TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN!

Abone Ol
 
Mübarek bir ramazan ayına daha girmiş bulunmaktayız. İslam aleminin maneviyatta zirve yaptığı bu ayda, coğrafyamızda geçen senelerde olduğu gibi yine hüzünle bu aya başlıyoruz.Türkiye’de siyasallaşmış bir yaşamda maneviyatta zirve yapmak bir hayli zor olsa da bu arayışı terk etmemeliyiz ve hep umutvar olmalıyız; çünkü umutların bitmesi maneviyatın sönmüş olması anlamına gelmektedir.
 
Evet her ne kadar sırf Kürt olup fikirlerini beyan ettikleri için binlerce kişi cezaevlerine tıktırılmışsalar da!
Her ne kadar Allah’tan gelen bir dilin hakkı tam anlamıyla verilmiyorsa da!
Her ne kadar ben, Atatürk’ü sevmiyorum denildiğinde bu bir suç olarak görülüyorsa da!
Her ne kadar devlet benim için pek fazla önem taşımıyor denildiğinde vatan haini olarak karşılanıyorsa da!
Her ne kadar Apo’yu sevmiyorum denildiğinde Kürt düşmanı deniliyorsa da!
Her ne kadar Ak Partili bir Kürdüm denildiğinde sen işbirlikçisin deniliyorsa da!
Her ne kadar BDP’liyim denildiğinde sen teröristsin deniliyorsa da!
Her ne kadar PKK’li gençlerin ölümüne dur denildiğinde insanlar hapse tıkılıyorsa da!
Her ne kadar bu ülkede bir askerin bir polisin ölmesine birileri seviniyorsa da!
Ve her ne kadar zulmün karşısında sessiz kalınıp, mazlumun feryadına koşmayıp sadece seyirci kalınıyorsa da umutlarımızı söndürmemeliyiz ve bu umutlarımızın dipdiri kalması için de dört elle Hak’tan gelen ayetlere sarılmalıyız ve bu ayetleri hayatımıza yansıtmalıyız.
 
 Bu Ramazan ayında, siyasallaşmış yaşama rağmen fakir bir ailenin fikrini sorgulamayayıp yargılamadan kendimize kardeş aile ilan etsek, yetim birine babalık etsek, komşumuzun varsa bize karşı bir yanlışı bunu görmezden gelip bir iftarı paylaşsak, ailelerinden uzakta olan öğrencileri evimizde bir iftarda ağırlasak, ideolojileri bir kenara bırakıp birbirimize güler yüz gösterip din kardeşi olarak yaklaşsak, galiba çok da zor olmasa gerek…
   Tüm İslam aleminin mübarek Ramazan ayını en içten dileklerimle kutlar,hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim…