SEÇİM BİTTİ ŞİMDİ İŞ ZAMANI

Abone Ol


7 Haziran seçimleri sonucunda vatandaş parlamentoyu mevcut koşullar içerisinde herkesin temsilliyetini sağlayabileceği bir duruma getirdi. Ülkeyi idare etme ve birlikte çalışma kudretinin seçilen parlamenterlerde olup olmadığını test etmek için beklemeye başladı.

Siyaset eğer barışçıl yöntemlerle, uzlaşı sağlama ve çözüm bulma sanatı ise şimdi siyasilerden beklenti mevcut tablodan en iyi yönetimi çıkarmalarıdır.

Lakin bundan önce bizim vatandaşlar olarak, hemşeriler olarak üzerimize düşen bir görev var.

KUTLAMA SEVİÇLERİ ACIYA DÖNÜŞMEMELİ

7 Haziran seçimlerinde HDP (Halkların Demokrasi Partisi) Kürt siyaseti adına seçimlere katıldı ve beklentilerin üzerinde bir oy alarak (%13) parlamentoya en az 80 milletvekili göndermeyi başaran bir parti oldu. Bu sadece Kürtlerin kendi kimlikleri ile temsilliyeti anlamına gelmiyor. Bu durum aynı zamanda Türkiye’de dışlanmış kesimlerin de kendilerini temsil etme olanağını doğurdu. Gerek kadın temsilliyeti gerek farklılıkların temsilliyete konusunda önemli bir adım atıldı. Her şeyden öte, ülkenin yönetim sisteminin değiştirilmesi çabalarına bir nokta konuldu bunlar önemli ve sevindirici konular.

Bu başarıdan dolaylı  günlerdir kutlamalar düzenlenmekte vatandaşlar alanlara,caddelere,sokaklara çıkarak sevinçleri dile getirmektedirler.Bunlar elbette hak edilen sevinçler.Sürekli acılar yaşamaya mahkum edilmiş olan vatandaşların siyasetteki başarılarla sevinmesi ve demokratik haklarını kullanmaları zaten teşvik edilen ve önerilen yöntemdir.

Lakin!

Kutlama ve sevinç gösterileri bazen dozunu aşan hareketlere neden oluyor ve vatandaşlarımıza zarar veriyor. Gösteriler sırasında oluşturulan konvoylardaki trafik kazaları, patlatılan maytap, kurusıkı ve diğer patlayıcıların sesleri ve etkileri nedeniyle birçok vatandaşımız yaralanmakta, rahatsız olmaktadır.

Sevinç hakkımıza sahip çıktığımız gibi vatandaşları rahatsız etmeme gibi bir sorumluluğumuzun olduğunu da hatırdan çıkarmamak gerekmektedir. Seçim akşamı meydana gelen sevinçleri anlamak mümkün. Ertesi gün yapılan resmi kutlamaları da anlamak mümkün ancak bundan sonra artık başarıyı tadında kutlamak gerektiğini, kimseyi rahatsız etmemek gerektiğini ve normal duruma dönülmesi gerektiğini de herkes sorumluluğunun bir gereği olarak bilmeli ve yerine getirmelidir.

Eğer bu kutlamalar ve sevinç nedeniyle tek bir hemşerimiz bile zarar görürse emin olun ki karda değil zararda oluruz. Buna ne hakkımız var ne de yetkimiz.

HERKES İŞİNE GÜCÜNE

Malum bu mevsim emekçi kesimler için iş güç zamanı. Buna rağmen binlerce insanımız işini gücünü bırakarak sorumluluğunun ve vatandaşlılığının bir gereği olarak gelip oyunu kullandı. Bu iş için yüzlerce kilometrelik yol kat edenler oldu. Öğrenciler sınavlarını bırakarak oy kullanmaya geldiler. Herkes görevini yerine getirdi ve kazanmanın gururu ile seviniyor.

Bu görev tamamlandığına göre ve kutlamalar da yapıldığına göre artık hepimiz evimize, okulumuza, tarlamıza velhasıl işimize gücümüze geri dönmeli ve bundan sonraki görevi ve yapılması gerekenleri seçtiğimiz vekillere bırakmalıyız. Resmi sonuçlar açıklandıktan sonra zaten seçilen vekiller meclise gidecek ve verdiğimiz vekâletin gereği olarak görevlerini yerine getirmeye çalışacaklar. Bu durum gerçekleşinceye kadar da bizim işimize gücümüze geri dönmemiz ve zaten zor koşullarda kazandığımız ekmeğimiz için çalışmaya devam etmemiz daha yararlı bir adım olacaktır.

DEMOKRATİK BAŞARI

Bu seçim birçok açıdan değerlendirilecek bir seçim olacak.

Kürtlerin yaşam alanlarında sağladıkları birliktelik için

Türkiye halkları ile sağladıkları koalisyon için

Ezilin sol ve diğer kesimlerle sağlanan ilerleme için

Parlamentoya gönderdikleri milletvekili sayısı açısından

Ortadoğu ve dünyaya gösterilen demokratik örnek için

Sistemle sağlanan entegrasyon için

İnançla mücadele edildiğinde sağlanabilecek başarı için

Sisteme sahip çıkma gayretleri açısından

Barış dilinin sağladığı güven açısından

Tarihsel geçmişe duyulan güven açısından

Demokratik yöntemlerle de hak arayışının artık gösterilebileceğini göstermesi açısından bol bol tartışılacaktır.

Bu nedenle sevinmek hakkımız ancak işi tadında bırakmak ve kimsenin zarar görmesini engellemek de temel görevimizdir. Bu nedenle evli evine, köylü köyüne diyoruz. Bundan sonra işi seçilmişlere bırakmanın daha doğru olacağını bilmemiz ve ona göre davranmamız yurttaşlarımız için daha hayırlı olacaktır. Nice sevinçli günlere…