Geçen hafta sonu liseden sıra arkadaşım Metin Güneş ile Gırbereşk-İkiztepe’yi konuştuk. Babası merhum Abdulkadir Güneş, bu ovada tarımcılığı yayan öncü ve örnek bir çiftçiydi. Mala Turka, Batman Ovası’nda pamuk ekiminden diğer ürün çeşitliliğine varana kadar çiftçiye hem öncü hem de onların tarım alanında bilinçlenmesine yol açmıştı…
ESKİ GIRBEREŞK KÖYÜ
Neredeyse yarım asır önce Batman’ın batı tarafına olan en son yerleşim yeri Bağlar’dı.
Ötesi de bomboş bağ ve bostan tarlalarıydı.
1970’li yılların ortasında Batman Çayı kıyısına yakın jandarma kışlası kurulunca o bölge de hareketlenmişti.
Gırbereşk-İkiztepe köyü sınırlarına komşu olan Batman Çayı, bir zamanlar yüksek su debisiyle çevresine hayat verirdi.
Eskiden berrak suların aktığı Batman Çayı, TPAO yerleşkesi ve kentin su ihtiyacını karşılardı.
Bu akarsu şehir suyunu karşılamaya devam ediyor.
Sason-Mereto’dan doğup Batman sınırlarına giren bu akarsuyun geniş bir deltayı kapsadığını defalarca bu sütunlarda dile getirmiştik.
1970’li yıllarda hafta sonları piknik alanı Batman Çayı kıyısı sayılırdı.
Gerçi devam eden yeni “Mavi-Yeşil Batman Rekreasyon” projesi bu kıyıyı tekrar canlandıracak ama yarım asır öncesinin o sıcak dostlukların yaşandığı o piknikleri konuşarak eski günlere doğru bir yolculuk yaptık lise arkadaşım Metin’le…
ÇİFTÇİLİĞİ GELİŞTİREN AİLE
İkiztepe-Gırbereşk denince ilk akla gelen isim Mala Turka’nın büyüğü merhum Abdulkadir’e İsa’dır.
Mekânı cennet olsun; halen iyilik ve hayırseverliğiyle anılıyor.
Çiftçiliğin çok kısıtlı imkânlarla yapıldığı 1960-70’li yıllarda Batman Ovası’nın tarımına hayat veren isim merhum Abdulkadir Güneş’ti.
Bu coğrafyada çiftçiliğin gelişmesinde Mala Turka’nın emeğinin büyük olduğuna dair hemen herkes hemfikirdir.
Batman Ziraat Odası Başkanı Nizamettin Aydiş, merhum Abdulkadir Güneş’in Batman Ovası’na nasıl hayat verdiğini anlattı bize;
“Ben o dönemlerde okula gidiyordum. Ovamızda çiftçiliğin gelişmesinde Mala Turka’nın önde gelen ismi merhum Abdulkadir Güneş, özellikle pamuğun gelişmesi için Kahramanmaraş’tan uzman çiftçileri buraya getirir, pamuktan tutun da birçok ürünün bu bereketli topraklardan nasıl verim elde edileceğini herkese kanıtlamıştı. Merhum Abdulkadir Ağa, aynı zamanda bölgede sevilen bir kanaat önderiydi.
O aile Batman çiftçisinin bilinçlenmesine çok büyük katkıda bulundu. Batman Ovası tarımda o aile sayesinde gelişti.”
GIRBEREŞK BAMBAŞKA BİR YER
1926’da Batman Çayı’nın haritadan sildiği Elmedina’ya en yakın Gırbereşk köyünde doğup büyüyen lise arkadaşım Metin Güneş, köyünü unutamıyor.
Çocukluğu ve lise yıllarının geçtiği Gırbereşk, onun için ayrı bir yer.
Dünyanın hiçbir yerine değişmediği Gırbereşk Köyü’nün genel bir görünümünü yansıtacak fotoğrafı da söz verdiğimiz arkadaşım Metin ile o yıllara gittik.
Gırbereşk Köyü’nün sınırları içindeki toprak o kadar verimliydi ki, bostanlarda yetişen her bir karpuz ve kavunun ağırlığı neredeyse 25-30 kilogramı aşıyordu.
O dönemlerde bu kadar gübre çeşidi yoktu.
Batman Çayı’na yakın toprak çok verimliydi.
Hani derler ya “Taş ekersen yeşerir” cinsinden kaliteli bir toprağa sahipti.
İşte o topraklarımızdan biri de Gırbereşk ve çevresindeki verimli arazilerdi.
Pamuk sapları öyle bir boy atardı ki insanlar içinde kaybolurdu, diğer hububat çeşitleri de öyle.
Pamuk kozasının kokusundan o tarlalardan ayrılmak istemezdiniz.
Yine köye yakın pınarlarda gürül gürül akan suyu kana kana içerdiniz.
Son yıllarda iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle Batman Çayı’ndaki o su debisinin yüksekliği de yok artık maalesef…
ESKİ KÖYLER MAHALLE OLUNCA
Son yıllarda Batman’a yakın köyler bir bir mahalle statüsüne kavuştu.
İkiztepe-Gırbereşk’ten -Erköklü-İrmi’ye… Aydınkonak-Korik’ten Demiryolu-Tilmerç’e varan şehir merkezine yakın o eski köyler bu şehrin birer mahallesi artık…
Köyler mahalle statüsüne kavuşunca haliyle tadına doyamadığımız o organik ürünler de kayboldu.
Yarım asır önce bereketin fışkırdığı İkiztepe-Gırbereşk çevresi de yavaş yavaş betona gömüldü ne yazık ki.
İkiztepe’ye yakın Mıhellemi ailelerinin oturduğu o eski köy evleri de Çay Mahallesi’ne eklendi.
Askerî kışlaya komşu Hilal Mahallesi oluştu.
Yine kışla yol güzergâhıyla Sebze-Meyve Hali, Oto Galericiler Sitesi ve Ticaret Merkezi kesişmiş oldu.
Bölgenin belki de en modern iş merkezlerinden biri olmaya aday bu ticaret merkezleri de iş insanı Metin Güneş’in arsalarının olduğu yerdi.
Yukarıda saydığımız sitelerin yapıldığı alanların çoğu İkiztepe sınırları içindeydi.
Bu köyün sınırları içindeki verimli arazilerde yetişen ürünün verimi öyle yüksek olurdu ki çiftçiyi sevindirir ve yüzünü güldürürdü.
Uzun süredir köyünden, toprağından iş gereği ayrılan liseli sıra arkadaşım Metin Güneş’in doğup büyüdüğü o köy şimdilerde çok ama çok değişti.
O köyün eski yaşam alanı ve tarım arazileri tarıma en elverişli yerdi.
Sohbetimizde söz ettiğimiz o yarım asır öncesinin organik ürünlerinin neredeyse kalmadığını düşünerek üzüldük.
Birinci sınıf tarım arazisi olan İkiztepe çevresi arazisi de yok artık.
Yıllar önce insanların ekip biçtiği tarlalar, o bahçelere gözü gibi bakan çok bilinçli çiftçiler de kalmadı ne yazık ki.
Arkadaşım Metin’le İkiztepe’nin dününü konuşurken, eski sıcak dostluklardan, bereketli topraklardan ve tarım arazilerinden özlemle söz ederek;
O yeşil tarlaların, berrak akan Batman Çayı’nın ve eski köy hayatının hâlen rüyalarımızı süslediğini hissettik.