Uzun bir süredir hazırlıkları yapılan Kürt ulusal konferansının hazırlık komitesinin yapmış olduğu son toplantıdan sonra eylül ayına ertelendiği yönündeki haberler ağırlık kazandı. Ulusal konferans çalışmalarının her şeye rağmen sürmüş olması ve yapılması konusundaki kararlılık çok önemli. Bu konferansın gerçekleştirilmesi aslında büyük öneme sahiptir. Konferansın gerçekleştirilmesi ile Kürtler, aralarındaki fikir ayrılıklarına ve değişik ülke sınırları arasında yaşamalarına rağmen ilk kez bu büyüklük ve kapsamda bir araya gelmeyi başarmış olacaklardır.
Kürt aydın ve düşünürlerinin tarihsel bir eksiklik olarak belirttikleri bu aşamanın aşılması durumunda tarihi bir adım da atılmış olacak. Yaklaşık 40 partinin temsilliyetinin sağlanacağı toplantıya katılımcıların örgütsel bağlamda yüksek tutulmaya çalışılması çabaları da çalışmanın verimliliği açısından önemli bir gelişme olarak kabul edilmelidir.
Bütün ulus ve halklarda olduğu gibi Kürtler arasında da fikir ayrılıklarının olması çok normal bir gelişme olarak görülmeli ve değerlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki konferansın amacı partiler arası güç mücadelesi değil partilerin ve oluşumların güçlerinin ittifakının sağlanması ve aradaki sorunların ikinci plana itilmesidir. Bu durumun iyi kavranılması gerekiyor. Birinci amaç eğer Kürtlerin birlikte hareket etmeleri ve dayanışma içerisinde hareket etmelerini sağlayacaksa aralarındaki rekabetler ikinci planda kalacak ve çözümü konusunda da oluşturulacak üst komiteler daha etkili çabalar içerisine girebileceklerdir.
Kürt konferansının gerçekleşmesi ile oluşturulacak olan yürütme kurulunda yer alacak kişi ve temsilliyetlerin Kürtlerin haklarının savunulması konusunda toplumun genel kabulünü kazanmış kişilerden oluşması sürece olan inanç ve desteği de artıracaktır. Çünkü Kürt konferansı adından da anlaşılacağı gibi Kürt partilerinin değil Kürtlerin topyekun temsiliyetini sağlayacak olan bir kimlikle ortaya çıkmakta ve bu süreci sonuca götürmeye çalışan bir mantıkla hareket etmektedir.
Doğaldır ki her bölgede etkinliği daha yüksek olan parti veya partiler olacaktır. Zaman zaman sürecek olan seçim çalışmalarında bu partilerin kozlarını birbirlerine karşı kullanmaları da söz konusu olacak veya olabilecektir. Ancak bu durum hiçbir zaman genel amacın önüne konulamaz. Bütün bölgelerde tek parti hâkimiyeti gibi bir düşünceye yönelmek Kürtlerin haklarının savunulması konusunda büyük yanılgılar içerisine girmeye neden olabilecektir.
Tarihsel süreç dikkatle incelendiğinde en büyük eksikliklerin iki alanda yaşandığı görülecektir. Bunlardan birincisi Kürtlerin iç çelişkileri ve rekabeti ikincisi ise Kürtleri hegemonyalarında tutan güçlerin dış müdahaleleridir.
Kürt konferansının gerçekleşmemesi için birçok gücün devrede olduğunu anlamamak veya bilmemek mümkün değildir. Bunu bütün bölgelerde yaşayan liderler çok iyi bilmektedirler. Kürt aydın ve düşünürleri de bu müdahalelerin varlığından haberdar oldukları biliniyor burada dikkat edilmesi gereken iş ise konferans ertelemelerinin iç sorunlara dayatılmamasıdır. Yani eğer konferans Kürtlerin iç sorunları ve çekişmeleri nedeniyle daha fazla uzatılırsa bu Kürt liderlerinin beceriksizliği olarak kayıt altına alınacaktır.Böyle bir durumun yaratılmaması başta hazırlık komitesi olmak üzere bütün parti ve oluşum liderlerinin hassas davranması gerekmektedir.
Sonuç olarak belirtmeliyiz ki Kürt konferansı tarihi öneme sahip bir çalışmadır ve gerekçe ne olursa olsun daha fazla ertelemeye tabi tutulmamalıdır. Aksi durumda ortam gerginleşmeleri daha çok neden gösterilecek ve dış baskı ve müdahaleler artacaktır ki bu gelinen sürece olumsuz yansıyacaktır. Kürt meselesinin ve sorunlarının giderilmesi Kürt partiler olmadan elbette çözümlenemez. Buna rağmen Kürt partilerinin çıkarları da Kürt halkının çıkarlarının üzerinden tutulamaz. Konferansın en yakın tarihte yapılması dileğiyle…