İnsülin direncinde ne yapılmalı

Metabolizmanın doğru çalışmasında insülinin büyük önemi olduğunu belirten Kuzu, insülin hormonunun kan dolaşımındaki şekerin hücreler tarafından alınmasını ve enerji üretimi amacıyla kullanılmasını sağladığını vurgularken, sık sık yemek yemenin yol açtığı sorunlara dikkat çekti. Sık aralıklarla bir şeyler yemenin insülin hormonunun gereğinden fazla uyarılmasına ve salgılanmasına neden olduğunu kaydeden Kuzu, “İnsülin direncine karşı öğünlerin sayısı azaltılmalı, öğünler arası uzatılmalıdır. Bunun için aralıklı oruç doğru bir modeldir. Ayrıca fazla karbonhidrat alımı da insülin direncine sebep olabileceğinden düşük karbonhidratlı bir beslenme uygulanmalıdır. Rafine nişastalı gıdalar, şekerle tatlandırılmış yiyecekler ve yapay tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır. Glisemik indeksi yüksek olan bal, pekmez, çikolata, beyaz un, makarna, pirinç, patates, kavun, karpuz, incir, üzüm gibi besinlerin aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir. Kırmızı et ve kızarmış yiyeceklerin tüketimi azaltılmalı ve bununla beraber sebze tüketimi artırılmalıdır. Ceviz, badem, avokado, nar, çilek, böğürtlen, yaban mersini, vişne, brokoli, ıspanak, zeytinyağı, hindistan cevizi yağı ve yüksek lif içeren yulaf gibi besinlerden yararlanılmalıdır. İnsülin direncini düşürücü etkisi olan deniz balıkları, tarçın, elma sirkesi, deve dikeni, yeşil çay gibi besinlerden faydalanılmalı ve elma sirkesi olarak mutlaka ev yapımı ve organik olanlarından tercih edilmelidir. İştah metabolizmasını düzenlemek için D vitamini, C vitamini, Krom, Omega 3, Magnezyum gibi takviyelerden yararlanılmalı, günlük rutinde mutlaka yürüyüş ve egzersiz yer almalıdır” şeklinde konuştu.(İHA)

Editör: Yunus Yasak