BATMAN’IN FOTOROMANI (941)

*Bir zamanlar Batman Bölge Müdürlüğü’ndeki uzman petrolcüler, petrol sahalarında göreve çıktıklarında günlerce ailelerinden uzak kalırdı. Jeolog ve petrol mühendisleri bir ay süreyle petrol sahalarında kalırdı. Kuyularda keşfedilen kara altın en çok petrol emekçilerinin yüzünü güldürürdü. İşte eski petrolcülerin çalışma koşullarından bir kesit daha…

BATMAN’IN FOTOROMANI (941)

*Bir zamanlar Batman Bölge Müdürlüğü’ndeki uzman petrolcüler, petrol sahalarında göreve çıktıklarında günlerce ailelerinden uzak kalırdı. Jeolog ve petrol mühendisleri bir ay süreyle petrol sahalarında kalırdı. Kuyularda keşfedilen kara altın en çok petrol emekçilerinin yüzünü güldürürdü. İşte eski petrolcülerin çalışma koşullarından bir kesit daha…

16 Eylül 2020 Çarşamba 16:32
1476 Okunma
BATMAN’IN FOTOROMANI (941)

BATMAN ESKİ PETROLCÜLERİN MERKEZİYDİ
TPAO Batman eski Bölge Müdürlerinden Fikret Yöndem, Sosyal İdari İşler Müdürü Halit Edip Özcan, Altay Kaptanoğlu, Dursun Açıkbaş ve Hikmet Başdemir’in de aralarında bulunduğu fotoğraf karesi, geçmişte Batman’ın eski petrol uzmanlarına ev sahipliğini yaptığını gösteriyor. Uzun yıllar Batman’da görev yapan Dursun Açıkbaş anlatıyor: “Petrol kuyularındaki hizmet süremiz bazen bir yılı aşardı. Bazen uzun dönemde hiç evimize uğramadan görevimizi sürdürdüğümüz olurdu. Başladığımız kuyuyu bitirmek ve başkalarıyla paylaşmamak bizim için bir onur meselesiydi.”

“SAHALARDAN DÖNÜNCE TANINMIYORDUK”
Batman’da uzun süre görev yapan jeolog Levent Körpe, ‘Bir Kuyu Jeologunun Yaşamı’nı şöyle özetlemiş: “Petrol kuyularında yaşam 24 saat devam ediyor. Ara vermek yok. Sahada iki dostunuz var. bir de yanınızda götüreceğiniz birkaç roman kitabı veya bir müzik aleti. İşten arta kalan zamanlarda sosyal hayatınız bunlardan ibaret. Bazen kuyuların durumuna göre  sahalarda 20 yada 40 gün kalırdık. Bekarsanız çok da önemsemiyorsunuz. Ancak genç evliyseniz ayrılmak zor oluyordu evden. Çocuğunuz küçükse, eve tekrar döndüğünüzde sizi unutabiliyor. ‘Kim bu adam’ suratınıza tuhaf bir şekilde bakıyor. 10-15 gün sonra tekrar kuyuya gidecekseniz. Çocuğunuz size tam alışırken tekrar ayrılık. Böyle sürüyor hayatımız. Kimimiz için 5, kimimiz için 10 yıl, bazılarımız için daha fazla. Sevdiklerimden ayrılmanın üzüntüsü, açılacak yeni bir kuyudaki beklenti ve umutlara karışıyor. Bu yaşam şekli yıllar boyu devam etti. Acaba ‘Bu mesleği seçmekle yanlış mı yaptım’ sorusu her yola çıktığımda aklıma geliyordu.”

“HERKES DERİN UYKUDAYKEN…”
Issız dağlarda petrol kuyularında çalışan dönemin petrol emekçilerinden jeolog Levent Körpe, kuyulardan keşfettikleri ‘kara altın’a rastladıklarında dünyanın en mutlu insanı olduklarını söylüyor: “Issız dağlarda, karanlıklar içinde yaklaşık 10 kişi ayaktayız. Herkes derin uykuda. İnsanlar birkaç saat sonra yeni umutlarla bir güne başlayacak. Biz de insanlara yeni bir günle beraber mutlu haberler verme umudundayız. Hiç birimiz kuyudan ayrılmıyor. Gün ağarmaya başlıyor ve kuyudan petrol akmaya başlıyor. Yorgun ve uykusuz gözler birbirine bakarak gülmeye başlıyor. Tüm yorgunluklar unutuluyor.”

KARA ALTIN SEVİNCİ…
Eski petrolcülerden Hüseyin Usta, Baş sondör Bekir Erçin, Sıddık Bayar ve İsmail Abalıoğlu’dan oluşan eski petrol emekçileri, petrolün keşfedildiği bir kuyuda yaşanan mutluluğu da şöyle anlatıyorlar: “İşçiler parmaklarını petrole batırıp bir birlerinin alınlarına sürüyorlardı. Herkeste değişik duygular vardı. Arkadaşlardan biri bağırıyordu; ‘Beyler, bu petrol çok ince ve kaliteli. Çakmakları çıkarın ve doldurun.’ Gerçekten yerinde bir espriydi.  O an her şey unutuluyordu, sadece o mutluluk anı yaşanıyordu. Dile kolay. Bu iş ekip işi. Bir çok insanın emeğinin mutlu sonu.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.