ÜŞÜTEN ve ÜZEN MANZARA…

İklim değişikliği, kuraklık ve insandan kaynaklı faktörlerin, doğanın dengesini nasıl alt üst ettiğini gözler önüne seriyor. İnsanoğlu bazen yaşadığı dönemde bile kendi coğrafyasında olabilecek değişimleri tahayyül edemiyor…

Abone Ol

Toplumsal sorunlar yetmiyormuş gibi arada kişisel meseleleri yerel basın üzerinden çözmek isteyen bir kesimin de eklendiği bir şehirde; ‘bu kadar sorun nasıl çözülür’ diye karamsarlığa kapılıyorsunuz.

YENİ BİR GERÇEKLİKLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Bir zamanlar seyrettiğim bir filmde; Hikaye,“Size anlatacaklarıma bugüne kadar kimse inanmadı” sözleriyle başlıyordu film.

Bu sözler o zamandan bugüne kadar hala aklımda.

Bazen insan yaşadığı periyod da bile çevresinde olup bitene inanamıyor.

Çok da uzak bir tarih değil; Beşiri-Kira dağı eteklerinde 40 yıl öncesine kadar gürül gürül akan o pınarların kuruyacağını söyleselerdi inanmaz, güler geçerdik herhalde.

Günümüzde Kıra Dağı’nın Batman yönüne bakan tarafında da bir o kadar pınar kurudu, yok artık…

ABD’li Parsonss firmasının 1953 yılında ilk rafineri için kazmayı vurduğu uçsuz Batman ovasının tamamının ve bu şehrin tahıl ambarı olan Balpınar-Gıresire’nın verimli topraklarının dört bir yanının yapılaşma alanına dönüşeceği de aklımızın ucundan bile geçmezdi…

İklim değişikliği, kuraklık ve insan kaynaklı faktörlerin, doğamızın dengesini nasıl alt üst ettiğini gözler önüne serdi. Artık yeni bir gerçeklikle karşı karşıyayız.

Bu yıl kuraklığın etkisi ve korkunç düzeydeki sıcaklık; orman yangınları, eko sistemde oluşan bozulma insan sağlığı ve toplumsal yaşamda ciddi etkiler yaratıyor.

GELECEK KUŞAKLARA ENKAZ BIRAKMAMAK

Evet, iklim krizinin her geçen gün büyüdüğü bir süreçte gelecek kuşaklara ‘yaşanabilir bir dünya’ bırakmamalıyız. Yaşıtımız olan kuşak, böyle sıcak bir mevsim görmedi.

Son 52 yılın en sıcak yaz’ını yaşıyoruz.

İklim değişikliğiyle galiba her gün ‘Çölleşme Çağı’na biraz daha yaklaşıyoruz..

Verimli topraklar ile Yeşil alanlar, yaşamın kaynağı ve geleceğimizin teminatıdır.

Verimli toprakları ve yeşil alanları korumak sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda bir insanlık görevidir.

İki hafta önce arkadaşımız Reşat Yiğiz ile birlikte 2973 metre yükseklikteki Sason-Mereto Dağı’nın zirvesine yakın bölgedeydik.

10-15 Yıl öncesine kadar, o bölgeye gittiğimizde rüzgar ve esintiden bazı yapıların gölgesine sığınırdık…

Ağustos’un sonuna kadar kar’ın zirvesinde olduğu Mereto’da şimdilerde ise ne beyaz örtü ne de orada esen bir esinti kalmış…

Bir zamanlar ‘Çalışlar Deresi'nin gürül gürül akıp serinlik yaydığı o derenin etrafında duran araçların termometresi 42 dereceyi gösteriyordu ne yazık ki.

İşte yaşarken kaybettiklerimizden kısa bir kesit…

Günümüzde karşılaştığımız hava değişikliğini o zamanlar tahayyül bile edemezdik ama şu anda yaşıyoruz maalesef.

*****

BİREYSEL SORUNLAR

Memleketin kanayan meselelerinden biri de malum bireysel sorunlar…

Hak arama yerinin muhatabı olan kurum ve ilgili merciler yerine yerel gazetelerde çözüm bulmaya çalışanlar…

Gün boyu çözüm aranan ne sorunlarla karşılaşıyoruz…

Özel sağlık sektöründen elektrik ve su kesintilerine…

Yaya geçidi ihlalinden, trafik kurallarına varana dek herhangi bir sorunu, çözecek herhangi bir sorunu, çözebilecek kudretimiz varmış gibi bizi arıyorlar, sorunun muhatabı olan kurum ve kuruluşu bildikleri halde soluğu yerel gazetelerde alan bazı vatandaşlara olması, gereken ve takip edilecek prosedürleri anlatıyorsak da nafile… Hersek bildiğini okumaya devam ediyor.

Bu arada bir gücümüzün olduğu hissine kapılarak bize gelmeleri, gururumuzu okşadığını belirtmeliyiz ama her şeye rağmen yapabileceğimiz her ne olursa yapmaktan kaçınmayacağının bilinmesini isteriz.

*****

TÜVTÜRK’TEN BEKLENİLEN

Bu yıl TÜVTÜRK ihalesini 1980 Darbesi öncesinde Batman Lisesi’nden birlikte mezun olduğumuz arkadaşım İkiztepe-Gırbereşkli Metin Güneş’in başında olduğu ‘Met-Gün Grubu’ üstlendi…

Batmanlı iş insanı Metin Güneş’ten, Batmanlı sürücülerin hemşeri imtiyazından dolayı beklentisi var elbette…

TÜVTÜRK’te araç muayene ettirmek, ülkenin her yerinde bir çile olsa da en çok şikayet alan yerlerden biri de Batman…

Bunun en büyük nedeni; şehirdeki mevcut araç istasyonunun hem nüfus hem de araç sayısına göre oldukça yetersiz kalması.

İl genel nüfusu 700 bine yaklaşan, 72 plakalı 66 Bin, diğer illerin plakası ile birlikte 150 Bini aşkın aracın olduğu Batman’da ortalama 2,7 kişiye bir araç düşüyor.

Batman’da ise tek bir istasyon bulunuyor.

Malum insanlar araç muayenesinden geçememenin, getireceği maliyetten dolayı zaten stresli oldukları bilinir.

Bir de randevu ve sırada bekleme sürelerinin eziyeti daha büyük streslere neden oluyor. Tabii anlamsız bekleme süresi ve istasyon sayısının yetersizliği ayrıca sorgulanması, eleştirilmesi gerekmekte.

Hemşehrimiz ve arkadaşım Metin’e, bu sorunu çözeceğine inanarak, eleştiri hakkımızı saklı tutuyoruz.

Batman, her alanda olduğu gibi araç muayene hizmetlerinde de maalesef geride kalıyor.

Umarız, arkadaşımız iş insanı Metin Güneş, memleketi Batman’da istasyon sayısını artırarak bize en güzel cevabı verir…