Aralık ayının son Pazar günü yani 28 Aralık 2014 tarihinde İnsan Hakları Derneğinin organize ettiği “Ortadoğu’daki gelişmeler ve Kürtlerin Geleceği” panelinde son dönemdeki gelişmeleri bir kez daha değerlendirme şansına sahip olduk. Gazeteci yazar Fehmi Işık, Anadolu Üniversitesinden Yardımcı Doçent Uğur KARA ve İzzet Baysal Üniversitesinden Doç.Dr. Veysel AYHAN’ın katıldıkları panelde Kürt meselesi enine boyuna tartışıldı.
Belediye Konferans salonunda yapılan panel İnsan Hakları Derneği Batman Şubesinin seçimden sonra yaptığı ilk düzenli etkinlik oldu. İnsan Hakları haftası boyunca gerçekleştirilmesi beklenen etkinlikler yerine geç de olsa böylesi bir etkinliğin düzenlenmiş olması yararlı işler hanesine kaydettiğimiz bir gelişme.
Panelde konuşma yapan Gazeteci Yazar Fehmi Işık 2011 yılından bu yana Kürdistan olarak adlandırılan bölgede yaşanan gelişmeleri, Türkiye-Suriye ilişkilerini, Irak ve şengaldeki durumu ve bu süreçte Kürtlerin arasında çıkan ihtilafları tek tek belirterek katılımcıların konu hakkında bilgi sahibi olmasını sağladı. Kürtçe olarak yapılan açıklamalar aynı zamanda takdir edilen başka bir boyut olarak yerini aldı.
Panelde anlatılan ve merak edilen konu ise şüphesiz dünya kamuoyunun Kürtlere hiçbir zaman olmadığı kadar yakın durmasının nedenleriydi. Bu konu ile ilgili olarak görüşlerini açıklayan Işık, Kobane, Şengal ve diğer alanlarda DAİŞ çetelerinin saldırıları karşısında direnen tek gücün Kürtler olduğunu belirtti.” Herkesin salınan korkular nedeniyle kaçarak elindeki alanları DAIŞ çetelerine bıraktığı dönemde kendilerini savunmak için direnen tek güç Kürtler oldu. Her ne kadar Şengaldeki durum karşısında ilk etapta beklemedikleri bir saldırı karşısında geri çekilen peşmerge güçleri oldu ise de daha sonra bu güçler de toparlanarak direnişe geçtiler. Musul saldırısında 40 bin kişilik ordunun sayıları bin beş yüz kadar olan DAIŞ çetesi karşısında silahlarını bırakıp kaçmasının altında yatan bir neden de etrafa salının korku olmuştur. Şu anda gerek Suriye’de gerek Irakta DAIŞ çetelerine geri adım attıran güç Kürtler oldu. Kürtlerin bütün unsurları ile birleşik bir cephe oluşturmaları ve savunmaya geçmeleri başarıyı getiren unsur oldu. Ancak Kürtlerin dünya kamuoyu tarafından desteklenmesinin asıl nedeni sorunun Kürtlerin sorunu olmaktan çıkıp bir İnsanlık sorunu haline gelmesinden kaynaklanmıştır” dedi.
DAIŞ çetelerinin esir aldığı insanları öldürmesi, esir alınan kadın ve kızların pazarlarda satılması, esir tutulan çocukların yapılan eğitimler ile köklerinden koparılmak istenmesi gibi durumlar insanlık sorunu olarak ortaya çıkmıştır. Bütün dünya bu durum karşısında Kürtlerin yanında yerini almış oldu. Bu süreçte Suriye, Türkiye ilişkileri de dikkatli bir şekilde incelenmesi gereken bir durum olarak karşımızda duruyor. Fehmi Işık’ın deyişi ile “çay içmek için birbirlerinin evlerine giden Esat ve Erdoğan ilişkilerinin” birden değişmesi ve Esat yönetimine üç aylık bir süre tanınması gibi durumlar ortadoğuda politikaların ne kadar değişken olduğunu göstermesi açısından önemli bir detay.
Öyle görünüyor ki bu son gelişmelerden sonra Kürtlerin geleceği konusu önümüz dönemde en çok konuşulup tartışılacak konuların başında gelecektir. Ancak her şeyden önemlisi Kürtlerin kendi aralarında anlaşmaları gerekiyor. Çünkü yakalanan hava kötüye döndürülmez ise Kürtler son yüzyıllık dönem içerisinde en iyi konuma gelmiş bulunmaktadırlar. Şimdi Kürtlerin geleceğini belirleyecek olan adım yabancı ve işgalci güçlerin durumundan çok Kürt liderlerin tavrı olacaktır. Eğer Kürt liderler ve Kürt siyasal parti ve akımları kendi kişisel ve partisel çıkarları yerine Kürtlerin birliği üzerinde durur ve anlaşırlarsa şüphesiz kazanacak olan Ortadoğu halkları ve Kürtler olacaktır. Ancak eğer Kürt liderler ve siyasal temsilcileri anlaşmaz ve kişisel ve partisel çıkarlarını Kürtlerin çıkarlarının önüne koymaya kalkışırlarsa Kürtler çok önemli bir fırsatı elleri ile itmiş olacaklardır. Bunun somut adımını ise toplanması beklenen Kürt konferansı ile görme şansına sahip olabiliriz. Konferansı toplamayı beceren bir Kürt siyasal yapısı Kürtlerin geleceğini kurtarma konusunda önemli bir adım atmış olacaktır.