NE YAPMALI?

Abone Ol

 



Doğu illerinde Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra eğitim ve öğretimde en başarılı iller arasında Tunceli vardı. Ülkenin öğretmen ihtiyacını karşılayacak kadar eğitim görevlisini ülkenin hizmetine yolluyordu. İlerleyen yıllarda bu durum değişti. Tunceli’nin eğitimdeki başarısının kaynağı neydi.? Eğitimdeki başarılarını neye borçluydu?  Aileler çocuklarına neleri telkin ediyorlardı ki, çocuklar eğitimde bu başarıyı yakalayabiliyorlardı.
*
Tunceli halkı verimli toprakları az olan yurttaşların yaşadığı şehirlerden biri. Aileler bir kaç dönümlük tarlaları ile çocuklarını besleyip büyüterek hayata hazırlıyorlardı. Tuncelilerin yaşamları bölgede kısıtlı bütçeli ailelerinin yaşantıları ile aynıydı. 
*
Bütün çocuklar okula başladığı zaman sorun çıkararak, okula gitmek istemez. Yoksul olmalarına rağmen aydın düşünceye sahip olan halk çocuklarına eğitimin şart olduğunu münasip bir dille anlatarak, geleceğinin okulda alacağı eğitime bağlı olduğunu onlara ikna ederlerdi. 
*
Büyüyen çocuklara eğitimdeki başarılarına katkıda bulunmak için ailenin yaşamından örnekler vererek onları ikna ederlerdi. "Çocuklar ailemizin yaşamını sürdürmesi için bir kaç dönümlük araziden ürün alarak yaşamımızı sürdürüyoruz. İleride büyüyüp yuva kurarak ayrılacaksınız. Bunları yapmanız için gelirinizin olması gerekir. Bu arazi bizi zor doyuruyor. Eğitim görerek, yaşamınıza yön vermeniz şart. Bunu yapmazsanız ‘maraba’ olarak çalışacaksınız. Karar sizin. Okuyup bir meslek sahibi olmak veya bir devlet dairesine girerek hayatınıza düzen verebilirsiniz. Karar sizin..."
*
Çocuk gördüğü ve ailesinin anlatıklarında etkilenerek, eğitim seçeneğine ağırlık vererek devlet dairelerine memur ,öğretmen, mühendis olarak girmek suretiyle yaşamına devam ediyorlardı. 
*
32 Yıldır bölgede sürmekte olan çatışmalı ortam bu durumun değişmesine neden oldu. Tunceli artık eskisi gibi ‘öğretmen’ yetiştiren şehir değil.
*
Son yıllarda TEOG ve üniversite seçme sınavlarında; ilimizde eğitim gören öğrencilerimiz başarı seviyeleri ülke sıralamasında hak ettiği yerde değil. Yakın illerimizden Tunceli ve Muş’un dahi gerisindeyiz.
*
Neden?
*
Bir çok neden sayılabilir, bu da işin karmaşık hale gelmesinden başka bir işe yaramaz.
*
170 bin Orta öğretim öğrencisi ders başı yapacak. 12.000 Üniversite öğrencisi de yüksek öğretime başlayacak. Öğrencilerimizin bu istenmeyen dar alandan çıkması için gereken önlem alındı mı?
*
-Sınıflardaki öğrenci sayısı verimli bir öğrenim için yeterli mi?
-Eğitim veren öğretmenlerin işten çıkarılarak, görevlerine son verilme korkusu ile derslerini istenen verimlilikle anlatabilecek durumda olduklarından emin miyiz? 
-Mili Eğitim Müdürlüğü yetkilileri sınav sonunda öğrencilerin başarısızlıklarını nasıl bir araştırma yaparak önlem alıyor?
Örnek vermek gerekirse; orta öğretimde öğrencilerin başarısız oldukları derslerdeki aksaklıkların üzerine giderek sorunun giderilmesi bu yılki eğitim ve öğretim yılındaki eylem planları nelerdir. 
-Başarılı olan okullardaki eğitim ve öğretim uygulamaları araştırılarak benzeri başarıyı yakalayamayan okullarda deneniyor mu?
-Milli Eğitim Müdürlüğü samimi olarak yaşanan bu başarısızlığın son bulması için gereken adımı atacak mı?
*
Eğitim alanındaki bu eksikliklerin yanı sıra aile içerisinde çocuklarımıza yeterince ilgi gösteriyor muyuz. Onların zamanlarını nasıl değerlendirdiklerini yeterince takip edebiliyor muyuz? Bilgisayar ve cep telefonları onların başarısız olmalarının en büyük nedeni. Sürekli televizyon seyretmeleri onları derslerden uzaklaştırır. ‘Nasılsa okulda öğretmenleri çocuğum ile ilgileniyor ‘deyip bir kenara çekip seyretmekle yetinmemeliyiz.
*
Boş zamanlarında kimler ile arkadaşlık yaptıkları takip edilmelidir. Yanlış arkadaşlar ile ilişki kurması önlenmelidir. Tüm bunlar yapılırken azarlama yöntemi kullanılmamalıdır.
*
Bunlar yapıldıktan sonra çocuğun başarısı çalışma performansı kapasitesine kalıyor. Ondan kapasitesi dışında bir şeyler bekleyerek zorlamak da çocuğun başarısız olmasına neden olur. 
*
Doğru olan bu gibi müdahaleleri yaparken öğretmenleri ile birlikte hareket edilmesi yanlış karar olmaz. 
*
Bu eğitim sistemini batılı ülkelerden aldık. Onlar başarılı bir grafik çizerken; bizim istenen sonuca ulaşmamızı nasıl açıklayabiliriz. 
*
İngiltere'deki yüksek öğretime bir bakalım. Dünyanın en başarılı üniversiteleri. Oxford, Cambridge, Amerika'da Harvard ve diğer gelişmiş ülkelerdeki üniversiteler bu sektörü ekonomik bakımdan da değerlendiriyor. Dünyanın bir çok ülkesinden bahsi geçen eğitim kurumlarında öğrenim görmek için inanılmaz miktarda paralar vererek hizmeti alıyor, rastlayabiliriz. Ülkemizden de bu üniversitelerde eğitim gören öğrenciler mevcut. 
*
Neden eğitimdeki sorunlarımızı çözerek, dünyanın başarılı ülkelerindeki üniversitelerin sıralamalarına giremiyoruz.
Belirtilen durum bilindiği halde müdahale edilmiyorsa; bunun nedeni açıklanmalıdır. Ülkenin geleceği için en önemli yatırım olan eğitimde gerekli işlemler yapılmadığı takdirde her ders sezonu buna benzer yazılar yazıp temennilerde bulunacağız. Umarım, gelecek bir kaç yıl içerisinde başarılarımızı yazarız.
*
İstendikten sonra neden olmasın?