Onu, o sohbetlerinin sıcaklığıyla anacağız

Abone Ol

Gecenin geç bir vakti ya da sabahın erken saatlerinde gelen telefonlar hep tedirginlik yaratır bende. Önceki gün sabah da öyle oldu. Arkadaşım, fotoğraf sanatçısı İrfan Tapan’ın sabah erken saatinde aramasını görünce, ortak dostumuz ve arkadaşımız ayakkabı tamir ustası Salih Bayar ile ilgili kötü bir haber vereceğini hissettim ve korktuğum başıma geldi…

Salih Bayar aslen Midyat-Estelliydi ama 1958 yılında TPAO’nun Garzan sahasında dünyaya gelmişti. Babası TPAO’nun eski çalışanlarındandı. Salih’in çocukluğu da TPAO’nun eski Garzan kampında geçmişti. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Batman’da tamamlayan Bayar, kısa bir dönem Batman dışına çıktıysa da son 30 yıldır Batman’ın tanınan ayakkabı tamir ustalarından biriydi…

BABA MESLEĞİNE DÖNÜŞ YAPMIŞTI

Üstüne Batman’ın kokusu sinen değerli bir emektarımızı, arkadaşımızı kaybetmenin acısını yaşıyoruz.

Ki ustaları diğer esnaflardan ayıran en büyük özellikleri, meslekleriyle insan hayatının bir parçasına dokunmuş olmalarıdır.

Bir konfeksiyona veya alışveriş yapacağınız herhangi bir yere gittiğinizde güler yüzle karşılanır, alışverişinizi yapar ve ayrılırsınız oradan ama ustalarla sohbet edersiniz.

İşte bu özellikleridir onları diğer ticaret erbabından ayıran.

Herkesin Salih Bayar Usta’yı o sohbetlerin sıcaklığıyla anacağından eminiz.

Salih Bayar, 50 yıla yakındır ayakkabı tamir ustasıydı.

Batman’da çocukluk yıllarında eski terzilerden Muhip Usta’nın yanında bir süre çalışmıştı.

Ama onun bir gözü de Garzan kampında yıllar önce TPAO’nun o dönemler açtığı ayakkabı tamir atölyesinde çalışan babasının mesleğindeydi.

1980’li yılların sonunda ayakkabı tamir işlerine dönüş yapmıştı.

Konya-Seydişehir ve Antalya’da baba mesleğini sürdürmüştü ama onun hayali bir gün memleketi Batman’da ayakkabı tamir atölyesini açmaktı.

Batman’da bu sektörde çalışan ustalar var ama son 30 yıldır işini bu kadar seven bir ustaya rastlamadım.

ESKİ ARKADAŞLAR ARASINDAKİ DOSTLUK

Bizden birkaç yaş büyüktü.

Salih Usta’nın mesleğine olan sevgisini ve bağlılığını her zaman takdir ettim ve onun mesleğine sadakatini birçok kez de Batman Çağdaş’ta haber yaptım.

Dini bayram arifelerinde sohbet ettiğimiz Salih Bayar Usta, haftalarca hatta aylarca imalathanesinden alınmayan ayakkabıları gördüğü dar gelirlilere de ücretsiz verirdi.

Babasından aldığı geleneği büyük çocuğu Bilal’e de aşılatmak için onu yanına getirmişti.

Salih Bayar’ın yakın arkadaşları Muhittin Arık, İrfan Tapan, Kadir Çelik, Zeki Kavas ve Ahmet Keskin onu atölyesinde yalnız bırakmazdı.

Yaklaşık 2 aydır Antalya’da tedavi gören Bayar Usta’nın imalathanesini gönüllü olarak açık tutan arkadaşları Arık, Tapan, Çelik ve Keskin onu aratmazlardı.

Hatta geçenlerde yine Çağdaş’ta eski arkadaşlıkların birbirine ne kadar bağlı olduğunu yansıtan bir haberi de “Böyle dayanışma alkışlanır” diye değerlendirmiştik.

Salih Usta’nın gençliği Yeni Mahalle, Kısmet ve Çarşı’nın kesiştiği bölgede geçmişti.

Ortaokulu okuduğu Site’deki günleri hep anlatır dururdu.

Mezun olduğu Batman Lisesi’nde de zor dönemde nasıl diploma aldıklarını da anlatıp dururdu bize.

BATMAN’IN EMEKTARIYDI

Üç çocuk babası 66 yaşındaki Salih Bayar Usta, Antalya ve Konya-Seydişehir’den sonra geldiği memleketinde mutluydu.

Fatih Mahallesi’ndeki atölyesinde çocukluk arkadaşları bir an olsun onu yalnız bırakmazdı.

Arkadaşları ona vefalıydı, o da arkadaşlarına…

Salih Usta’nın en beğendiğim yanı, birisi hakkında söyleyeceği bir şey varsa onu o kişinin yüzüne karşı söylemekten hiç çekinmemesiydi.

Şeker hastasıydı ama maalesef sağlık sorunlarını da zaman zaman ihmal ederdi.

Şehrin yeni yakası olarak bilinen Fatih, Belde, Gültepe, Bahçelievler bölgesinde olan semtlerin çoğu Salih Bayar Usta’nın ayakkabı tamir atölyesine gelirdi.

HAYVANSEVER BİR USTAYDI

Salih Usta aynı zamanda hayvanseverdi.

Kış mevsiminde işyerinin önünden ayrılmayan sokak köpeğini atölyesine alır, işyerini kapattıktan sonra buz gibi havada köpeğinin üzerini battaniyeyle örterdi.

Yanından ayırmadığı dostu serçesine arada bir yem verirdi.

O, atölyesinin bir köşesine kurduğu tost makinesinde ekmek arası peynir hazırladığında serçesine de yem bırakmayı ihmal etmezdi.

Serçesi her öttüğünde ne istediğini anlardı.

Müşterileri atölyesine geldiğinde yakından ilgilenir, sorunlarını dinlerdi.

Öğrencilik yıllarındaki Batmanlı arkadaşlarıyla petrol şehrinin dününe yolculuk yapardı.

Pazar günleri gelince adeta yüzü gülerdi.

Çok yakın arkadaşlarıyla kahvenin yolunu tutar ve okey masasında keyifli bir hafta sonu geçirirdi.

Koyu bir Petrolspor ve Galatasaray taraftarıydı.

Çok heyecanlandığında maçları izlemezdi, yatardı.

Müsabaka sonrası skorları öğrenirdi.

Tuttuğu iki futbol takımının da galip geldiğini duyunca keyfine diyecek yoktu.

Birkaç yıldır sağlık sorunları vardı.

Daha önce de baypas ameliyatı geçirmişti.

Şeker hastasıydı.

Görüşmelerimizde kendisine dikkat etmesi için onu uyarırdık.

“Boş ver” derdi.

“Biz göreceğimizi gördük. En fazla toprağın altına gireriz.”

Arkasında hoş bir seda bırakıp ayrılanlardan oldu Salih Usta.

Uğurlar olsun dostum.

Nur içinde yat…