Uzun bir tatil dönemindeyiz.
Tercihimizi yapmalıyız.
Ya yürüyeceğiz ya da oturup ekranlara takılacağız.
Yürüyüşün önemini bilmeyen yoktur.
İki ayak üstünde dik yürümeye başladı insan.
Eski karanlık çağlarda hayatta kalmak ile ölmek bıçak sırtı gibiydi.
Avcı toplayıcı dönenleri, insan denen varlık yiyecek bulmak için daha uzak mesafelere gitmelerini sağlayan bedensel özelliklere sahip olmaya evrildi.
Kavisli ayaklar, bükülebilen dizler, ince bel, uzun omurga ve esnek vücutla yürüdü ve koştu.
Yürümenin insan gelişimindeki rolü çok büyüktür.
Belki de insanıdiğer canlılardan ayıran en önemli nokta.
Bu eşsiz yetenek, elleri sayısız imkan sağladı.
Bunlar arasında; taşıma, alet yapımı, karmaşık el becerileri.
Aslında, bugünün modern teknolojisine giden yolun köşe taşları ellerin eseridir.
Alet yapan eller.
Yürümek bizi insan yapar.
Yeryüzündeki milyonlarca tür arasında, bizim gibi iki ayak üzerinde uzun mesafeler kat edebilen çok az canlı vardır.
İnsan bilimciler ilk insanları
"sürekli hareket halindeki toplumlar" olarak adlandırıyor.
Tahminler, atalarımızın günde 15.000 ila
20.000 adım attığını gösteriyor.
Sonra Sanayi Devrimi dönemi geldi çattı.
Arabalar, yürüyen merdivenler, masa başı işler…
Yürüyüş günlük hayattan nerdeyse
sistematik olarak ortadan kalktı.
İnsanoğlu hareket etmezse
vücudunun dengesi bozulur.
Hareket hali besin maddesi gibidir.
Yeterince almazsak, hastalık baş gösterir.
Hareket demek adım atmak, yürümek demek.
Bu da bizi adım sayısı tartışmalarına getiriyor.
İdeal günlük adım sayısı kaç olmalı?
Atalarımız, günümüzdeki gibi kalp hastalığı ve
diyabetten kaçınmak için
günde 20.000 adım atmıyorlardı.
Onlar, o gün açlıktan ölmemek için yürüyorlardı.
Sağlık faydaların çoğunu elde etmek için
atalarımızla birebir aynı olmamız gerekmiyor.
Bilim insanları adım sayısıile
sağlıkilişkisini incelediklerinde
genellikle 7.000 ile 10.000 arasında bir adım sayısının
erken ölüm riskini önemli ölçüde azalttığını belirtiyorlar.
Gençken, günde 2.000 adım atsanız da
20.000 adım atsanız da ölüm riskiniz düşüktür.
Ama gençken yürümenin,
ileride çok erken ölmemek için
şimdiden yürüyüş alışkanlığı edinmenin
önemi olarak görmeli.
Mesela;40 yaşından beri günde 10.000 adım atıyorsanız,
70 yaşında da günde 10.000 adım atmak daha kolaydır.
Ayrıca, 40 yaşındayken hareketsiz kalırsak,
75 yaşında ölümümüze neden olan
bazı hastalıkların yavaş yavaş gelişmeye başlaması muhtemeldir.
Çalışmalar günde 12.000 adım atmanın
riskimizi en çok azalttığımız nokta olduğunu ortaya koydu.
Yürüyüş hem iyi sağlığın bir göstergesi
hem de bir nedenidir.
Hangisinin önce geldiğini bilmek zor.
Ama çok da önemli değil; çözüm aynı.
GÜNLÜK YÜRÜYÜŞLER
Neden düzenli olarak her gün yürüyüş yapmalısınız?
Günlük hayatta fırından ekmek almak,
AVM mağazalarının koridorlarında dolaşmak gibi
yavaş yavaş hareket ederek 7.000 adım atmak iyidir.
Ancak bu, düzenli bir yürüyüşle
aynı adımları atmakla aynı olmayabilir.
Yürümeyi inceleyen araştırmacılar
genellikle dakikada atılan adım sayısını,
yani adım hızını önemini dikkat çekerler.
Daha hızlı adımların (mesela dakikada 100 veya
daha fazla) daha yavaş adımlara kıyasla
ek faydalar sağladığını söylerler.
Yani, genel olarak daha fazla hareket etmek önemli,
ancak bu adımların bazılarında
tempolu hareket etmek etkiyi artırabilir.
Her adım aynı değildir.
10.000 adımı tempolu bir şekilde atmakla,
evde yavaş yavaş yürüyerek atmak arasında
sağlığınız üzerindeki etkileri açısından
büyük farklar vardır.
10.000 adım atmakta zorlanan insanlar için
bu bilgi rahatlatıcıdır.
10.000 adıma ulaşmak için
günde 1,5 ila 2 saat yürümeniz gerekir.
Bu yüzden eğer bunu başaramıyorsanız,
otoparkta hızlı yürümek, arabayı uzağa park etmek veya
merdivenleri hızla çıkmak gibi kısa, tempolu egzersizler yapın.
Bunların sağlığınız üzerinde gerçekten büyük etkisi vardır.
Tecrübeyle sabittir;düzenli olarak yürüyüş yaptığımızda
daha hızlı yürüme eğiliminde oluyoruz.
Bu yüzden her gün makul bir tempoda yürüyüş yapın.
Olimpiyat koşucusu olmanıza gerek yok.
Dakikada yüz adım, çoğu yetişkin için "orta" bir tempo olarak kabul edilir.
Bu yaklaşık olarak 1,5 kilometreyi 20 dakikada koşmaya denk gelir.
YÜRÜYÜŞ RUHA İYİ GELİR
Eğer düzenli bir yürüyüşe çıkamayacağınızı düşünüyorsanız,
telefon ekran sürenizi kontrol etmenizi öneririm.
Alışkanlık haline gelen uygulamalarda
geçirdiğiniz dakika sayısına dehşetle bakın.
İnanmayacaksınız ekranda geçirdiğiniz süreyi.
Yürüyüş,ruh halimiz üzerinde de etkilidir.
Araştırmalara göre, dışarıda yürüyüş yaparsak,
zihinsel sağlığımız için daha da fazla fayda elde ediyoruz.
Yürüyüş antidepresan gibidir derler.
O nedenle yürümek ruhumuza iyi gelir.
Tarihten örnekler verecek olursak;
Darwin, evinin dışındaki, günümüzde
"Darwin'in düşünme yolu" olarak adlandırılan
bir güzergahta yürüyüş yaparken
doğal seçilim hakkındaki fikirlerini geliştirdi ve keskinleştirdi.
Filozof Jean-Jacques Rousseau,
oturmanın düşüncelerini engellediğini ve
"Zihnimi harekete geçirmek için
bedenimin hareket halinde olması gerekiyor" demiştir.
Nietzsche her gün bir not defteriyle yürüyüş yapardı ve
şöyle derdi: "Gerçekten büyük tüm düşünceler
yürüyüş yoluyla ortaya çıkar."
Emerson ve Thoreau, felsefelerini
İngiltere ormanlarında dolaşarak geliştiren
"yürüyerek düşünen" kişilerdi.
Virginia Woolf, yazma becerilerini geliştirmek için yürüyüş yapardı.
Daha yakın zamanlarda, Steve Jobs bir konuda tıkandığı her an
yürüyüşe çıkardı ve bu da ona
en yenilikçi Apple ürünlerini geliştirmesine yol açtı.
Yürümenin düşünme yeteneğini
nasıl geliştirdiğine dair birkaç teori var:
Görünüşe göre, yaratıcı düşünmeyle ilgili beyin bölgelerine
kan akışını ve bağlantıyı artırıyor.
Dijital dikkat dağıtıcı unsurlardan uzaklaşmanızı sağlayarak
zihninizin özgürce dolaşmasına olanak tanır.
Fikirler genellikle hiçbir şey onları bölmediğinde bir araya gelir.
Eski çağlara gidelim bir an
insanlar her zaman hareket halindeyken- hayatta kalmak için
yaratıcı çözümler üretmek zorunda.
"Yiyecek ararken fiziksel olarak aktifsiniz,
ama aynı zamanda bilişsel olarak da aktifsinizdir.
Yazılanları toparlarsak;
Sık sık yürüyün. Uzun mesafeler yürüyün.
Bugün yürüyün. Yarın yürüyün.
Güneşli ve yağmurlu, soğuk ve
sıcak havalarda dışarıda yürüyün.
Yalnız veya biriyle yürüyün.
Gerçekten yürümek istediğiniz gibi yürüyün.
Yeter ki yürüyün!