“Batman’da alt solunum enfeksiyonları çok yüksek”

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cenap Erkan Karakut, hava kirliliği nedeniyle görülen hastalıklara dikkat çekti:

07 Ocak 2014 Salı 19:13
2435 Okunma
“Batman’da alt solunum  enfeksiyonları çok yüksek”



** Yaklaşık 2.5 yıldır Batman’da görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cenap Erkan Karakut, Batman’da sık görülen çocuk hastalıkları ile bebeklik ve çocukluk döneminde dikkat edilecek hususları Çağdaş’a anlattı. Karakurt: “Hava kirliliği nedeniyle Batman’da alt solunum rahatsızlıkları oldukça yüksek seviyede” dedi.


BEBEK VE ÇOCUKLARA DİKKAT
Yaz-kış hava kirliliğinin ciddi sorun haline geldiği Batman’da yetişkinlerin yanı sıra bebek ve çocuklarda görülen alt solunum hastalıkları da dikkat çekiyor. 2.5 Yıldır Batman Medikalpark Hastanesi’nde görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cenap Erkan Karakut solunum rahatsızlıklarından, sık görülen vakalara, yeni doğanlardan, çocuklara ve merak edilen diğer soruları yanıtladı.


- Batman’da sık görülen çocuk hastalıklarını önemine göre sıralar mısınız?

Üst solunum yolu dediğimiz faranjit, bademcik iltihabı, kulak iltibahı, laranjit dediğimiz hastalık grubu. Birçok il’de oransal olarak 85-90’a tekabül eder. Bu durum tabi ki Batman için de geçerli. Ancak ilginç olan alt solunum enfeksiyonu dediğimiz bronşiolit, bronşit gibi alt solunum enfeksiyonları yüksek görülüyor. Özellikle tekrarlayan bronşiolit tablosuyla sık sık hastaneye başvuranlar fazla. Kayseri ve Konya’da da görev yaptım. Ancak ilk kez Batman gibi bir yerde bronşoel spazm atağıyla karşılaştım. Şikayetler genelde solunum sıkıntısı, inleme ve hırıltıdır. Yüzde 90’ı bu şekildedir. Şahsi kanaatim mevsimsel şartlarda görülse bile kış mevsimlerinde bunun sıklığı fazla. Nedenini ise hava kirliliğine bağlıyorum. Batman’da çok tozlu ve çöl iklimi var. Ne yazık ki kentteki birçok binada hava filtresi yok. Ağaç popilasyonu da çok az. Bir ağaç üç kilo toz emer derler. Batman’da da parmakla sayılı ağaç var. Sanayileşmenin de getirdiği bir takım kirlilikler de söz konusu. Son dönemde doğalgaza geçilmesi bir nebze olsun iyi oldu. Kükürt ve partikül oranına bakıldığında hava kirliliğinin ciddi boyutları görülür. Bunlar için tedbir almalıyız. Evlerde çamaşır suyu kullanmayın. Solunum yollarında ödem yapar. Özellikle yanlış kullandığında ölüme kadar yol açıyor. Ayrıca evde sigara içilmemesi gerekiyor. Orta kulak iltihapları, astım atakları sigarayla tetikleniyor. Bir de parfümeri. Özellikle kalitesiz parfümler alt solunum yollarını etkiliyor. Nemli ve rutübetli ortamlar ve beslenememe de bu hastalıkları tetikliyor.


EYLÜL’DE BİLE İSHAL VAKASI GÖRÜLDÜ”

Batman’da ishal vakaları da çok fazla. Ancak ilginç olan Eylül sonunda görülmesi. Bu vakaların yüzde 30’u rota virus enfeksiyonuydu. Rota virüsü grip gibidir. Su kaybettirerek ölüme neden olan bir virüstür. Eski dönemlerde serum olmadığından karbonatla tedavi yöntemleri uygulanırdı. Rota virüsü bulaştırıcı bir mikroptur. İçme suyundan kaynaklanır. İnsanın çok olduğu yerlerde daha sık görülür.


GELİŞİM VE ATEŞLENME VAKALARI…

Büyüme-gelişme gerilikleri de Batman’da önemli noktada. 5 yaş öncesinde bu şikayetlerle daha sık karşılaşıyoruz. Ayrıca ateş vakaları da çok geliyor. İki yaş altı en fazla gelen grup. Çocukluk grubu için 12 yaş grubu da yüzde 95 oranında. Aileler haklı olarak nöbet geçirebileceğini düşünden geliyorlar.


- ABD’de 4 yaş altı çocuklar için öksürük şurubu verilmiyor. Biz de ise durum tam tersi. Bunu durumu neye bağlıyorsunuz?

Aslında öksürüğün sebebini bulmak önemli. Öksürük, vücudun savunma mekanizmalarından biridir. Alt solunum yoluna nüfuz etmek isteyen mikrop, salgı, balgam atılması için bir reflekstir. Bunu yok etmek mantıklı olmayabilir. Ancak işin erbabı, uzmanı, hastayı iyi takip ediyorsa uygun ilacı verebilir. Öksürüğün nedenini bulmak çok önemli. Öksürük bir sonuç olduğundan sebebini bulmak gerek.


- Son dönemlerde anne sütü yetersizliği gündemde. Annelere ne öneriyorsunuz?

Yanlış uygulamalarla anne sütü kesiliyor. Bebekleri sık sık emzirmeleri gerekiyor. Ağladıkça beslenmeli. Anneler bol sıvı almalı. Bebekle ilgili emmesinde bir bozulma, morarma veya sararma olursa hiç beklenmeden acile bile gitmeden uzman hekime başvurulmalı. Eğer bebek emiyorsa, kakasını ve idrarını yapıyorsa sağlıklı demektir. Muhtemelen bebekler açtılkan ötürü çok ağlar. Özellikle sezeryanlı doğumdan sonra daha çok şikayetler alıyoruz. Vücut kendine geç geldiğinden sütün kalitesi de azalıyor. Mamanın daha çok zor durumlarda kullanmasını tavsiye ediyoruz.


DÜNYA TIBBI 24 AYA KADAR EMZİRİN DİYOR”

Anne sütü tek başına 6. aya kadar bebeği doyuracak özelliğe sahiptir. Anneler sütünün miktarını bilmelidir. Çocuk çok kaka yapıyorsa, geyiriyorsa, kilosu da iyise çocuğun iyi doğduğuna bir işaretidir. Dünya tıbbı şu anda diyor ki 24 aya kadar anne sütü verilmeli. Artık Türkiye’de de bu uygulanmaya başlandı. Hem yapısal hemde psikolojik olarak bu durum bilim adamları tarafından kanıtlanmıştır.


ÖNCELİK ANNE SÜTÜDÜR”

Çocuğun potansiyeline göre anne sütü mü ek gıda mı bunu zaman gösteriyor. Ama öncelik anne sütüdür. Çocuk ek gıdaya düzenli geçemezse gelişim geriliği gibi sıkıntılar oluyor. 12. Aydan sonra da anne sütü çok önemli. Çocuğun ruhsal, psikomotor, sosyal gelişimi gibi bir takım psiyatri rahatsızlıklarının azaldığını kanıtlamış bilim adamları.


- Bebeklere emzik öneriyor musunuz?

Hiçbir bebeğe emzik tavsiye etmem. Çocuğu kandırmış ve oyalamış oluyoruz. Çocuğun belki bir derdi var ama ağzına emziği tıkıyoruz, zaman kaybediyoruz. Belki o ağlamalar bir hastalığın belirtisi. Bu açıdan uygun görmüyorum. İleri yaşantılarda da sorun oluyor. 5 yaşına gelen çocukta emzik görüyorum. Bağımlılık yaratıyor, diş hastalıkları, çene kapama bozulmasına da neden oluyor emzik. Bununla birlikte biberon da önermiyoruz. Bir kısmı gaz üretiyor. Karın ağrıları ve sancılara neden oluyor. Ayrıca temizlik ve hijyen sıkıntıları da oluyor. Biberonu tavsiye etmiyoruz. Daha çok mamanın kaşık ve fincanla verilmesini istiyoruz. Biberon kulanan çocuklarda orta kulak iltihabı da sık görülüyor. Çocuk sırt üstü yatıyor ve iltihaba neden oluyor.


YÜRÜTEÇ TEHLİKELİ”

Tehlikeli bir alet olduğundan yürüteci de önermiyorum. Çocukta yürüme bozukluklarına neden olabiliyor. Parmak ucunda yürüme gibi. Özellikle 6. ayla beraber, 8. ay öncesinde çocuğun kalça kemeri, bacak kasları tam olarak gelişmediğinden oturmayı bile 6 ve 8. ayda kavrayabiliyor. Bu nedenle bebeğe eziyet veren bir durumdur. Bebek tek başına ayakları üzerinde durmamalı. Bacakları üzerine yüklenmemeli. Çünkü insan organizasması öyle yaratılmamış, Yaratılsaydı herkes 6. ayda yürümeye başlardı.


- Erkek bebeklerde sünnet de aileleri telaşlandıran bir durum. Sünnet için hangi ayları öneriyorsunuz?

Bebek doğar doğmaz sünnet telaşı yaşanıyor. Bu telaşa gerek yok. İlk 30 gün çok önemli. ‘40’ çıkmadan göstermeyin, ziyaret etmeyin’ deniyor. Bunun sebebi çocuğun hijyenik şartlarının korunması içindir. 40 önemlidir. Çünkü 40’ından önce görülen hastalıklar farklıdır. 40 öncesi öldürücü ve yok edicidir. Sonrası ise kurtarıcıdır. Sünnet için en erken 40’ı çıkınca ve 18 aydan öncesini öneriyoruz. 18 ay ile 6 yaş arasında sünnet önerilmez. Nedeni de psikolojik sebeplerden kaynaklanıyor. Sünneti en iyi bilen üroloji ve çocuk cerrahlarıdır. Tecrübeli ve uzman hekim olması önemli. Sünnetin iyi yapılmadığı vakaları sık gördüğümüzden iyi bir hekim seçilmeli.


ÇOCUKLARDA KANSIZLIK…

Demir eksikliğinin (kansızlık) yüzde 70’i tesadüfen fark ediliyor. Halsizlik, solgunluk ve aşırı terleme belirtileridir. Batman’da gördüğümüz anemi önemlidir. Çünkü Batman, Akdeniz coğrafyasına komşu olan bir yer. Akdeniz anemisi, talasemi denilen minör, majör ve orta medyal dediğimiz alt grupları olan bir hastalıktır. Görülme popilasyonu çok yüksek olan bir yer. Anemili olan bir vaka takip edilmelidir. 6 yaşın altında çok fazla görülüyor. Kız çocuklarında biraz daha fazla görülüyor.


ATEŞ VE HAVALELER…

Ateşlenme de yine çok önemli bir durum. Ateşi olan çocuğu iç çamaşırı kalacak şekilde soymak gerek. Şurup verip de ateş düşürmek doğru değil. Sonuçta ilaç bir saatte kendini gösteriyor. Ateş düşürücü fitil uygulamada fayda var. Çocuğun koltuk altına, apış arasına ıslak pamuklar konmalı. 37-37.4 hafif ateştir. 37.5-38.5 orta ve önemli bir ateş. 38.5 sonrası yıkıcı ateştir. 39 derecede nöbet geçirmeyen çocuk, 37 derecede de nöbet geçirmez diye bir şey de yoktur. Bu durumlara dikkat edilmeli.


HAFİF MÜZİKLER RAHATLATIR

Çocuklar gürültüden uzak tutulmalı. Özellikle anne-babalar televizyon izlerken bebeği unutur. Aşırı ses nedeniyle bebekler korku ve irkilme yaşar. Bebeğin bulunduğu ortamda daha sakin ve slov müzikler bebekler için daha sağlıklıdır.  

Son Güncelleme: 07.01.2014 19:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.