ÖZLEM DUYULAN VE HASRETİ ÇEKİLEN O KÖY…

Batman’a 18 kilometre uzaklıkta İkiköprü-Aviske köyü ile komşusu Uğurca-Qorix’in yanı başından berrakça akan Garzan Çayı’na komşu sayılan diğer yerleşim birimlerinin çoğunda, 1980 darbesine kadar Ezidiler yaşardı. Batman-Siirt karayolunun sağ ve solundaki köylerde Ezidiler otururdu. O köyler şimdi, savaş platosunu andıran bir yıkım içinde…

Abone Ol

Uğurca-Qorix köyü, 40 yıl öncesine kadar Ezidilerin süt ürünlerini ürettiği örnek bir mandıraya sahipti. 1980’li Yılların sonunda un fabrikasının hizmete açılmasıyla bölge en kaliteli una kavuşmuştu. Bir köyde böylesine büyük bir yatırımın yapılmış olması gerçekten takdire şayan bir teşebbüstü.

ÖNCE TEMKİNLE, TEREDDÜTLE GELDİLER

Hüzne bürünen o köyler yeniden canlanıyor şimdi.

1980’li Yıllarda Batman, Siirt’e bağlı olduğunda bir işlem için komşu il Siirt’e gittiğimizde, İkiköprü’de akan Garzan’ın sağı ve solundaki köylerin çoğunda Ezidiler yaşardı.

Beşiri Ovası’nda Ezidi topluluğunun yaşadığı o köyler, 1980 darbesiyle birlikte istenmeyen ve yaşamlarını zorlaştıran bazı nedenlerden dolayı birer birer boşaltılmıştı.

Tanıdığımız birçok arkadaşımız, dostumuz Avrupa’nın yolunu tutmuştu.

O köylerde yaşayanların sayısı öyle bir azalmıştı ki, yalnızca topraklarından ayrılmak istemeyen ya da topraklarını koruma niyetiyle sadece birkaç yaşlı kalmıştı.

Son süreçle birlikte oluşan huzur ortamı, bu coğrafyanın sıcak insanları olan o renkli topluluğu da sarmış ve köylerine dönüş yoluna doğru harekete geçirmişti.

Önce temkinle, tereddütle geldiler ama şimdi kafile kafile geldiklerini görüyoruz artık…

Batman’ın cadde ve sokaklarında o sıcak insanlarla daha sık karşılaşabiliyoruz, onları görmek büyük bir sevinç kaynağı oluyor bizim için.

Beşiri’nin tarihi nitelikte sayılan Taharri Mahallesi, 1990’lı yıllara kadar 30-40 Ezidi haneye sahipti. Taharri, şimdilerde Beşiri’nin modern bir mahallesine dönüştü.

1990 Öncesinde istenmeyen olayların çıktığı o köy, ne yazık ki uzun yıllar kaderine terk edilmişti.

Şimdi Cumhuriyet adını alan o yerleşim biriminde halen oturan birkaç Ezidi aile kalmış.

ESKİ GÜNLERE YOLCULUK

Son 2,5 yılda Uğurca-Qorix’in çehresinin değiştiğini hep söylüyoruz, yazıyoruz.

Bir zamanlar şen olan bu köy de Taharri gibi yalnızlığa itilmişti.

Israrla ve tüm zorluklara rağmen köyü terk etmeyen sadece Tağay ailesi kalmıştı.

Son 3 yılda ise İbrahim Korkmaz ve Almanya’daki Ezidilerin “köye dönüş” kapsamındaki projeyle nasıl doğup büyüdükleri eski topraklarına dönüşün hikâyesini yazıyoruz.

Almanya’da inşaat işleriyle uğraşan İbrahim Korkmaz, yakın akrabası Mustafa, Süleyman Korkmaz ve Hüseyin Tulan, bir de eski muhtar Yusuf Tağay ile sohbet ediyordu.

Koyu sohbette tabii ki yaşlı Ezidiler de vardı.

İbrahim Korkmaz, babası Yusuf Korkmaz muhtarken, 41 yıl önce ayrıldığında henüz 6-7 yaşlarında olduğunu, annesi bize anımsatıyordu.

Korkmaz, yıllar sonra dönüş yapmalarının anlamlı olduğunu söylüyordu ve ekliyordu:

“İyi ki de köyümüze, toprağımıza döndük. Kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi burada çocuklarımıza ve gelecek kuşağa anlatacağız. Bir gün mutlaka köyümüze dönebilme umudumuz vardı ve hayalimizdi. Bunu başardık.”

Çocukluk ve gençlikleri Almanya’da geçen orta yaşlı gurbetçiler, topraklarına dönüşün özlemini anlatıp duruyorlardı.

Belki gurbetçilerin Z kuşağı bunun farkında değil ama onlar köye dönüşün zamanının gelip geçtiğini söylüyordu.

Yaşlı gurbetçi Ezidiler, yıllar öncesindeki anılarını anlatınca yeni jenerasyon onları pür dikkat dinliyordu:

“Nereden bakarsanız Uğurca-Qorix’in belki de en yaşlı binası 90 yıllık eğitim yuvasıydı. O eğitim yuvası, günümüzde Şengal bölgesinden gelen 5 ailenin çocuklarına kapısını açık tutmuş. Oysa 40 yıl öncesine kadar bu eğitim yuvasında Ezidi ailelerin çocukları eğitim görüyordu. Kadere bakın… 13 yıl önce Şengal bölgesinden gelen Iraklı Ezidilerin sayısı 5 binleri aşmıştı. Batman’da mültecilerin merkez kampı burasıydı. Şengal’deki Ezidilerin çoğu, son yıllarda yine Avrupa’nın yolunu tuttu ama şimdi de Ezidiler için tekrar tersine dönüş başladı. Hem de bir daha Avrupa’ya gitmemek üzere.”

Umarız, önceki gibi onları rahatsız edecek hiçbir durumla karşı karşıya kalmazlar ve kendi topraklarında huzurla yaşarlar.

KÖYLERİNDE MUTLU VE HUZURLULAR

Uğurca-Qorix’te sevinçle yaşamaya yeniden başlayan gurbetçi Ezidilerin dönüş sonrası yaptıkları modern evler, görülmeye değer.

Kendi imkânlarıyla inanılmazı başarmışlar.

Birkaç yıl öncesine kadar kuş uçmaz, kervan geçmez o köyün şimdilerde çehresi çok değişti.

Viraneye dönen yıkık dökük kerpiç evlerin yerini modern yapılar almış.

Hiçbir masraftan kaçınmayan gurbetçileri düşündüren tek eksiklik, bazı altyapı sorunları.

Önceki gün Uğurca’nın son görüntüsünü kameramızda dondururken temeli atılan 2-3 konutun inşası sürüyordu.

2,5 yılda Uğurca’da yapılan yeni konut sayısı, restorasyonu yapılan evlerle birlikte 20’yi aşmış.

Köye dönüş projesinde büyük emeği olan İbrahim Korkmaz’ı düşündüren tek sorun ise bazı altyapı eksikliklerinin henüz tamamlanmamasıydı.

Almanya’daki orta yaşlı gurbetçiler, birçok soruna katlanıyor ama çocukları ve gençlerinin köyde oturabilecekleri ne bir dinlenme tesisi ne de bir sosyal donatı var.

Köyün çevresinde akan kaynak suyunun etrafının bir an önce elden geçirilip ıslah edilmesini isteyen Korkmaz, bakın ne mesaj veriyordu:

“Eğitim-öğretimlerini Almanya’da sürdüren çocuklarımızı da getirmek istiyoruz ama ne yazık ki onları köyde tutacak ve cezbedebilecek ne bir yeşil alan, ne bir park ne de bir sosyal donatı alanı yok. Bu eksiklikleri de giderirsek birçok yakınımız daha köye geri dönmek ister. Biz umutluyuz. Gelecekte gözlerimiz daha güzel günler görecek. Buradaki güzel ortam, gurbetçileri geri getirmeye devam edecek. Yeter ki bazı sorunlar giderilsin. Köyümüzde şu an huzur var. Bu ortamdan memnunuz. Emekli olan gurbetçilerin çoğu ömrünü toprağında geçirmek istiyor.”

Korkmaz’ın bu açıklaması karşısında tuhaf bir duyguya kapıldığımızı itiraf etmek isteriz, çünkü Avrupa’nın olanaklarına karşılık köylerine dönmeyi istemeleri ve yeni jenerasyonu da dönmeye teşvik etmeye çalışmaları, topraklarına addettikleri değerin büyüklüğünü gösteriyor.

Onları dinlerken, bizlerin kendi toprağımızı aynı güçlü duygularla yeterince sahiplenmiyor olmamıza hayıflandık ve mahcubiyet hissettik.

Özetle; Beşiri-Uğurca-Qorix, Batman Ovası’nın örnek köylerinden biri olmaya aday.

Onların kendi topraklarında huzur içinde, mutlu yaşamlarını sağlamak hepimizin görevidir.

Çünkü onların yokluğuyla hep eksik kalmıştık.

Onlar olmadan hep eksik kalacağımızın bilinmesini isteriz.