Sonbahar mevsiminde çiftçi ekin hazırlığında ama koca Batman Ovası’nda verimli topraklar bir damla suya hasret. Pazar akşamı ovayı yumuşatan yağmur, az da olsa çiftçiye umut vermişti. Önceki gün ikindi saatlerinde kendimizi Binatlı-Bıleyder çevresindeki toprakların içinde bulduk. Çiftçi, kuru tarım arazi şartlarındaki ürünler için tarlaya girmişti ama o yağış, toprağın üst tabakasını anca yumuşatmıştı. Kurak topraklara bakarken, “Gökyüzü ağlarsa, toprak yaşar!” özdeyişini hatırladım.
Yeni süreçle birlikte barış havasının estiği topraklara, yeni bir ekim ayında, gelecek yaz bolluk ve bereket getirsin. Şu günlerde çağlasın akarsular, dağ taş yeşersin diye çiftçi dua ediyor. Şairin dediği gibi; “Sonbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşamaya değer.”
OVADAN BAKINCA
“Denizi kirala ama toprak üzerinde yaşa” der bir Fransız atasözü.
Bizim topraklarımız ise doğanın insanoğluna bahşettiği en değerli armağandır.
Ve işte Ekim ayının ortasına geldik.
Tam şu anda pastırma sıcağı kendini hissettiriyor her yerde ve klavyemizdeki harflerin üstünde.
Geçenlerde Tarkan Demir arkadaşımızın Batman Üniversitesi’nin Batı Raman yerleşkesinde; göç yolundaki bir leyleği aydınlatma direği üzerinde tünediği bir anda, drone ile çektiği görüntü nefisti.
O leylek maket değildi, gerçekti.
Havaların soğumasıyla birlikte buradan sıcak ülkelerin yolunu tutan leylek sürüsünden biriydi.
Drone gürültüsüne rağmen leylek saatlerce aydınlatma direğinin üzerinden ayrılmamıştı.
O kareyi Batman Çağdaş’ın birinci sayfasının eteklerinden vermiştik.
Birçok okurumuz o güzel kareyi beğenmişti.
Leylekler, Mart ayından sonra bu kez Cebelitarık üzerinden bu coğrafyanın yolunu tutar.
Yüksek gerilim iletim hatları üzerindeki 6-7 ay boş kalan yuvalarına döner.
Kimse de o yuvalara dokunmaz gelecek yılın Nisan’ına kadar.
Şehir merkezindeki sıcak haberler kadar kırsalın manzaralarını da okurlarıyla paylaşan belki tek gazete Batman Çağdaş’tır.
Bu yıl kuraklığın korkunç manzarasını sadece Çağdaş okurlarıyla paylaşan gazeteydi.
Batman Barajı havzasındaki Kaletepe’nin tarihi köprüsünden Sinan Zilek köprüsüne, Gercüş-Kırkat göletinden Ilısu-Veysel Eroğlu Baraj havzasındaki su seviyesinin ne kadar düştüğünü Batman Çağdaş okurlarına duyurdu.
Hasat mevsiminde de Çağdaş ekibi, hububat ekili alanlardan fıstık bahçelerine varana dek rekoltenin gerilediğini yazan ender gazetelerdendi.
TOPLUMSAL SORUNLARA DUYARLILIK
2025 Yılının bitmesine 2,5 ay gibi bir süre kaldı.
Şu günlerde herkes artık bu yılın bir an önce bitmesini dilerken, aslında biz istediğimiz bir yıla veda etmek değil, olumsuzluklara veda etmek istiyoruz.
Maalesef yukarıda anlattığımız kuraklık ve iklim değişikliği çiftçiye çok zor bir yıl yaşattı.
Çiftçi, belki de son 50 yılın en kurak dönemini yaşadı.
Geçen yılın sonlarında ekrana çıkan astrologlar, çok zor bir yılın bizi beklediğini söylerken, açıkçası birçoğumuz gülüp geçmişti.
Ama 2025’in orta aylarına gelince neredeyse hepimize, bize bilmediğimiz bir iklimi göstermiş oldu.
Mart ve Nisan aylarında don, çok yakından tanıdığımız çiftçilerin ürünlerine büyük hasar vermişti.
Çiftçi, tarlasında ikinci ürün ekimine gitmişti.
Hemen her yıl arazisini TARSİM’den sigortalamayı ihmal eden çiftçinin zararı büyüktü.
Dolu bir yana, çiftçinin haftalar ve aylarca beklediği yağmurlar yağmayınca, zor bir hasat dönemi kalmıştı geride.
2025 çiftçi için hiç de iyi geçmemişti.
Yeni bir ekim döneminde şimdi de çiftçi, bolluk ve bereket için can suyunu bekliyor.
Batman’ın şehir merkeziyle birleşen Binatlı-Bıleyder, Aydınkonak-Korik ve Kayabağı-Basorke yerleşim birimlerindeki verimli araziler için şu günlerde çiftçinin gözü kuşkusuz yağışlarda.
Bir zamanlar bu ovada yetişmeyen ürün yoktu.
Kırmızı mercimekten pamuğa, tütünden susama… aklınıza gelebilecek her türlü kaliteli ürün Batman Ovası’ndan elde edilirdi.
Ama ne yazık ki o verimli toprakların bir bölümü, günümüzde betona yenik düştü.
MERETO’DA ŞAŞIRTAN KAR
Henüz yağmurların bile yağmadığı Batman Ovası’na hâkim 2973 metre yükseklikteki Mereto Dağı’nda hepimizi nisan şakası gibi şaşırtan kar, az da olsa bir bölümünü beyaza bürümüştü.
Pastırma sıcakları yağan o karı bir gün sonra eritmişti.
Mesainin ilk gününde Batman’da gece yağan kar, ovaya biraz olsun ilaç olmuştu ama toprağın altı kupkuruydu.
Çiftçi, toprağı havalandırmak için traktör başındaydı fakat sevinci yarıda kalmıştı.
Binatlı-Bıleyder çevresinde tarlasını süren bir çiftçiye rastladık.
Çiftçinin, yeni ekim sezonu öncesinde tek umudu vardı; o da can suyunun devamıydı.
Binatlı-Bıleyder’de uzun yıllar ailece çiftçilik yapan Biçerdöverler Derneği Başkanı Ahmet Eren, çiftçinin yeni ekin döneminde beklentisini anlatıyordu:
“2025 Maalesef çiftçiler için iyi geçmedi. Hububattan fıstığa kadar ürün rekoltesi çok düşüktü. İklim değişikliği ve kuraklığı artık ciddi bir şekilde hissediyoruz. Çiftçi artık ekin döneminde. Sonbahardan önümüzdeki yılın nisan ayına kadar yağış yağması için herkes dua ediyor. Mor çiçekli dal gibi, önümüzdeki yılın ilkbaharına bahar gelsin gönlümüze, memleketimize diye dua ediyoruz. Akarsular çağlasın ve barış koksun ovamız.”
Bugünlük yazımızı da kırsaldaki tabloyla bitirirken, bir şairin şiirinde dediği gibi:
“Sonbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşamaya değer.”
Toprağın sadece üzerinde yaşadığımız bir alan olmadığını, yaşam kaynağımız, geçmişimiz ve geleceğimiz olduğunu unutmamak dileğiyle…