*Ezidi pirlerinden Pir Ömer Oduncu, son yıllarda 400 Ezidi’nin Batman’da ev aldığını söyledi ve ekledi; “Batman’da halen ev almak isteyen Ezidi vatandaşlarımız var. Bizim ölülerimiz ve mabetlerimiz burada. Batman’da Ezidilere bir taziye evi yada Ezidi evi yapılmasını istiyoruz.”

*Batman’a yerleşmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Pir Ömer Oduncu; “İnsanımız artık topraklarında yaşamak istiyor. Batman’daki evimden çarşıya gittiğimde yüzlerce gencimiz ‘pirim hoş geldin’ deyip elimi öpmeye çalışıyor. Bu ilgiye sonsuz teşekkür ediyorum.”

-Sizi tanıyabilir miyiz?

1960 Yılında Beşiri ilçesinin Oğuz Köyünün Onbaşı mezrasında doğdum. Aslım Kınaske’ye dayanıyor. Dedelerimiz oralardan bu bölgelere göç etmiş. Babam da bu bölgeye taşınıyor. Tabii bu anlattıklarım 1940’lı yıllarda geçiyor.

-Kaç yılına kadar mezrada kaldınız?

18 Yıl kadar Onbaşı mezrasında kaldım. Çeşitli nedenlerden ötürü bazı baskılardan dolayı Avrupa’ya göç ettik.

-Ne zamandan beri Almanya’da yaşıyorsunuz?

1978 Yılından beri Almanya’dayım. Uzun yıllar yurt dışında yaşadım.

-Almanya’da ne işle meşgul oldunuz?

Almanya’da okula gidemedik. Eğitimde yeterli altyapımım olmayınca yurt dışında da eğitimimi sürdüremedim. Almanya’da inşaat sektörü ağırlıklı işlerde çalıştık.

-Sonradan baba ocağına, kendi toprağınıza geldiniz

1983 Yılında askerlik için Türkiye’ye geri döndüm. Amasya ve Sarıkamış'ta askerlik yaptım. 1983 yılında Almanya’ya geri döndüm. Babam, Ezidi’lerin piriydi. Aile büyüğümüzün vefatı sonrasında bu görevi ben üstlendim.

-Ezidi toplumunun, baba ocağına dönmesi için de çok mücadele verdiniz. Bir ayağınız Beşiri’de bir ayağınız Mardin-Midyat’ta ve bir ayağınız da Şanlıurfa-Viranşehir’de. Ezidi’lerin yaşadığı eski bölgelerde tekrar kendi topraklarına dönmesi için mücadele verdiniz. Nasıl bakıyorsunuz Ezidilerin tekrar bu topraklara dönmesine?

Mezopotamya toprakları üzerinde baktığınızda buranın tarihte asıl yerlileri Ezidi topluluğudur.  Ezidi kesimi tarihin bütün dönemlerinde farklı milletlere kucak açmıştır. Bu toprakların sahibiyiz ve geçmişimiz çok eskilere dayanır. Senelerden beri herkesimi kucakladık. Tabi çeşitli nedenlerden dolayı göç etmek zorunda kaldık. Biz buralara geleceğiz, yeter ki normalleşme olsun. Toplum bizi de anlasın. Kabul etsin. Biz herkese hoşgörü ile bakıyoruz.

-Ezidi toplumuna geçmişte olan bakış açısı ile şimdi ki bakış açısı aynı mı yoksa farklı mı?

Kuşkusuz bakış açısında bir değişim oldu. Biz, bu topraklar üzerinde çok sıkıntılar çektik. Geçmişte  Mustafa Kemal Atatürk, laiklik getirince biz biraz rahatladık.

-Şimdi gerek toplum devletin organları gerekse de sivil toplum kuruluşları, “Ezidiler de bizim kardeşimiz ve insanımız” şeklinde bir yaklaşım içerisindeler. Bu düşünce sizi umutlandırıyor mu?

Elbette. Allah devletimizi başımızdan eksik etmesin. Devletin uçağı ile buralara geliyoruz. Mardin, Şanılurfa-Viranşehir ve Diyarbakır gibi farklı yerlere bulunan Ezidi’leri ziyaret ediyoruz. Cenazelere katılıyoruz.

-Gurbetteki Ezidilerden kaç kişi bu bölgeye ziyarete geliyor?

50 Bin ile 100 bin arasında ziyaretçinin çoğu Batman başta olmak üzere bölge illerine geliyor.

-Bu ziyaretler de buranın ekonomisine girdisine olumlu katkı sağlıyor.

Hem de ciddi bir şekilde ekonominin yansıması oluyor. Biz eskiden buralara geldiğimizde ekonomik olarak pek katkıda bulunamıyorduk ama şimdi Türkiye’de bazı adımlardan dolayı 400 kadar Ezidi Batman’da ev aldı. Yatırımlar yapıyor. Avrupa’daki toplumumuz akın akın buralara gelip topraklarını ekiyor, buğday alıp biçiyor.

-Bu gelişmeler hem Batman için hem de bölge için Avrupa’ya güzel bir mesajdır. Biz Ezidi’lerin sabah ve akşam iki duamız var. Sabah kalktığımızda 72 millete dua ediyoruz. Sonra kendimize dua ediyoruz.  Şuan da çok şükür Türkiye’de daha güzel adımlar atıyor ve insanlarımız bu atılan demokratik adımlardan ötürü de topraklarına geri geliyor.

- Şengal sizler için önemli bir yer.  İnsanların burada kalmasını ister miydiniz?

BATMAN EKİBİ KURTARDI BATMAN EKİBİ KURTARDI

Şengal kelimesi ağzımıza geldiğinde duygulanıyoruz. Herkes ve dünya bilsin ki kayıplar verdik, orada kadınların namusuna el uzatıldı. Bizim kimsenin ne toprağında ne de malında gözümüz yok. Başımıza çok şey geldi ama hiç bir zaman dilenmedik.  Biz gururlu bir milletiz. Herkese hoşgörü ile yaklaşıyoruz. Örf adet ve geleneklere saygı duyuyoruz. Biz Ezidiler dünyaya böyle bakıyoruz.

-Pirlerin görevleri nelerdir?

Biz bu işin alayından geliyoruz. Yani babadan oğula. Biz de üç çeşit derece vardır. Şeyh, Pir ve Mürit. Bu dereceler kendi aralarında da kollara ayrılır. Üç çeşit Şeyh vardır: Adani, Qetani ve Şemsani. Ayrıca iki farklı Mürit vardır: Qewal ve fakir. Bunların yanı sıra koçek, mucavir, kebani gibi farklı görev ve sorumlulukları olan Êzidiler de vardır. Biz pir olarak tüm Ezidileri kucaklıyoruz. Onlara bir baba gibi yaklaşıyoruz. Yine ölülerimizi yıkarız ve dualarını biz ediyoruz. Örf ve adetleri yerine getiriyoruz. Taziyelere gidiyoruz.

-Êzidilikte dini derecelerin yanı sıra dört kutsalları vardır. Bunlar nelerdir?

Dört kutsallık vardır. Bunlar toprak, su, güneş ve havadır. Bu dört kutsal imge, Şeyhan’a bağlı Laleş Vadisi’ndeki tapınakta birçok yere işlenmiştir. Bu dört kutsallık, Êzidilerin dualarında ve günlük yaşamlarında da etkin olan olgulardır.

-Dualarınızı hangi dilde yaparsınız?

Êzidilerin en önemli özelliği de tüm dualarının Kürtçe olmasıdır. ‘Qewl’ adı verilen dualar, ibadet esnasında ve diğer dini ritüellerin tümünde okunur.

-Êzidilerin kutsal kitapları, kutsal günleri ve bayramları nelerdir?

Êzidilerin de birçok bayram ve kutsal günleri var. En çok bilinen Êzidi bayramı Kürtlerin ‘Çarşema Sor’ olarak adlandırdığı Kızıl Çarşamba’dır. Her sene eski takvime göre nisan ayının ilk çarşambasında kutlanır. Êzidilerin inancına göre Allah her sene bu vakitlerde, kötülükleri ortadan kaldırmak ve insanlar arasında iyiliği yaymak için yeryüzüne bir melek gönderir. Tek bayramımız ‘Kızıl Çarşamba’ değil. Birçok kutlu gün ve bayramlarımız vardır. Her yıl Tavus gezdirme vardır. Özel olarak da Laleş Vadisi’nin harcını toplamak için Tavus gezdirilir. Tavusu Êzidi köylerinde gezdirenler ‘Kavalvan‘ olarak adlandırılır.

-En önemli kutsalınız nedir?

Êzidilerin en önemli kutsalları ise Şeyh Adiy’in yazdığı Mıshafa Reş (Kara Kitap) kitabı ile Êzidi öğretisinin temellendirildiği Kitab-ul Cilwe’dir. Mıshafa Reş, Êzidi mitolojisini anlatır, yasaklarla ilgili kuralları belirler. Kitab-ul Cilwe ise Êzidi inancı mensuplarının okuması gereken önemli öğreti kitaplarının başında gelir. Bu kitabı Êzidi olmayanlara vermezler.

-Son yıllarda Batman Valiliği sizin önemli mabetlerinizden "Şeyh Evinda" restorasyonu için çalışma başlattı. Nasıl buluyorsunuz?

Çok sevindik. Yapılacak olan bu çalışmayı da olumlu buluyoruz. Geçen sene ziyaret yolunun açılışı da yapılmıştı. Bu adımlar aynı zamanda bizim Ezidi varlığımızı da kabul etmektir bir yerde.  Bu bizi sevindiriyor. Ezidi kesimi buraya gelip yatırım yapmak istiyor. Bizim gözümüz devletimiz de ve buradaki halkımızdadır. İstiyoruz ki; bizi de önemsesinler. Varlığımızı kabul etsinler. Bizler hepimiz kardeşiz. Kardeşçe beraber bir şekilde bu topraklarda yaşamak istiyoruz?

-Batman’da bir ev aldınız. Burada bulunmak nasıl bir duygu, vatandaşlara çağrınız nedir?

Hepinizi seviyorum. Büyüklerimin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüyorum. Ben, Batman’da kendime ev aldım. Evimden çarşıya gittiğimde yüzlerce gencimiz ‘pirim hoş geldin’ deyip elimi öpüyor. Bu da beni sevindiriyor.

-Ezidi toplumun Batman’da beklentileri nelerdir?

Burada ev almak isteyen Ezidiler var. Bizim ölülerimiz ve mabetlerimiz burada. Ezidilere bir taziye evi ya da Ezidi evi yapılmasını istiyoruz. Midyat ilçesinde farklı kültürlerde insan var. Midyat Belediyesi taziye evi için bize yer tahsis etmişti. Beklentim, Devletimizden ve sayın Valimizden isteğimiz, Batman kent merkezinde taziye evi binasının yapılmasıdır. Midyat gibi Batman’daki yetkililer de bize ‘yeşil ışık’ yakarsa gurbetçi iş insanlarımız da destek verecek.