MORALSİZLİK BİRİNCİ SIRAYA YÜKSELDİ

Abone Ol
Geçen yılın mayıs ayından bu yana bu ülkenin üzerinde karabulutlar geziyor. Önce, seçimler öncesi gerginlik ve saldırılarla sarsıldık. Suriye’deki savaş bize etkileyen sorunların başında geldi. Ardından bir seçim sürecine girdik. Siyasetçilerimiz ortamı öylesine gergin bir hale getirdiler ki neredeyse seçime değil savaşa gideceğiz havası ile karşı karşıya kaldık.


Ardından 7 Haziran seçimleri ve hükümetin kurulmaması aşaması geldi. Bu yetmedi 1 Kasımda ülke seçimlerin yenilenmesine kararı ile tekrar seçime gitti.


İkinci seçimin sonuçları da ülkede siyaset arenasının yumuşamasına yetmedi. Bu kez ülkenin gündemi çözüm sürecinin bitmesi ile birlikte başlayan şehir içindeki çatışma ve gerginlikler oldu.


Herkes yeni bir olumlu dönemin beklentisi içerisinde bulunurken 15 Temmuzda bir de darbe girişimi saldırısı ile karşı karşıya kaldık.


Ardı ardına gelen bütün bu olumsuzluklar doğaldır ki morallerimizi yerle bir etti. Memleket meseleleri ile aş, iş meseleleri ile ilgili kafa yoran herkes moralsiz.


Yüzlerden düşen bin parça.


Böylesi bir ortamda yüzler nasıl gülsün ki?


Öyle görünüyor ki sadece kendi iç sorunlarımızla değil bir de dışarıdan gelen baskı ve sorunlarla da mücadele etmek zorunda kalacağız. Ortadoğuda bir yerini ağrımasın veya bir yaranız olmasın. Sizi seven sevmeyen o yaraya tuz basmak için, kaşımak için elinden geleni ardına koymuyor.


Yapılması gereken bu gerçekle hareket ederek birilerine yaralarımızı kaşıma fırsatı vermemektir.


Ortaya çıkan olumsuz tablonun morallerimizi bozması doğaldır ki hem çalışmalarımıza yansıyor hem de verimli olmamızı engelliyor.


Ticaretle uğraşan, yatırım yapmak isteyenler belirsizlik nedeniyle kararsız kalırken yatırım projelerini takip eden ve uygulayan bürokratik kesimler de olup bitenler karşısında nasıl davranacakları konusunda kararsız kalmaktadırlar.


Doğal olarak bu durum yatırımların uygulanması çalışmalarını yavaşlatmaktadır.


Son valiler kararnamesi ile valimiz değişti. Yeni valimiz daha makamına ısınmadan, yatırımlarla ilgili olarak işe tam olarak başlamadan başımıza 15 Temmuz vakası geldi. Hükümetin almış olduğu OHAL kararı da önceliklerin belirlenmesinde etkili olacaktır.


Son il koordinasyon kurulu toplantısındaki konuşmalardan ve yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi vali Ahmet Deniz yatırımlar konusunda sıkı bir politika izleyecek. Bunun ildeki yatırımların sürdürülmesi ve devam eden çalışmaların hızlandırılması açısından önemli olduğunu vurgulayalım.


İlimizde karayolları tarafından yapımı devam eden Güney Çevre yolu ve kent içinden geçen TPAO bulvarındaki kavşak düzenlemeleri acilen bitirilmesi gereken çalışmalar.


Kışın yağmur ve çamuruna kalmadan bitirilmesi gerekiyor.


Yine DSİ tarafından yapı sürdürülmekte olan Batman çayı rekreasyon düzenlemesi çerçevesinde mesire alanlarının yapılması ve çay ıslah çalışmalarının hızlandırılması gerekmektedir. Daha evvel konuyu gündeme getirdiğimizde yetkililer çalışmaların durmadığını kazık çakma işlerinin sürdürüldüğünü belirtmişlerdi. O tarihten bu yana çalışmaların nasıl sürdüğü konusunda bir açıklama yapılırsa işlerin akıbeti konusunda kamuoyu da bilgilendirilmiş olur.


Organize sanayi bölgesi alanın genişletilmesi çalışmaları yatırımcılar için önemli. Valilik yatırımcıya yardımcı olmak için 2 bin dönümlük bir alanın mevcut bölgeye eklenmesi için çalışmaları hızlandırıldı. Diğer alanlarla ilgili çalışmaların tamamlanması durumunda ilimize yatırım yapmak isteyen işadamları için zemin hazırlanmış olacak.


İlimizin çözüm bekleyen İluh deresi ıslah çalışması, yapımı tamamlanan TOKİ konutlarının teslimi ve bu alanların ihtiyaçlarının sağlanması, kent içinde sürmekte olan SİBEDAŞ doğal gaz çalışmaları, Belediyenin sürmekte olan yol yapım, bakım, onarım ve Park çalışmaları, Yeni adliye sarayına taşınma işlemleri, Yapımı devam eden yeni şehir stadı ve yer belirleme çalışmaları sürmekte olan yeni 200 yataklı hastane, Üniversite rektörlük seçimi ve yeni dönemde yapılacak çalışmalar gibi bir dizi çalışma önümüzde ev ödevi olarak durmaktadır.


Bu çalışmaların hızlı bir şekilde başlaması ve sürmesi için morallerin düzelmesi gerekmektedir. Bunun için de ülkede işlerin bir an önce normale dönmesi gerekiyor. Çünkü ülkede işler normal bir duruma gelmeyene kadar gerek iş dünyasında gerek bürokrasi dünyasında istenen çalışma performansına ulaşmak kolay olmayacaktır.


Türkiyenin en fazla işsizlik oranına sahip olan ili olarak çalışmalar konusunda atak yapmaya ihtiyacımız var. İyi bir atak yapabilmemiz için de çalışmalarımızın iyi koordine edilmesi gerekiyor. Bütün kurum ve kuruluşların hizmet konusunda işbirliği yapması bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor. Herkesin görevi halka hizmet etmek olduğuna göre çalışma ve hizmet konusunda gerekli işbirliği ve ortaklaşmanın sağlanması morallerin de yükselmesine neden olacaktır. Herkesin yaptığı işte başarılı olması için iyi bir morale sahip olmasının gerekliliği her halde takdir edilecektir. Moralsizliğin birinci sıraya yükseldiği bir ortamda başarıyı yakalamak kolay olmayacaktır.