DERESİ ISLAHI VE KENTSEL DÖNÜŞÜM (5) 

KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARINDAKI SORUNLAR
Dünya ülkelerindeki kentsel dönüşüm uygulamaları, eski olmakla birlikte, Türkiye için yeni bir uygulama biçimi olarak bilinmektedir. Bu bakımdan, hukuki ve kentsel deneyim açısından, kentsel dönüşüm projelerinin uygulama sürecinde zorluklar yaşanmaktadır. Şehircilik Şurası Kentsel Dönüşüm Komisyon Raporuna göre; “Kentsel dönüşümün hızla hayata geçirilme baskısı sonucunda, mekânsal ve toplumsal bellek tahrip veya yok edilmektedir. Örneğin, sokak, cadde, mahalle, park, köprü, meydan gibi alanların isimleri kolaylıkla belediye meclis kararıyla değiştirilmektedir; kendi döneminin sivil mimari özelliklerini gösteren yapılar, kamusal açık alanlar hızlı planlama kararlarıyla yok edilmektedir. Koruma kurullarının yetki alanı dışında olduğu için bu tür alanlar korunamamaktadır; böylece mekânsal ve toplumsal belleğimiz yok edilmektedir. Gelişen ve değişen yaşam koşulları, araç sahipliliğinin artması, kent çeperlerindeki yüksek katlı yapılarda barınma tercihleri gibi etmenlerle mahalle kültürünün aidiyet, yardımlaşma ve dayanışma duyguları yerini bireyselleşmeye bırakmaktadır; bu duygulardan yoksun bireylerin kente ve kent kimliğine sahip çıkmaları güçleşmektedir. Güçlü bir aidiyet için sosyal yapıyla etkileşim gerekir. İnsanların yaşamında bu etkileşimler toplumsal, ekonomik, kültürel nedenlerle yetersiz gelişmektedir. Bunun sonucunda toplumsal ayrışma ve dışlanma problemleri ortaya çıkmaktadır” (1).

Diğer taraftan, kentsel dönüşüm projeleri, özel mülkiyetin sınırlandırılması veya sona erdirilmesi sonucunu doğurabilmekte ve bu açıdan özel mülkiyeti olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu projeler kapsamında, özel mülkiyete getirilen sınırlamalar problemlere neden olabilmektedir. Ancak, toplumun genel yararına yapılan bu projelerde,  mülkiyet hakkını ihlal etmeyerek, kentsel dönüşümün amacına uygun eylemlerin yapılmasına dikkat edilmelidir (29). Aşağıda, kentsel dönüşüm uygulamalarındaki yaşanan bazı sorunlar vurgulanmaktadır:

-Yasal Mevzuatının Eksik Olması:

-Kavramın Sadece Fiziksel Dönüşüm Olarak Algılanması

-Planlama Mevzuatı ile Uyumsuz olması

-Üst Ölçekli Planlarla Uyumsuz olması

-Kentte Birbirinden Kopuk Alanların Ortaya Çıkması

-Sadece Yıkıp ve Yeniden Yapmak Olarak Algılanması ve Moda Olarak Düşünülmesi

-Kentsel Ranta Dikkat Edilmemesi

-Kentsel Kimliğin Göz Ardı Edilmesi

-Gereken Bölgelerin Yerine, Rant Bölgelerin Dönüşümünde Kullanılıyor Olması

Türkiye’nin kentleşme sürecinde, gecekonduların ortaya çıkması ve gelişmesi önemli bir dönem olarak görülmektedir. Türkiye‟de, gecekondu alanlardaki kentsel dönüşüm uygulamaları, genel olarak Toplu Konut İdaresi’nin etkisi ve onayı altında gerçekleşmekte ve kentsel dönüşüm uygulamaları, TOKİ konutları ile ilişkin bir kavram olarak bilinmektedir. Dünya ülkelerinde gelişen kentsel dönüşüm uygulama biçimlerinden farklı olarak Türkiye‟ de kentsel dönüşüm, gecekondu bölgelerinin dönüşümü olarak bilinmekte ve kentsel dönüşümün amacına hizmet etmeyen, kentlerin farklı sorunlarına karşın genellikle aynı çözümler uygulanmaktadır. Türkiye’de, kentsel dönüşüm sürecinde sosyal, mekânsal ve kültürel değerler göz ardı edilmekte ve kent sakinlerinin ihtiyaçları, rantsal düzenleme etkisi altında hiçe sayılmaktadır. Ekolojik mimari ve yerel değerlerin korunması, yaşam kalitesinin arttırılması, hayatı kolaylaştıran ve yeniliklerin hayata geçirilmesine olanak tanıyan uygulamalar, sürdürülebilir ve yaşanabilir kent kavramı kapsamında dikkate alınması gerekmektedir.

Şehircilik şurası kentsel dönüşüm komisyon raporuna göre; “Küresel ölçekte izlenen yaklaşımlardan, kavramsal ve kuramsal gelişmelerden, deneyimlerden yeterince yararlanılmadığı, bu anlamda sürdürülebilirlik, yaşanabilirlik, insan odaklı olma dolayısıyla yalnızca güçlü aktörlerin değil, tüm aktörlerin ortaklığı ya da katılım, planlama, programlama, stratejiler ve tasarım gibi konular ile kavramların yeterince içselleştirilmediği ve dolayısıyla, bütünsel ve planlamaya dayalı ulusal bir politikanın henüz oluşturulmadığı”, kentsel dönüşüm de başat sorunlar olarak görülmektedir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.