RÜYALAR GERÇEK OLSA -2-… OLUMSUZU BIRAK, OLUMLUYA TAKIL!

Abone Ol

KOVİD-19 salgını sırasında, henüz başlarında bile pek çok soru takıldı aklımız.

Gündelik hayatımız sürdürmek istiyorduk.

Sorular bazen cevapsız kalıyordu?

El temizliği mendilleri ve tuvalet kağıdı markette kaldı mı?

Aldığım market ürünlerini klorakla silmeli miyim?

Parkta köpeğimi gezdirirken maske takmam gerekiyor mu?

Ne yazık ki, felaket haberlerine sürekli bakma alışkanlığıyla, bu cevap arayışı saplantılı ve verimsiz bir hale geldi.

Yararlı bilgiler edinmenize yardımcı olmak yerine, birbiri ardına gelen akıl almaz hikayeler arasında gezinirken zaman kaybettik ve bu sırada dünyada kıyamet senaryoları, komplo teorileri birbirini kovaladı.

OLUMSUZLUKLARA TAKILI KALMAK

Hepimiz, insanlar başa çıkma yeteneğimiz hakkında kendimizi daha kötü hissettik.

Kötü haberleri takılmak muhtemelen sadece merak gidermek için değil, daha fazlasıyla pompalandı diye düşünülebilir.

İnsanoğlu eskiden beri tehdide karşı güven arayışı içindedir.

Beynimiz bu şekilde programlanmıştır.

Hayatta kalmak!

İnsanlık tarihi boyunca bu programlama, insanların hayatta kalmasına yardımcı olmuştur.

Tehditleri, özellikle de yeni tehditleri fark eden bir beyin, çok geç olmadan sizi tehlikeden uzaklaştıran bir beyin.

Ancak bu korumacı eğilim, internet çağında önemini kaybetmiş gibi

İnternet ve sosyal medya çağından önce, daha siyah beyaz televizyondan önce bile, radyo başında haber ajansını dinlerdi dedem.

Bilgiye yönelik doğal arayışımız genellikle akşam haber bülteninin süresi ve sabah veya akşam gazetelerinin sayfa sayısı ile sınırlıydı.

Haberler televizyon ekranlarımıza hakim olsa bile 7/24 yayın bir gün sona eriyor ve biz de hayatımıza geri dönüyorduk.

Takılıp kalmıyorduk.

Ancak sosyal medyada işler böyle yürümüyor.

Birincisi, televizyonlarımızın aksine telefonlarımız mobildir; bu da günün veya gecenin her saatinde felaket ve karamsarlık aramamıza olanak tanır.

İkincisi, sosyal medya asla bitmez.

Sürekli yeni gönderiler ortaya çıkar ve bunların çoğu beynin aradığı şeyle doludur: yenilik ve tehlike.

Hepimiz biliyoruz ki, sosyal medya platformları davranışlarınızdan öğrenir.

Olumsuz içerik tüketirseniz, size daha fazla olumsuz içerik sunarak sonsuz bir döngü oluştururlar.

DEVAM EDECEK