Kahredici haberi önceki gece eve geldiğimde öğrendim…
Bilgisayarın başına geçip, Batman’da yaşanan son gelişmeleri öğrenmek isterken, acı haberle sarsıldım…
Bir günde üç gencimiz hayatını kaybetmiş…
Trafik kazası değil…
Son aylarda kahredici patlayıcılarla yapılan tuzaklarda değil…
Köy kavgalarında değil…
Her gün yaşanan iş kazalarında değil…
Düğün eğlencelerinde sıkılan silahlardan değil…
Bütün bu saydıklarımda gençlerimizin hayatlarından olması yüreğimizi yakar, kabul edilemez bulurum…
Ancak bu gençlerimiz, bu üç genç, bu üç fidan göz göre göre hayatlarını kaybetmiş…
Kahreden gelişme şu;
ÜÇ OCAĞA ATEŞ DÜŞTÜ…
Batman’ı çevreleyen akarsularda bir günde üç genç insanımız boğulmuş…
Bundan daha vahim gelişme mi olur?
Bir değil,
iki değil,
üç genç insan…
Üç fidan…
Analarının kuzuları, babalarının cigerpareleri…
Eğer gazetemiz haber bilgilerini doğru almışsa, ki hata yapacaklarını sanmıyorum üç fidanı yitirdik…
17 yaşında Faruk Santalu…
20 yaşındaki Emrah Duman…
13 yaşındaki Nurullah Bulut…
Üç genç diyorum, ikisi henüz çocuk…
Allah’ım ailelerine sabır ver…
Yaşadıkları büyük acıya karşı metanet ver Allah’ım…
Üç ocağa ateş düştü…
Bu ateşi söndürecek bir su yok ne yazık ki…
Kahreden haber şöyle:
“Batman çayı ile Beşiri ilçesi İkiköprü beldesi yakınındaki Garzan çayında sudan serinlemek isteyen 3 genç boğuldu. Balpınar beldesine yakın Zorköy yakınlarında öğle saatlerinde Batman çayında serinlemek isteyen 13 yaşındaki Nurullah Bulut, girdapta boğularak hayatını kaybetti. Beşiri ilçesinin İkiköprü beldesi yakınından geçen Garzan çayında da ikindi saatlerinde serinlemek isteyen 17 yaşındaki Faruk Santalu ve 20 yaşındaki Emrah Duman girdikleri suda boğuldu. Batman Afet Müdürlüğü ekipleri boğulduktan yarım saat sonra gençleri sudan çıkardı. Batman Bölge Devlet Hastanesinde otopsileri yapılan 3 gencin yakınları sinir krizleri geçirdi.”
Bu acı haber karşısında sinir krizleri geçirilmez mi?
MUHTEMELEN KADER YORUMLARIYLA TESELLİ…
Batman’ın üç ayrı semtinde muhtemelen taziyeleri yapılacak.
Taziye çadırları veya taziye evlerinde bu üç genç için Fatihalar okuyacağız…
En baş köşelerde oturan din alimlerimiz muhtemelen “Kaderleri böyleydi” diyerek tesellici olacaklar…
Anneler, babalar, bacılar, kardeşler “Kader” yorumlarıyla bir süreliğine teselli edilecekler…
Herkes dağıldıktan sonra yalnız başlarına kalan aile fertleri, yitirdiklerinin acılarını o zaman yüreklerinin derinliklerinde hissedecekler…
Evet, kader yorumlarıyla teselli edilebilirler. Ama anaların yüreğindeki o acı asla dinmeyecek, o kor ateş asla sönmeyecek…
Kurban Bayramı gelip çattığında herkesin sevinçle kucaklaştığı saatlerde, onlar yitirdiklerinin acılarını daha derinden hissedecekler…
Allah’tan sabır diliyorum kendilerine.
Ancak herkes bilsin ki taziyelerde yapılan ‘kader yorumları’ ile yetindiğimiz müddetçe böyle acılar yaşamaya devam edeceğiz…
Batman’da sık aralıklarla trafik kazalarında çocuklarımız hayatlarını kaybediyor. Bir yılda sokak aralarında araçların çarpmasıyla hayatlarını kaybeden çocukların sayısının haddi hesabı yok…
Halbuki Avrupa’da nüfusu Batman’ın iki katı olan kentlerin cadde ve sokaklarında yıl boyunca yaşanan trafik kazalarında neredeyse kimse ölmüyor…
Çünkü ehliyetten, sürücülere, yayalardan aile eğitimine kadar yığınla tedbirler söz konusu…
Misal yine Avrupa’da (patlayıcıların, mayınlama ve tuzaklamaların can almasını es geçiniz, çünkü öyle bir sorunları yok) köy ve mahalle kavgalarında kimseler can vermiyor…
Ne demek köy kavgası, aşiretlerin kapışması?..
İş kazalarında insan zayiatları yok denecek kadar az…
Düğün eğlencelerinde silah sıkmak mı, o da ne?
Ülkemizde damat veya gelinler en mutlu günlerinde havaya sıkılan kurşunlarla canlarından oluyorlar yalan mı?
Durumumuz vahim. Bir günde üç gencimiz akarsularımızda boğuluyorsa, oturup düşünmemiz lazım…
Nerede hata yapıyoruz, sorgulamamız lazım…
Gençlerimizin boğulma nedenlerini yazmaya kalksam, köşe yetmeyecektir. Bu yazıda asıl itirazım toplumun duyarsızlığınadır.
Kimse sorumluluğu kadere yüklemesin sakın…
Yukarıda sıraladığım nedenlerle gençlerimizin hayatlarından olmasını kimse salt ‘kaderleri böyleydi’ diyerek yorumlamaya kalkmasın. “Kaderleri böyleydi” dediğimiz gibi, tedbirleri de yorumlayalım...
Gençlerimizin ölümlerinden dersler çıkarılması dileğimle.