Komando Caddesi olarak bilinen 12. Cadde, ortaokul ve lise zamanlarında sıra arkadaşım Metin Güneş ile aşındırdığımız yollar, kentin belki de en işlek güzergâhıydı…
O ÇEVREDE GEZİNİRKEN
Eski yerleşim bölgelerinden sıkça söz ettiğimizi biliyoruz ama oralarda gezinirken yazmaktan alıkoyamıyoruz kendimizi.
Çünkü eski alanlar, eski evler ve eskiden yaşadığımız her yer bize geçmişi hatırlatıyor. Lakin eskiden yaşadığımız ve gezindiğimiz her yerle kopmayan, unutulmayan ve canlı duygusal bağlarımız vardır.
O yüzden acı ve tatlı anılarımızın olduğu o yerleri unutmamız mümkün değil.
Ayrıca bu alanlar duygusal bağ kurabildiğimiz tek alanlardır.
Fiziksel mekânların duygusal etkiler yarattığı bilinen gerçektir.
Bundan dolayı sürekli, oraların korunması veya eskisinin ruhunu taşıyacak şekilde yenilenmesi gerektiğini yazıyoruz.
O BÖLGE ÖYLE BİR DEĞİŞTİ Kİ…
Son dönemlerde Batman’ın ulaşımını kolaylaştıracak yeni yol güzergâhlarında şehirlerarası otogar ile Komando Caddesi’nin kesiştiği, 1.5 km uzunluğundaki altyapısı tamamlanan yolda yapılan çalışmayı görmek üzere önceki gün oraya gittik.
Arkadaşımız Reşat Yiğiz, Komando Caddesi olarak bilinen 12. Cadde’nin kesiştiği bölgeye ulaştığımızda yazdıklarımı hatırlatarak,
“Üstat, hep eski evinizin bulunduğu bu yol, Batman’ın başarılı iş insanı Metin Güneş ile birlikte sık sık kullandığınız güzergâh derdiniz” dedi.
Arkadaşımız Reşat Yiğiz sözünü bitirdiğinde ona Bağlar Mahallesi ile Beşevler’in devamı olan ‘Küme Evler’ bölgesi denilen eski yapılardan oluşan birkaç evi gösterdim:
“Burası Mardin-Midyat bölgesinden gelen Mıhellemiler’in oturduğu evlerdi. Batman’ın son köyü ise arkadaşım Metin Güneş’in oturduğu İkiztepe-Gırbereşk Mahallesi idi. İkiztepe’nin hemen karşısında ise TPAO’nun su deposunun olduğu Gırbereşk tesisi de Batman Çayı’nın hemen kıyısındaydı. Askeri kışlanın hemen yanı başındaki TPAO Gırbereşk Su Deposu’ndan TPAO tesislerine su pompalanıyordu” dedim.
Yeni çevre yolunun çevresinde gezinirken, bir anda çocukluğuma ve öğrencilik yıllarıma gittim.
İnce, uzun bir yolda her gün okulun yolunu tutarken, o yol güzergâhından vızır vızır geçen askerî araçlar ile Batman Çayı’ndan kum taşıyan traktör, römorklar ve diğer iş makinelerinden sakınırdık.
O ince ve uzun yol, 1970–80’li yıllarda asfalt serilmiş olan şehir merkezindeki belki de 3–4 yoldan biriydi.
Yağmur, kar, kış demeden o ince-uzun yolu arşınlardık.
Metin Güneş arkadaşımın deyimiyle:
“Yazlık, kışlık kıyafetin ne olduğunu bilmezdik. Ayakkabılarımızın içi ıslanırdı o dönemler.”
Aradan neredeyse 45 yıl geçmiş.
O yoldan yürürken biraz geçmişe daldım; Komando Caddesi’nden, Batman Çayı’ndan ve sıra arkadaşım Metin’in İkiztepe-Gırbereşk köyüne yol aldığımız günler film şeridi gibi geçti gözümün önünden…
ŞEHİR AKARSUYA YANAŞTI
Şehir merkeziyle akarsu arasındaki mesafe neredeyse kapandı.
Batman’ın kuzey ve güney bölgesinin gelişim sağladığını yazıyoruz hep.
Ama batı yönüne de yolunuz düştüğünde orası da diğer yönlerden aşağı kalır tarafı yok.
Yukarıda da değinmeye çalıştım.
Bağlar ve Beşevler’in ötesi yoktu.
Çay Mahallesi 1990’lı yıllarda oluştu.
1990 öncesine kadar Belediye’ye ait asfalt plenti, tuğla ve bims briket ocakları Bağlar Mahallesiyle iç içeydi.
Gece yarılarına kadar briket imalathanelerinde gürültü kirliliği şikâyet konusu olurdu.
20–30 yıl önce briket ve tuğla ocaklarının yerini şimdilerde çok bloklu yapılar almış.
Şehirlerarası otogar ile sebze-meyve hali çevresinde zemin artı 4 katlı yapılar, yatay mimariyle Batman’ın örnek bir semtine dönüşmüş.
Bağlar Mahallesi’ndeki besicilere ait eski yapıların yerinde yeni yapılar yükselmiş.
Yine asfalt plentine bir zamanlar komşu olan Zahireciler ve Hububatçılar Sitesi, Hilal semtinin ortasında kaybolmuş.
Özetle, o bölge hızla gelişmiş.
****
ŞEHRİN NEFES ALACAĞI ALAN BURASI
Şehir; güney, kuzey ve doğu yönü olduğu gibi hızla Batman Çayı’na doğru açılıyor.
Kabuğuna sığmayan Batman’a belki de nefes aldıracak Mavi-Yeşil Kuşak Projesi ve DSİ’nin yeni kanalı, akarsu çevresine yeni bir kimlik kazandıracak.
Yine bu proje kapsamında yeni Organize Sanayi Bölgeleri ve sitelerin de yapılmasının kararlaştırıldığı Batman Çayı etrafının bir bölümü kapılarını sanayi tesislerine de açacak.
Batman merkeze bağlı Diktepe, Kocalar ve Samanyolu köyleri sınırlarındaki siteler, o akarsuyun çevresinde 1926 yılında suyun haritadan sildiği Elmedina’nın ruhunu yaşatacak.
Mevcut OSB, bu şehrin ihtiyacını karşılamıyor.
3–4 yeni OSB ve sanayi sitelerinin gündemde olduğu şu günlerde şehrin toprağını, havasını ve suyunu korumak da hepimizin öncelikli görevi olmalı.
Batman’ın tüm çevresini gezdiğimizde; yarım asırlık bir sürede küçük Iluh’un yarım milyonluk şehre dönüşeceğini, kanımızca ilk temel harcını atanlar dahil hiç kimse beklemiyordu…