YALÇIN AKDOĞAN: “ÇARK EDEN KAYBEDER”

Abone Ol
AKP Batman İl Başkanlığı tarafından organize edilen Siyaset Akademisi çalışmaları kapsamında Batmana gelen AKP Ankara Milletvekili ve Başbabakan Recep Tayip Erdoğan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan devam eden çözüm süreci ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.
Toplantının basına açık bölümünde kürsüye çıkan Siyaset Bilimi Doçenti Akdoğan, AKP’nin çalışmaları ve hedefleri hakkında da bilgiler verdi.
Kültür Merkezi Konferans salonunda yapılan toplantıya kalabalık bir partili grup salonu doldurarak süreç ile ilgili açıklamaları hassasiyetle izlerken söylenenlerin sürecin mimarı olarak da belirtilen kişi tarafından aktarılması önem arz etmekteydi.
İl Başkanı Murat Güneştekin, Batman Milletvekili Ziver Özdemir ve AKP’li ilçe Belediye Başkanlarının da katıldıkları toplantıda önemli açıklamalar yapıldı.
AKP iktidarı dönemini üç aşamalı olarak değerlendiren Akdoğan birinci dönemi ortalığı toparlama ve hastayı ayağa kaldırma dönemi olarak belirlediklerini ifade etti. İktidara geldiklerinde hasta ve yataktan kalkamaz durumda olan bir Türkiye ile karşı karşıya olduklarını ilk dönem çalışmalarında durumu düzeltip hastayı ayağa kaldırmaya çalıştıklarını belirterek bunun da başarıldığını söyledi.
AKP’nin ikinci dönem iktidarını ise ülkedeki karanlık odaklar ve statükocu yapılarla mücadeleye ayırdıklarını belirten Akdoğan bu sürecin kolay olmadığını ve büyük risk aldıklarını hatırlattı. Vesayetçi anlayışların sahip oldukları konumdan vazgeçmelerinin de rahat olmadığı veya rahat gerçekleştirilmediği imasında bulundu.
Bu yapılanlardan sonra üçüncü döneme geldiklerini belirterek bu dönem Türkiye’nin kronikleşen sorunlarının çözüm dönemidir dedi.  Önemli bir süreç ve tarihi bir dönemeçten geçtiklerini ifade eden Akdoğan şu ana kadar gerçekleşenlere bakıldığında iki tarafında hassasiyetin farkında olarak söylediklerinin arkasında durduklarına dikkat çekti. Kandilden yapılan açıklamalardan görüldüğü kadarı ile İmralıdan gelen talimatlara uyulacağının belirtildiği ve bu güne kadar devam eden süreçte de bunun aksi bir durumla karşılaşmadıklarını belirten Akdoğan bundan önce süreci sabote etmeye yönelik girişimlerin olduğunu ancak bunun başarılamadığını bundan sonra da bunun olabileceğini ancak buna göre hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşulanlardan ziyade sonuca odaklanmak gerektiğini de belirten Akdoğan bu dönemde “Çark eden kaybeder” dedi.
Bugüne kadar devletin gasp ettiği hakları vatandaşa vermenin bir lütuf olmadığını belirten Akdoğan bunu gerçekleştirin iktidarın da AKP iktidarı olduğunu belirterek;”AKP paradigmayı değiştirdi. İnkârcı ve asimilasyoncu anlayışlara karşı çıktı. Bugüne kadar Kürtler için ne yapıldıysa bunu AKP yaptı diyebilmeliyiz”
Bu süreçte yaşananları yok saymanın mümkün olmadığını bildiklerini aktaran Akdoğan ancak geçmiş heba oldu diye geleceğimizi de heba etmemek gerektiğini düşünüyorum diyerek yaklaşımını ortaya koydu. Yapılanların Büyük Türkiye hedefinin yakalanması için verilen çabalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatan konuşmacı büyük bir risk alındığını ve bunun arkasında durmak gerektiğini belirtti.
Konu genel olarak değerlendirildiğinde hükümetin mevcut olan sorunlar çözülmeden hedef olarak belirlediği 2023 yılı amaçlarına ulaşmasının mümkün olamayacağını ve Ülkenin bölgesinde hak ettiği büyük güce ulaşamayacağını anladığı görülmektedir. Bölge denklemi açısından bakıldığında da var olan silahlı mücadele veren bir Kürt sorunu ile belirlenen hedeflere ulaşmada başarılı olmanın mümkün olmadığı görülüyor. Bu sorunun demokratik yöntemlerle çözülmesi hem hedeflerin yakalanması hem de sorunun çözülmesi açısından büyük önem arz ediyor. Bu alana harcanan paraların yatırıma dönüştürülmesi durumunda ülkenin ve bölgenin kalkındırılması için bir sorun kalmayacağı da yapılan belirlemeler arasında yer alıyor.
 Özetle denilebilir ki hükümet inkârcı ve asimilasyoncu politikalardan vazgeçen, sorunlarını demokratikleşme ve hakların verilmesi ile çözümlemek isteyen bir yön belirlemesi yapıyor. Hedeflenen büyük Türkiye projesinin gerçekleşmesi için de bunu kaçınılmaz buluyor ve alınan kararların arkasında olduğunu deklere ediyor. Bu nedenle de çark eden kaybeder diyor. Dileriz icraatlar da bu yönde yürür. Alınan algı ise bu güne kadar PKK’nın sözünün arkasında durduğu ve bu durumun da memnuniyet verici olarak algılandığıdır.
Tabi bu durum hükümet açısından görünenden ibaret Kürt tarafının yaklaşım tarzı ve öngörülerini ise ileriki süreçlerde daha sağlıklı değerlendirmek gerekecektir.