Köşemizin dünkü konukları Sason eteğindeki Ermenilerdi. Önceki gün ziyaret ettiğimiz topraklarına dönüş yapan ailelerin mutluluğu yüzlerinden okunuyordu. Onların yıllar sonra yaşadıkları bu sessiz mutluluğu sizlerle paylaşmıştık…
Kültürel zenginliğin belki de merkezi sayılacak Batman’da; Ermeniler gibi yıllar önce Avrupa’nın yolunu tutan gurbetçi Ezidi toplumunun sorunlarını da her fırsatta güncel tutmaya ve gazetemizde işlemeye çalışıyoruz…
GURBETÇİLER BU DERNEĞİ SEVDİ
Evet, hafta sonu konuk olduğumuz Sason Mereto Dağı eteğindeki Ermeni kökenli ailelerin dönüş yolculuğundan dün bir kesit sunmuştuk sizlere.
Sason kökenli 7 bin 500 Ermeni vatandaş, yaşamını İstanbul’da sürdürüyor ama gözleri hâlâ bir gün ata toprağına dönüşte.
Hep sahadayız ve zengin coğrafyamızın kırsalındaki gelişim ve değişimleri köşemizde yazmaktan da keyif alıyoruz.
Aynı zamanda biriken sorunların çözüm beklediğini görüyor ve bunu bilinir kılmaya çalışıyoruz.
Her kesimden vatandaşın yaşamını sürdürdüğü bu coğrafyada herkese bir yer var.
Yeter ki, saygıyı içselleştirelim ve her fikre saygılı olmayı bilelim.
Beşiri Ovası’ndaki gurbetçi Ezidilerin bir kulağı da burada.
Her ne kadar yaşamlarını Avrupa’da sürdürüyorlarsa da topraklarından hiçbir zaman kopmadılar.
Geçen hafta içinde Reşkotanlılar Derneği Başkanı Mehmet Onur’un açıklaması, Avrupa’daki Ezidileri bir hayli umutlandırmıştı.
Yıllardır Kuşçukuru-Kelhok’a dönebilmek için hukuk mücadelesi veren Nedim Erkiş yazmıştı:
“Batman’da Reşkotanlıları bir çatı altında toplayan derneğin geç de olsa açılmasına doğrusu bir Reşkotanlı olarak çok sevindim. Çünkü örgütsüz büyük bir kitle dağılmaya mahkûmdur. Derneğin başkanlığını üstlenen Mehmet Onur kardeşimi ve yönetimini gönülden kutluyorum. Bir Ezidi Reşkotanlı üyesi olarak bu derneğe desteğimi de bildiriyorum.”
UMUT VEREN O AÇIKLAMA…
Reşkotanlılar Derneği Başkanı Mehmet Onur’un son süreci değerlendirmeye yönelik açıklaması, gurbetteki Beşirili Ezidileri de umutlandırmış.
Bizce en önemli nokta, tüm renkleri içinde barındıran böylesi kapsayıcı bir derneğin kurulmuş olmasıdır.
Kendilerine başarılar diliyoruz.
Bunun yanı sıra, sürece de iyi motive olan Erkiş, bakın neler diyor:
“Mehmet Onur Başkan da son sürecin bölgeye kazandıracağı ivmeye dikkat çekmiş. Bu süreç, kuşkusuz Batı’ya yoğunlaşan göçü tersine hızlandırır. Başkan Sayın Onur’un tespitleri son derece yerinde. Yıllar önce bu coğrafyadan kopmuş gurbetçiler, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da geriye dönüşe büyük bir hareketlilik kazandıracaktır. Elbette büyük sermaye ve yatırım gücü, bölgeyi kalkındırma açısından son derece önemli bir hamle olacaktır.”
Zaman zaman bu sütunlarda gerek Batı illerinden gerekse de Avrupa’dan topraklarına dönüş yapan gurbetçilerin hikâyelerine yer veriyoruz.
Aslen Kuşçukuru-Kelhok’lu Nedim Erkiş de dönüşe hazır olduklarını söylüyor:
“Biz de Reşkotanlı Ezidiler olarak yaklaşık 20 yıldır büyük bir gayretle tersine dönüşü sağlamak istiyoruz. Ancak ne yazık ki bölgedeki koşullar bize imkân vermiyor.”
Nedim Erkiş, yine de son süreçten umutlu olduklarını söylüyor.
Biz hep azınlık topluluğun, bizim bir rengimiz olduğunu söyledik ve o renklerin solmaması için herkesin de üzerine düşeni yapması gerektiğini söylüyoruz.
Umarız, bu zengin topluluk yakın zamanda kendi topraklarına gönül rahatlığıyla kavuşur.
****
ESENTEPE’DE BİR GÜN BATIMI
Çocukluğumuzda, hâkim bir noktada Batman’ı seyretmek istediğimizde hemen Esentepe’nin yolunu tutardık.
Kent merkezinden uzaktaki o tepe, günümüzde Batman’ın simgelerinden biri olan merhum Necat Nasıroğlu’nun adını alan Külliye’ye dönüştürüldü.
Şimdi o külliyenin devamı olan ‘Bilim Merkezi’ geliyor.
Son yıllarda nüfusu hızla büyüyen ve her geçen gün biraz daha kalabalıklaşan bir şehirde yaşarken, insan şöyle rahat bir şekilde soluklanmayı unutuyor.
Günlük telaşın içinde durup gökyüzüne bakmak, yeşilliğe dokunmak, sadece sessizce yürümek bile bir lüks hâline geliyor.
Petrolün başkenti Batman’ın nefes alabilecek yerlerinden biri de Esentepe’deki külliyedir.
Esentepe’nin tüm çevresini saran ikinci Millet Bahçesi’nin manzarası müthiş.
O yeşil alanda gün batımı, bir nefes ve bir sığınak gibidir.
Batman Havalimanına inen ve kalkan uçaklar… Millet Bahçesi çevresindeki banklarda, sohbetlerin en güzeli yapılıyor.
45 Derecedeki sıcaklarda belki de en sessiz ve dinlenilebilecek en ferah yer burasıdır.
Kendinizi orada bulduğunuzda huzuru hissedersiniz.
Zaman orada başka akar.
Millet Bahçesi’nin hayat verdiği Esentepe ve Külliye’de maalesef ziyaretçilerin etrafa bıraktığı yiyecek atıkları, boş pet şişeler, o güzelim çimleri yok ediyor.
Bu konuda hemşerilerimizi uyarmayı görev biliyoruz.
O parklar hepimizindir ve evimiz gibi temiz tutmak zorundayız ve büyük bir sorumlulukla davranmalıyız.
Bu alanlara her geçen gün artarak ihtiyaç duyduğumuzu anlatmaya gerek olmadığını inanıyoruz.
Akşam gün batımında sadece Esentepe ve çevresindeki Millet Bahçesi değil, Yaşar Kemal Kent Ormanı da kalabalık kitlenin akınına uğruyor.
Ve bizler o güzelim yerleri korumak zorundayız.
Çevreyi koruyalım bilinen bir söylemdir ama korumanın hepimizin asli görevi olduğunu belirtmek isteriz.
Bu tür alanlar rahat soluk alıp ferahlayacağımız, sosyalleşeceğimiz alanlardır.
O yüzden evimizdeki temizlik özenini bu alanlarda daha fazla göstermeliyiz.
Çünkü o alanlar hepimizin paylaştığı ve azami saygılı davranmamız gereken alanlardır.
Sağlıkla kalın.