Her yıl 15 Ekim, Küresel El Yıkama Günü.
Her yıl 15 Ekim, "Hastalıkları önlemenin ve hayat kurtarmanın etkili ve uygun maliyetli bir yolu olarak sabunla el yıkamanın önemi konusunda farkındalık ve anlayış" yaratmayı amaçlayan Dünya El Yıkama Günü olarak kutlanmaktadır.
Dünya genelindeki insanlar ve topluluklar, Küresel El Yıkama Günü'nü çeşitli şekillerde kutluyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Keşki top yekun bir kampanya yapılabilse.
Elleri sabunla yıkamak hastalıkların yayılmasını durdurmaya ve hayat kurtarmaya yardımcı olabilir.
Güvenli olmayan el hijyeni her yıl ishalden yarım milyon ölüme ve akut solunum yolu
enfeksiyonlarından da bir o kadar ölüme neden olmaktadır.
Küresel olarak, beş yaşın altındaki yarım milyon çocuk da dahil olmak üzere tahmini 1,4 milyon insan, yetersiz su, sanitasyon ve hijyenden kaynaklanan önlenebilir hastalıklardan her yıl ölüyor.
Dünya genelinde ilerleme kaydedilmiş olsa da, geçen yıl yaklaşık iki milyar insan
temel hijyen tesislerine erişemedi ve bunların arasında hiç el yıkama olanağı olmayan
yarım milyon insandan bahsedilmektedir.
İnsan atıklarının güvenli olmayan şekilde bertaraf edilmesi, çocukları orantısız bir şekilde etkileyen ve yaşam boyu sorunlara ve ölüme yol açabilen ishal, kolera veya tifo gibi hastalıklardan kaynaklanan kirlenmeye yol açabilir.
Sonbahar geldi nezle, grip ve koronavirüs kol geziyor, aman dikkat!.
Bu tür hastalığa neden olan virüsler çoğunlukla hava yoluyla yayılır.
Ancak bu ve diğer mide bulandırıcı mikroplar, insanların yüzeylerle teması yoluyla da yayılabilir.
Şiddetli kusmaya neden olan Norovirüs -mide gribi virüsü- ve kapmak istemeyeceğiniz diğer mikroplar, genellikle dışkı yoluyla, banyo armatürleri ve yüzeyleri aracılığıyla ve tuvaleti kullanıp ellerini yıkamayan kişilerin hazırladığı yiyecekler yoluyla kolayca yayılır.
Yapılan bazı çalışmalarda
“Birçok insan ellerini yıkamıyor” denildi.
Bu hafta yapılan yeni bir araştırma,
Danimarka'daki bir hastanede tuvaleti kullananların nerdeyse yarısına yakını sonrasında ellerini yıkamadığını ortaya koydu.
Bunu nereden biliyoruz diye sorabilirsiniz.
Bilim insanları, tuvalet sifonu çekildikten sonra musluğun kullanılıp kullanılmadığını görmek için tesisat borularına izleme cihazları yerleştirdiler.
Bu açıklama korkunç.
Hastanelerde, el yıkamamak hasta güvenliğini için tehdit.
Hastanelerde durum böyle ise diğer ortamlarda el yıkama oranının ne kadar olduğunu ancak tahmin edebiliriz.
Lokanta, bar ve diğer halka açık yerlerin tuvaletlerinde el yıkamaya ilişkin gözlemler ne yazık ki ürpertici.
İnsanların yalnızca çok azı
Sağlığın bozulmasına neden olan mikropları öldürmek için ellerini yeterince
uzun süre ve sabunla yıkadığını ortaya koydu.
Kentimizde su kesintileri sırasında yiyecek içecek mekanları açık, ne yazık ki tuvalet ve lavabo alanları girilmesin diye bir bantla kapatılmıştı.
Su yoksa, el yıkama yoksa hijyen nasıl sağlanacak,
Hastalıklardan nasıl korunacaktı?
Oralarda nasıl servis yapılabiliyor?
Hastalık gerçeğini anlamak için şöyle bir örnek versem iyi anlaşılabilir mi bilmem? Çeyrek çay kaşığı enfekte ishalde 5 milyar norovirüs parçacığı bulunabilir, ancak bunlardan sadece 20 tanesi -ki bu bir toplu iğnenin başına sığar- sizi enfekte-hasta- etmeye yeter.
Devam edecek