Cumartesi günü düzenlenen bir törenle İlimizin tanınan ailelerinden Özdemir ailesi ve kendilerine gönül bağıyla bağlı olan dostları ile Raman aşiret mensupları Halkların Demokrasi Partisine katıldılar.
Her seçim döneminde partilere katılımların yapılması yaşadığımız gerçeklerimizden birisidir. Parti lokallerine partiye destek verenler gruplar halinde gelir ve oylarını gittikleri partiye vereceklerini herkesin önünde deklere etmiş olurlar. Bu da partinin gücünü ve aldığı desteği gösterdiği için önemli görülür. Ne kadar kalabalık toplanmış ise başarı da o kadar önemli görülür.
Lakin cumartesi günü gerçekleşen tören bu katılımlardan oldukça farklı bir katılım. Bu katılım sadece Halkların Demokrasi Partisinin potansiyelinin büyümesi, oylarının artması ve ilk gövdesel gösteriyi yapmış olmasını göstermiyor. Bu katılım aynı zamanda atılmış olan büyük bir toplumsal barış uzlaşmasının resmini gösteriyor. Çünkü bu katılım 1977-78’lerden başlayarak 1979’lu yıllarda doruğa çıkan bir çatışmanın verilen onlarca kayba rağmen sonuçta başarılı bir barışma ve uzlaşmaya varılmasının olumlu adımı olarak karşımızda duruyor. Bu katılım yıllardır süren bir düşmanlığın barış ve anlaşma ile sonuçlanmasının sevincini gösteriyor. Bu katılım sadece parti aşiret barışını sağlamıyor aynı zamanda komşu olan ailelerin barışmasını da sağladığı için de çok önemli bir adım oluyor. Atılan her adımda olduğu gibi bu büyük barışı görmek istemeyenler olabilir. Bu işten hoşlanmayanlar da olabilir. Ancak bugün eğer bu barış ortamı hazırlanmış ve bu büyük katılımla birlikte bu büyük barış ve uzlaşı sağlanmış ise ilkesel değer sahibi olan herkesin bu büyük uzlaşmanın arkasında durması gerekiyor.
BEKLENEN FOTOĞRAF
Kürt toplumunun ve Türkiye demokrasisinin en fazla ihtiyaç duyduğu olgu şüphesiz uzlaşı kültürüdür. Aidiyet kültürünün gelişmesidir. Ben yerine biz olmanın gerekliliğidir. Bu gerçekleştirilirken yapılması gereken de herkesin ortak değerler etrafında toplanabilecek olması gerçeğini kabul etmekten geçer. Toplumsal değerler sadece bir kesime ait değerler değildir. Eğer toplumda var olan diğer kesimleri uzlaşının temeli olan değerlerin dışında tutarsak o zaman o değerleri sadece bir kesimin değerlerine indirgemiş oluruz ki bu da küçülmek ve küçük kalma anlamına gelir. Kürt siyasal hareketinin çıkış zamanındaki ortam ve durum ile bugün gelinen aşamalar aynı değil. Küçük bir yapı olarak işe başlayan hareket bugün ulus olma yolunda önemli adımlar atmış legal siyasal alanda kitle ve ülke partisi olma yolunda önemli adımlar kat etmiştir. Bu durumda artık sadece bir kesimin, bir sınıfın, bir ailenin veya bir yapının partisi yerine temsil ettiği ve yanında olmak isteyen herkesin partisi olma durumundadır. Kimseyi etnik yapısı, siyasal görüşü, inancı ve sosyal yapısı yüzünden dışlamayan bir hareket haline gelmek zorundadır. Türkiye partisi olma yolunda bu kadar büyük adımlar atan bir siyasal hareketin öncelikle taraf olduğu sorunları barışçıl yöntemlerle çözüme ihtiyacı var. Kendi toplumu ve tabanı arasındaki uzlaşıyı sağlamadan daha fazla büyüme imkanı yok çünkü. İşte haftasonu gördüğümüz fotoğrafta bu uzlaşı ve barış arayışının ruhunu gördük. Kürt toplumunun vazgeçilmez gerçekliklerinin kol kola yürüyüşünü gördük ve doğrusu bu barış yürüyüşünü alkışladık başarılı gördük. Ahmet Türk, Süleyman Özdemir, Hatip Dicle, Faris Özdemir kol kola girmiş kortej halinde Halkların Demokrasi Partisinin lokaline yürüyerek birlik ve beraberlik mesajı verdiler. Bir zamanlar sınıf mücadelesinin tarafları olarak sahnede yer alanlar şimdi barışın ve kardeşliğin yol arkadaşları olarak bir çatı altında birleşmenin aktörlerine dönüştüler. Kesimler; acılarını, eziyetlerin, cefalarını kardeşlik ve barış için, toplumsal uzlaşma adına, Kürtlerin ortak çıkarları için yok sayarak sevinçte ortak olmanın yolunu seçtiler.
2013 tarihinde Batmandaki bu derin sorunun çözülmesi gerektiği ve bu çatışmaların nedenini ortaya koyup çözüme gidilmesi gerekip gerekmediği konusunda bir araştırma başlatmıştık. Özellikle Batmanda işlenen siyasal cinayetlerin nedenine inmeye çalışmıştık. Bu çalışma “Batmanda Derin Cinayetler” adı altında kitap olarak yayınlandı. Bu çalışma esnasında da anladık ki toplum olarak büyük provokasyonlarla karşı karşıya kalıyoruz ve ortak değerlerimizin yok olması için büyük çabalar gösteriliyor. Kitabı şu cümlelerle bitirmiştik: “Biz Edip Solmaz ve Mehmet Sincar cinayetleri örneklerinden yola çıkarak ortaya çıkan tabloyu gözler önüne sermeye çalıştık. Başta da belirttiğimiz gibi bizim olaya bakış tarzımız kimin haklı veya kimin haksız olduğuna veya birilerini karalayıp birilerini aklamaya yönelik değildir. Süreç içerisinde oynanan oyunların da dikkate alınması gerektiğini hatırlatmaktan ve bu yöne de dikkat çekmekten ibarettir. Eninde sonunda bir toplumsal helalleşme ile karşı karşıya kalacağımızı biliyoruz. Bugünlerin bir an önce gerçekleşmesini diliyoruz. Yanlış yapanların yanlışlarını kabul etmeleri ve haksızlığa uğrayanların da haklarını helal etmelerinin gerektiği günleri görmek dileğiyle…” (Batmanda Derin Cinayetler kitabı-Nihat Ekinci Batmane Yayınevi-Ekim 2013)
Cumartesi günü gerçekleşen Raman aşiretinin HDP’ ye katılımı töreni bu helalleşmenin sağlandığını gösteriyor. Bu büyük adımı atanları kutluyoruz. Faris Özdemir’i de bu büyük adımından ve cesaretinden dolayı, toplumsal barışa kişisel çıkarlarından daha fazla önem verdiği için kutluyoruz. Diliyoruz ki toplumumuzdaki bütün sorunlar böylesi güzel tablolarla bitsin. Bu barışa karar verenlere zaten denilecek bir şey yok onlar doğru yolda ilerlemeye devam ediyor.