TPAO ve ÖZELLEŞTİRME

Abone Ol
Öncelikle şu hususu belirtmeliyiz ki Türkiye ve Bölge için Petrol ne anlama geliyorsa ve ne kadar önemli bir enerji maddesi ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı da Batmanımız için o kadar önemli bir kuruluştur.
Çünkü Êlih köyü üzerinde Batman kentinin yaratılmasında Raman Dağında bulunan petrol ve bu petrolün çıkarılması, işletilmesi ve sevk edilmesi için kurulan kuruluşlar temel dinamik olmuştur.Bu nedenle TPAO,TÜPRAŞ ve BOTAŞ gibi kuruluşlar bizim için ve kentimiz için oldukça önemlidir.
Bu kuruluşların önemi sadece var olmaları değil.
Sosyal anlamda bir istihdam merkezi ve kalkınma dinamiği oldukları için.
Kentin ekonomisini besledikleri için. Sosyal hayatın canlanmasına katkı sundukları için. Kentin büyümesine ve gelişmesine katkı sundukları için.
Siyasal ve örgütlülük mücadelesini güçlendirdikleri için.
Spor ve kültürel faaliyetlere katkı sundukları için önemlidirler.
Bu önemli kuruluşlarımızda örgütlü bulunun bir de Petrol İş sendikası var ki örgütlü mücadelenin kalesi olarak kurulduğu günden beri halkımızı selamlayan ve dimdik ayakta bulunan bir sendikamız.
Bu nedenlerden dolayı hem TPAO hem de PETROL İŞ Batmanlılar için vazgeçilmez iki temel kurumdur.
Oysa son zamanlarda uygulanan politikalar nedeniyle TPAO’nun programlı ve planlı bir şekilde küçültüldüğünü üzüntü ile izlemekteyiz. Bölgedeki olaylar nedeniyle üzerinde pek fazla durulmadıysa da bu konunun hassasiyetini her zaman koruduğunu belirtmek gerekir. 1990’lı yıllardan bu yana TPAO ve bağlantılı kurumlarda küçültme politikası uygulanıyor. Küçültmenin aynı zamanda istihdamın azalmasına, insanların işsiz kalmasına, ekonomiye az para girmesine, kentin büyümesinin engellenmesine neden olduğunu da belirtelim. Bu durum aynı zamanda kentin en büyük örgütlülük mücadelesine sahip olan kurumun da küçülüp güçsüzleştirilmesine zemin hazırlıyor.
Özelleştirme ve küçültme politikalarının devreye girmediği dönemde mevsimlik işçileri ile TPAO camiası TÜPRAŞ ve BOTAŞ ile birlikte yaklaşık 6-7 bin insanımıza iş ve ekmek sağlıyordu. Bu politikaların devreye girmesi ile birlikte küçülmeler başladı. Önce kurulan Adıyaman Bölge Müdürlüğüne Batmandan işçi transferi gerçekleştirildi. Böylece sayının yarısına yakına gitti. Ardından mevsimlik işçiler yavaş yavaş çaktırılmadan azaltıldı. Ardından TÜPRAŞ özelleştirildi ve askeri kamp mantığı ile sadece üretime endekslenerek robotlaştırıldı ve halktan koparılmış oldu. Yapılan emeklilik işlemleri ile de işçi sayısı azaltıldı. Bunlar yetmezmiş gibi her yıl yapılan emeklilik çalışmaları ile de işçi sayısı azaltılıyor. Şimdi petrol sektöründe sayı 2 binler civarında. Yani en değerli ve üretici kuruluşlarımız istihdam sıralamasından Tekstil sektörünün de gerisinde kalmaya başladı.
Şimdi de kalan son bölüm de özelleştirilmek suretiyle bitirilmek isteniyor. Ulusal ve Uluslar arası şirketler insanlarımızın ekmeğine de göz diker hale geldi. Bütün dünyayı yutsalar midelerine yetmeyecek ama bizim de aç insanımızı geçinmek zorunda olan ailelerimiz ve okumak zorunda olan çocuklarımız var. Bu nedenle artık bu gidişata bir “DUR” demenin zamanı geliyor.
TPAO’da çalışan emekçiler geçen gün Petrol İş öncülüğünde yarım günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirip bir yürüyüş yaptı. Amaç özelleştirme ve küçültme politikasına dikkat çekmekti. TPAO giriş kapısında toplanan işçiler bölge binasına kadar yürüdü. Yürüyüşe katılan Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, “Biz bu hükümetinin bu devletin TPAO’nun bugün olmasa da yarın özelleştireceğini biliyoruz. Onun için niyeti bildiğimiz bu iktidara karşı tavrımızı koyuyoruz. TPAO’nun özelleştirmesine sonuna kadar karşıyız” dedi.
Bize TPAO’nun faaliyetlerinin azaltılması konusunda sürekli tekrar edilen konu bölgedeki olaylardı. Şimdi bölge sakinleşmesine rağmen mantık değişmiyor. Bu ülkenin madenleri, enerji kaynakları, doğal varlıkları bu milletindir. Milletin hem sahip olduğu hem de aç kaldığı bir yönetim şekli doğru bir yönetim şekli olamaz. Bu nedenle bölgedeki sosyal ve siyasal hassasiyetlerin de dikkate alınmasında fayda görüyoruz. TPAO gibi kuruluşların küçültülüp özelleştirilmesi yerine büyütülüp daha fazla istihdam alanına çevrilmesi gerekiyor. İnsanları aç ve işsiz bırakma riski oldukça tehlikeli bir mantıktır ve kimseye yarar getirmez. Bizler nasıl bu kuruluşumuza sahip çıkıyorsak kuruluş da çalışanlara ve Batmana sahip çıkmalıdır.