NOYAN’IN KATİLİ KİM?

Abone Ol
15 yaşında genç bir kızdı Mizgin Noyan. Tutulduğu amansız hastalıktan kurtulmak için tek bir şansı vardı o da bozulan iki böbreğinin yerine yeni bir böbrek naklinin yapılması. Böbrek nakillerinin kolay olmadığını biliyoruz. Bunun için vücut ile uyuşan bir böbreğin bulunması lazım ki bu da genelde aile bireylerinden biri sayesinde gerçekleşebiliyor. Mizgin için bu şans vardı. Çünkü babasının böbreği uygun böbrek olarak tespit edilmişti. Ancak ortada bir sorun vardı. Babası cezaevinde yatıyor kendisi ise can vermemek için mücadele ediyordu. Bu ameliyatın gerçekleşmesi için babanın hastaneye getirilip ameliyata alınması lazımdı. Zaman Mizgin Noyan’ın aleyhine işlerken bürokrasi işleme gerçekleştirmek için normal ağır işlerine devam ediyordu. Sonunda ne mi oldu. İşte konu ile ilgili gazetelerde çıkan haber; “Altı aydır Diyarbakır Cezaevindeki babası Alaettin Noyan’dan böbrek nakli bekleyen Batmanlı Mizgin Bahar Noyan, böbrek yetmezliğinden yaşamını yitirdi. Daha önce nakildeki bürokratik engeller nedeniyle gündeme gelen Mizgin, nakil öncesi fenalaştı. Batman Bölge Devlet Hastanesi’nden Diyarbakır Tıp Fakültesi’ne kaldırılan 15 yaşındaki Mizgin, böbrek yetmezliğinden hayata veda etti. Bürokratik engeller nedeniyle nakli geciken Mizgin’in ölümü ailesini yasa boğdu. Mizgin’in ağabeyi Diyadin Noyan: “Kardeşim aylardır nakil bekliyordu. Nakil gününden bir gün önce Mizgin fenalaştı. İki böbreği de iflas etmişti. Mizgin’i kaybetmenin büyük üzüntüsü içindeyiz” dedi. Bu arada cenazesi Batman’a getirilen Mizgin Noyan, gözyaşları arasında Asri mezarlığında toprağa verildi.”
Şimdi bu duruma tarafsız bir şekilde göz atmakta fayda var. Her kurumun kendine has işleyiş modeli var ancak yaşam bazen bürokratik kuralları bekleyecek kadar insaflı davranmıyor. Bu hastalığın sonucunun ölüm olduğunu herkes biliyor. Yetkililerin bu duruma daha duyarlı olması gerekiyordu. Eğer böbrek nakli gerçekleşseydi bugün Mizgin aramızda olacaktı. Şimdi sormak gerekiyor Mizgin olayından sorumlu kim? Eğer bir katil belirlemek gerekseydi kimi katil olarak görmemiz gerekiyordu? Her şeyi bürokrasiye bağlayıp işin içinden çıkmak doğru mu? Bu kuralları bahane edip insanların ölmesine sebep olmak doğru bir davranış mı?
Sonuç olarak Mizgin’i kaybettik ancak başka kayıpların olmaması için yetkililerin gereken önlemleri almaları gerekiyor.
 
İMZA KAMPANYASI VE YAPILAN GÖZALTILAR
Malum Kürt sorunun barış ile sonlanması ve akan kanın durması için bir süredir çalışmalar devam ediyor. Önce gizli olarak yürütülen görüşmeler daha sonra çözüm sürecinin başlatılması ile kamuoyuna açıklandı ve görüşmeler adım adım ilerliyor.
Çözüm sürecinde muhatabın kim olacağı konusunda epey bir cebelleşme yaşandıysa da sonuçta doğru merkez bulundu ve İmralı çözüm sürecinin yürütücü ve yönlendirici kişisi olarak kabul edildi. Bunu hem devlet kanadı hem de örgüt kanadı deklere etmiş durumda. Ancak sürecin daha sağlıklı ve kontrollü yürütülmesi için Abdullah Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi talebi var. Bunu hem kürt halkı hem de örgüt tabanı istiyor. Mantıklı bir şekilde düşünüldüğünde gerekli istişarelerin yapılması ve etkili önlemlerin yerinde uygulanması için İmralı koşullarının yetersiz kaldığını belirtmek gerekiyor.
Demokrasiler de çare tükenmez. Bu isteğin yasal çerçevede durduk yerde sağlanması mümkün değil ise bunu bir taleple somutlaştırmak gerekiyor. Bunun da yolu vatandaş taleplerinin yönetime bildirilmesinden geçer. Her vatandaşın yönetime talebini içeren dilekçe hakkı anayasal bir haktır. Bu dilekçeler sonuçta yetkili makamlara gidecek ve orada değerlendirilecek.
Bunları neden belirtiyoruz meselesine gelelim. Son iki haftadır Batmanda önce DBP ve HDP
İl Eşbaşkanları ve beraberindekiler gözaltına alında ardından da Belediye Eşbaşkanı ve meclis üyeleri.  Gerekçe Öcalan’a özgürlük isteyen imza kampanyası çalışmaları. Daha sonra gözaltına alınanlar serbest bırakıldılar ancak bu durum rahatsızlığa neden oluyor. Polis yetkilileri yapılan şikâyetten söz ediyorlar ve görevlerini yaptıklarını belirtiyorlar. Bu normal ancak konu alenen bilindiğine göre ve basın açıklaması ile kamuoyuna ve yetkililere duyurulduğuna göre yetkililerin bu konuya daha sağlıklı bir yöntemle çözmelerinde fayda görüyoruz. Hazır yol olarak görüşme ve diyalog yolu benimsenmişken işi yokuşa sürmenin bir anlamı var mı diye sormak gerekiyor?