Şehrimizin değerlerine ahde vefayı gösterme zamanıdır artık

Özellikle siyasette ahde vefa olmadığını yaşayarak öğrendik, biliyoruz… Ama bir şehrin temelinde harcı olan, yokluklar içinde mücadele veren bir şehrin ilk Belediye Başkanlarından baba ile oğlun isminin bu koca şehrin bir caddesi ve bir güzergâhında bulunmamasına kimse bir mazeret gösteremez…

Abone Ol

1960 ve 1970’lerdeki muhtıralarda en fazla davalık olan baba ve oğul Sait Ramanlı ile Mustafa Ramanlı idi. Onlar 55’ler ve 49’lar davasından yargılanan Batman’ın ilk siyasetçileriydi. Bu şehirde ayak basmadığımız cadde, sokak ve kavşak yok ama bugüne kadar Batman’ın iki efsane Belediye Başkanının adını taşıyan ne bir sokak ne bir cadde ne de bir kavşak gördük, çok yazık…

VEFAYI UNUTTUK

55’ler ve 49’lar Davasında Batman’da iz bırakan ilk Belediye Başkanları Sait Ramanlı ve oğlu Avukat Mustafa Ramanlı olduğunu çok kişi bilmez.

Özellikle yeni kuşak…

Evet, siyasette vefa yoktur anladık, bunu hepimiz yaşayarak öğrendik…

Ama 75-80 yıllık yakın bir tarihi olan şehrin ilk Belediye Başkanları unutmamalıdır.

Onlara ahde vefa görevini yerine getirmelerini diliyoruz.

Bu ahde vefayı “Sana Raman Güllük Gülistanlıktır Diyemem” adlı öykülerle Batman’ın kısa tarihini anlatan eserimde kendimce küçük de olsa bir vefa örneği göstermiştim.

Kara altın kokusunun İluh’un topraklarına yayılmaya başladığı o küçük köy hızla büyümeye başladığında; ilk Belediye Başkanlığına 1955 yılında seçilen isim Sait Ramanlı idi.

İki dönem görev yaptığında merhum Ramanlı yakasını 1960 darbesi ile 1970 muhtırasından kurtaramamıştı.

Demokrasinin kesintilere uğradığı o yıllarda; ilk Belediye Başkanı Sait Ramanlı, ondan sonra da oğlu Avukat Mustafa Ramanlı da 49’lar davasında yargılanmıştı.

Köyden büyük bir kasabaya geçiş yapan, büyüyen İluh’u daha iyi bir yere getirmeye çalışan baba ile oğlun yarım asır sonra yarım milyonu geçen bu şehirde adlarının bir bulvarda ya da bir güzergâhta görülmemesi vefasızlığa en büyük örnek değil midir?

Batman’ın cadde ve sokaklarının tümünü gezip, ne ilk Belediye Başkanı Sait Ramanlı ne de sonrasında görevi devralan oğlu Mustafa Ramanlı’nın adını görmezsiniz.

Bir de 1990’da Batman’ın il olmasında büyük emeği geçen Belediye eski Başkanı merhum Ataullah Hamidi’nin ismi…

Yine 1984’te Batman’ın Siirt’e bağlı olduğu yıllarda milletvekilliği yapan merhum Aydın Baran’ın da daha nicelerinin ismi şimdiye kadar bu şehrin bir güzergâh ya da sokağında yok.

Evet, neden “vefasızlık” yazısını yazdık diye soranlar olabilir.

Buna da bir açıklık getirelim isterseniz…

NEDEN ESKİLER UNUTULUYOR?

1930’lu yılların ortaları ile 40’lı yıllarda da siyah altının peşine düşen ülkenin ilk yüksek petrol mühendislerinin isimlerinin olmaması, petrolün başkenti için ne kadar ciddi bir eksikliktir, bunu daha önce de dile getirmiştik.

Bunlar sadece eski siyasetçiler için değil, diğer meslek alanları için de geçerlidir.

Geçenlerde Ankara’da evine konuk olduğumuz Batman Lisesi’nin efsane müdürü Gülpaşa Sezer de biraz da serzenişte bulunuyordu bize;

“Yaşım 86’ya geldi. Batman’da görev yaptığımda kendimi adeta cennetin bir köşesindeymiş gibi hissetmiştim. Acı, tatlı anılarım var orada. Batman’ı hiç unutur muyum? Hayattayken Batman’da görmek istediğim tek şey var; o da adı şimdilerde Sanat Sokağı olarak bilinen güzergâhın bir kısmına ismimin verilmesidir. Görürüm, görmem bir şey diyemem ama adımın belki de orada yaşatılması için çaba gösterenlere ömür boyu minnettar olacağım.”

Gülpaşa Hoca’nın Batman’ın eğitiminde mihenk taşı olduğunu belirtelim ve Sanat Sokağı’na mutlaka adının verilmesi gerekmektedir.

Eğitimde bir çınar olan Gülpaşa Sezer gibi yine Batmanlı fedakâr eğitimci Mehmet Ertuğrul ile 1980 darbesinde Batman Kaymakamlığı yapan Hayrullah Yıldız’dan da benzer serzenişleri duymuştuk.

Bu şehrin dününe tanıklık eden ve birçok sorunu yaşayan geçmişteki yöneticiler hayattayken görmek istedikleri tek şey var; o da adlarının şehrin bir güzergâhı ya da cadde-sokağına verilmesidir.

80 yıllık bir şehiriz ama dünü de unutan bir şehiriz ne yazık ki.

Bu şehrin değerlerinin hakkını teslim etme zamanının geldiğine inanıyoruz ve artık bir zorunluluktur.

ONLAR UNUTULMAZ İSİMLERDİR

Bu şehir büyüdükçe bazı değerlerimizi de bir bir kaybediyoruz.

Evet, bu şehrin bazı cadde ve sokaklarında ya da eğitim yuvalarının üzerinde farklı isimleri gördükçe düşünüp duruyorsunuz.

“Bu şehrin emektarlarının adları hiç mi eğitim yuvalarına ya da cadde ve güzergâhlarına verilmeyecek?” diye kendi kendinizi sorguluyorsunuz.

Batman’ın iş dünyasında da bazı isimler unutulmamalı.

Bakın iş insanı Necat Nasıroğlu’nun adının; yıllar sonra bir çevre yoluna verilmesi birçok kesimden takdir toplamıştı.

Bu şehrin hafızası konumundaki Batman Çağdaş’ın 43 yıllık sararan arşivini kurcaladığınızda “kimler gelip, geçmiş bu şehirden” deyip film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor sararan gazete sayfalarında…

İnsanın büyüdüğü ve bir ömür verdiği bir şehirde ismini yaşatacak bir cadde-güzergâh ya da eğitim yuvasına adının verilmemesi ne kadar düşündürücüdür değil mi?

1955’te Batman’ın ilk Belediye Başkanı Sait Ramanlı’nın isminin bu şehrin bir caddesinde olmaması aslında vefasızlığın belki de en büyüğüdür.

Bu şehrin bir zamanlar lokomotifi olan TPAO’nun ilk Bölge Müdürü Suat Çalışlar ile yılları bu topraklarda geçen Mehmet Yamaç’ın adının Site Mahallesinde küçük bir cadde ya da sokağında olmaması sizce kimin ayıbıdır?

36 yıl önce Batman 'il' oldu.

Sadece il oluşunda büyük emeği olan Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ismini kentin kalbi konumundaki güzergâhta yaşatmak belki de gösterdiğimiz tek vefa örneğidir.

Yukarıda isimlerini yazdığımız ve daha nicelerinin isimlerini bu şehrin sokak, cadde ve birçok yerinde yaşatmak bizim boyun borcumuz olmalıdır.

Umarız bu yazımız, yetkililere son hatırlatma olur.