ÖCALAN: “HEDEF DEMOKRASİ- SORUMLULUK TARİHİ”

Abone Ol
Geçen hafta İmralı adasında bulunan Abdullah Öcalan’ı ziyaret eden Barış ve Demokrasi Partisi yöneticileri adadan getirdikleri mesajı kamuoyu ile paylaştılar. Bir paragraftan oluşan paylaşım bilgileri çok net belirlemeler içeriyor.
BDP, Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in Cuma güne getirdikleri Öcalan’ın mesajı şöyle: “Öncelikle barışa ve demokratik bir çözüme inanan ve bu amaçla seferber olup, katkı sunan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Çözüm süreci çok ciddi bir aşamaya gelmiştir. Süreç halen devam etmekle beraber bir sırat köprüsü üzerindedir. Şimdiye kadar atılan adımlar ve yapılan fedakârlıkların çoğu tek yanlı olmuştur. Bütün bu olumsuzluklara rağmen tek yanlı da olsa barış iradesini sürdürme kararlılığımız vardır. Süreç üzerinde oluşabilecek her türden komployu etkisiz kılmanın tek yolu acil demokratikleşmedir. Bunun en önemli ayaklarından birisi de sürecin en temel eksiği olan yasal dayanak ve altyapının bir an önce oluşturulması olacaktır. Bu itibarla bütün demokrasi güçlerini bu doğrultuda katkı oluşturmaya davet etmek tarihi sorumluluğumuzdur.”
Mesaj değerlendirildiğinde şu noktaların hassasiyetle vurgulandığı anlaşılmaktadır.
1-     Öcalan, Barış ve Demokratik çözümün doğru çözüm yolu olduğun ve bu konuda atılan adımı destekleyip katkı sunanlara teşekkür ediyor. Bu teşekkürün süreç içerisinde yer alan bütün yapıları kastettiğini anlamak yanlış olmayacaktır.
2-     Öcalan, sürecin çok ciddi bir aşamaya geldiğini belirterek konunun geldiği kritik aşamayı işaret etmektedir. Bu kritik durum daha evvel de yazdığımız gibi barış ve demokrasiyi içeren çözüm sürecinde atılması gereken adımların hızla atılması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Bu da demokratikleşme adımlarının hızlı atılması ve yasal düzenlemelerin demokratik çerçeveye oturtulmasından geçer. Kaliteli bir demokrasiye geçmek için yasal düzenlemeleri yapmak zorundayız. Naylon demokrasi ve göstermelik sözlerle çözüm sürecinde ilerlemenin mümkün olmadığını başta hükümet olmak üzere herkes görmelidir. Siyasal tutuklu ve hükümlülerin bu kadar artı(tırıldı)ğı, TMK gibi yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğu, Anadilde eğitim olmak üzere haklar ve özgürlükler konusunda yasal adımların atılmadığı, İfade özgürlüğü, hasta tutuklu ve hükümlülerin durumu gibi alanlarda düzenlemelerin yapılmadığı, Yerel yönetim yasasında değişikliğin gerçekleştirilmediği bir zeminde güvensizlik emarelerinin görülmesi tuhaf karşılanmamalıdır.
3-     Öcalan, bugüne kadar atılan adımların çoğunun tek taraflı gerçekleştirildiğini belirtmektedir. Ateşkesin ilan edilmesi, PKK militanlarının sınır dışına çekilmesi, ülkede meydana gelen gelişmeler karşısında ihtiyatlı davranılması ve hükümetin gerekli adımları atması için rahat bir ortama kavuşturulması olarak sayılacak bu adımların sonucunda açıklanan demokratikleşme paketinin yetersiz olduğu bu nedenle de fedakârlığın tek taraflı kaldığı vurgulanmaktadır. Ancak buna rağmen atılan olumlu adımların varlığı da “çoğu” belirlemesi ile vurgulanmaktadır.
4-     Öcalan,  bütün eksikliklere rağmen tek yanlı olsa dahi barış kararlığını sürdüreceklerini belirterek hükümete adım atmasının gecikmesine rağmen barıştan yana tavır koyduğunu hatırlatmaktadır. Bu mesaj aynı zamanda ülke kamuoyuna da verilen önemli bir mesajdır.
5-     Süreç üzerinde komploların oluşma ihtimalini göz ardı etmeyen Öcalan bunun önlenmesi için çözüm sürecine ilişkin yasal dayanakların ve altyapının hızla oluşturulması gerekliliğine dikkat çekmektedir. Bu aynı zamanda komplo girişimlerinin önlenmesine yönelik bir uyarı anlamı da taşımaktadır.
6-     Öcalan bu belirlemelerden sonra ise demokrasi güçlerine çağrıda bulunarak demokrasi ve barış girişimlerinin başarılı bir şekilde sonuçlanması için lazım olan yasal düzenlemelerin parlamentodan çıkması için katkı ve destek sunmalarını beklemektedir.
Kürt sorununun veya çözüm sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanması için hükümetin artık adım atması gerektiği açıktır. Önümüzdeki süreç mahalli idare seçimlerinin yapılacağı bir dönemdir. Normal zamanlarda bile partiler arası rekabet gereği sinirlerin gerildiği zamanlar oluyor. Bu durumun farklı bir aşamaya gelmemesi ve seçim rekabetinin olaylara gebe hale gelmemesi için önlem mahiyetinde de olsa bazı adımların atılması yararlı olacaktır.
AB ile ilişkiler yeniden rayına girdiğine ve yeni fasıl açıldığına göre bu alandaki sorumlulukların yerine getirilmesi bile yasal alt yapı açısından önemli olacaktır. Örneğin Yerel yönetimler özerkli şartlarının düzenlenmesi atılacak önemli bir adım olabilir. Bu adım hem demokratikleşme hem de barışa katkı sunacaktır.