YAĞMUR HAVA OLAYIDIR, SU BİR SİSTEM

Son haftalarda Batman’da önce kar yağdı, ardından yağmur. Doğal olarak birçok kişide benzer bir duygu oluştu: “Demek ki bu sene su açısından bir sorun yok?” Bu düşünce tabii olarak anlaşılır. Fakat gündelik hayatta suyu biz çoğu zaman gökyüzüne bakarak yorumlarız. Yağmur varsa tamam deyip rahatlarız, yoksa endişelenmeye başlarız.

Abone Ol

Ama tam da burada küçük ama önemli bir ayrımı kaçırıyoruz.

Yağmur bir hava olayıdır. Su ise bir sistemdir.

Hava olayları kısa zaman ölçeklerinde yaşanır. Saatlerle, günlerle, haftalarla konuşur. Bir gecede kar yağar, birkaç gün sonra erir. Yağmur bir hafta sürer, sonra güneş açar. Bunların hepsi doğal ve anlıktır. Su sistemleri ise bambaşka bir takvimle çalışır. Aylar, mevsimler ve yıllar üzerinden şekillenir.

Bir gün güneş açtı diye kış bitmiş sayılmaz. Aynı şekilde bir haftalık yağış da bir bölgenin su durumunu tek başına anlatmaz. Bu, suyun değil; bizim bakış açımızın sınırıdır.

Batman’da suyla ilgili meseleler çoğu zaman anlık yaşananlara bakılarak yorumlanıyor. Oysa barajlar, yer altı suları, tarımsal sulama düzeni ve kent altyapısı haftalık değil, yıllık hatta çok yıllık süreçlerle anlam kazanır. Bugün yağan yağmur, elbette değerlidir. Toprağı besler, havayı yumuşatır, kısa vadede bir rahatlama sağlar. Ama bu, sistemin tamamının durumunu göstermez.

Buradaki temel sorun ne kuraklık ne de bolluk. Asıl mesele “ölçek” karışıklığıdır.

Kısa vadeli bir olayı, uzun vadeli bir sistemin yerine koyduğumuzda yanlış sonuçlara varırız. Ya çok erken rahatlarız ya da gereksiz yere kaygılanırız. Oysa suyla ilgili sağlıklı bir değerlendirme, tek tek yağış günlerine değil; uzun dönemli birikimlere, kullanımlara ve alışkanlıklara bakmayı gerektirir.

Su sistemleri sessizdir. Kendini hemen belli etmez. Bugün yaşananlar, bazen aylar sonra etkisini gösterir. Yer altı suları yavaş dolar, yavaş çekilir. Barajlar bir günde dolmaz, bir haftada da boşalmaz. Tarımda alınan kararların sonuçları ise çoğu zaman bir sonraki sezonda kendini gösterir.

Bu yüzden “yağmur yağdı mı?” sorusu tek başına yeterli değildir. Daha doğru soru şudur: Hangi ölçekte bakıyoruz?

Doğayı doğru anlamak için önce kendi bakış açımızı doğru ölçeğe yerleştirmemiz gerekiyor. Hava olaylarıyla su sistemlerini aynı kefeye koyduğumuzda, suyu değil; aslında kendi yorumumuzu yanlış okumuş oluyoruz.

Belki de suyla ilgili meselelerde acele hüküm vermek yerine biraz durup düşünmek gerekiyor. Çünkü bazı konular, günlük haberlerle değil; zamanla anlaşılır. Su da onlardan biri.

Yağmur yağar ve geçer.

Ama su, her zaman daha uzun bir hikâye anlatır.

Hoşçakalın, bilimle kalın.