Yarım kalan, ikiye bölünen hayatlarında, kaçırdıkları, kendi topraklarında güzel yaşam umutları, geride bıraktıkları çocukluk, gençlik, yaşlılık anıları; ertelemek zorunda kaldıkları hayalleriyle düşünceleri hep geriye doğru bir özlemle doludur. Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde çeşitli mesleklerde kariyer edinen bu toplumun tek isteği vardı, o da ata topraklarına dönmekti…
Onlar bu coğrafyanın bir zamanlar olmazsa olmazı, hayatımıza renkler saçan hemşehrilerimizdi, hemşehrilerimizdir. Batman Ovası’nda yıllarca yaşam mücadelesi veren bu toplumun öykülerini Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye Başkanı Mehdi Zana, bize yıllar önce anlatmıştı. Aslen Elmedinalı Mehdi Zana, hem Elmedina’yı hem de bu coğrafyanın sahiplerinden o renkli topluluğun Avrupa’ya göçüne gönlü razı olmamıştı…
ÖMÜRLERİ GURBETTE GEÇTİ
12 Eylül 1980 darbesinin yarattığı travmayı düşünün…
Bu ülkeden farklı inançtaki birçok değer de Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göçmüştü.
En büyük acısı da o güzel insanların çalınan yıllarıdır…
Düşünün; doğdukları köylerde en verimli dönemlerinde bir şey yapamadan, apar topar arkalarına bakmadan ayrılmışlardı ata topraklarından.
Büyük düşlerle yolunun tuttukları büyükşehirlerdeki üniversitelerde yarım kalan eğitimler…
Beşiri ilçesinin Reşkotan bölgesindeki köy ve mezralarda yarım kalmış hayaller…
Çiftçi ve iş insanlarının tarım potansiyelinde yatırım amaçlı projeler…
O renkli topluluğun hayatlarından çalınan yalnızca toprakları değil; kültür ve geleneklerinin Avrupa’da yok olma tehlikesiyle baş başa kalmak onları çok incitmişti.
Bu toplumun yeni jenerasyonu baba ve aile büyüklerinin geleneğinden tam olmasa da bir hayli uzaklaşmışlardı.
1980’lerde Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi onlara kucak açmıştı.
Kimse onları anlamamıştı, daha doğrusu gidiş nedenlerini sorgulamamıştı.
Buradan ayrılan o renkli topluluk bir tarihi eser misali elimizden kayıp gitmişti.
YILLAR SONRA HATIRLANDILAR
Neredeyse 40 yıldır bu toplumun dışlanmışlık ve uğradıkları mağduriyeti hep dillendirdik, yazdık, çizdik.
Bugün hatırlanmalarında bizim küçük de olsa bir payımız olmuşsa, bu bizim için çok büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtelim.
Aynı zamanda, gündemden düşürmeden o toplumun hak etmediği, maruz kaldıkları uygulamaları cesurca yazan, dile getiren Batman Çağdaş’tı.
Bugün artık Avrupa’daki gurbetçi Ezidi vatandaşlar, sorunlarını TBMM Başkanından bakanlara ve üst düzey bürokratlara rahatlıkla anlatabiliyor, dile getirebiliyor.
Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, geçen yıl çok önemli bir adım atmıştı Almanya’daki Ezidiler için.
Eski bakan ve bazı milletvekillerinin de aralarında bulunduğu kalabalık bir heyetle Berlin’e çıkarma yapan Milletvekili Nasıroğlu’nun, Ezidilerin topraklarına dönüşü konusunda yaptığı toplantılar oldukça verimli geçmişti.
Batmanlı gurbetçi ağırlıklı Ezidiler, ne sorunları varsa Berlin’e giden heyete aktarmıştı.
Milletvekili Nasıroğlu, Avrupa’daki Ezidi toplumunu bu kez Türkiye’ye davet etti.
3 gündür Ankara’da çeşitli temaslarda bulunan Ezidilerin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’ya, Adalet Bakanından İçişleri Bakanına kadar yaptığı görüşmeler çok ama çok önemli ve çok sevindiriciydi.
Heyette yer alan Beşiri’nin Uğurca-Qorix köy muhtarı Erhan Tağay, Ankara’daki görüşmelerin oldukça verimli geçtiğinin altını çiziyordu:
“Batmanımızın eski Valisi ve eski İçişleri Bakanımız Sayın Efkan Ala bizi oldukça sıcak karşıladı. Batman’a özel selamı vardı. Anlattığımız her soruna çözüm getirileceği sözü bizi bir hayli umutlandırdı.”
Gerek yurt dışındaki ve gerekse de topraklarında yaşamlarını sürdüren Ezidi toplumunun beklentisi buydu.
Bir gün sorunlarını başkentte üst düzey yetkililere anlatmaktı…
Bu geç de olsa gerçekleşti artık.
NASIROĞLU’NUN MESAJI
Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, bir ilki gerçekleştirmişti.
Avrupa’dan gelen heyet ile Beşiri ilçesi Uğurca-Qorix köyü muhtarı Erhan Tağay’ın TBMM Başkanı başta olmak üzere bakanların tümüyle görüştüren Milletvekili Nasıroğlu’nun mesajı çok anlamlıydı:
“Farklı inançların huzur içinde bir arada yaşadığı, güçlü bir toplum hedefi doğrultusunda; inanç özgürlüğü, toplumsal uyum ve insan onurunu merkeze alan kapsamlı istişarelerde bulunmaya yönelik Ankara’da yürütülen çalışmalar bizim için çok anlamlıydı.”
Milletvekili Nasıroğlu’nun hem bu sözleri hem de bu uğurdaki her girişimin en büyük takdiri hak ettiğine inanıyoruz.
Biz de minimum, sorunların ve mağduriyetleri birincil tanığı olarak Sayın Nasıroğlu’na teşekkür ediyoruz.
Yıllarca Almanya’da kaderlerine terk edilen ve koptukları köylerinin dönüşlerine yönelik hiçbir çalışma yapılmamasını büyük bir eksiklik olarak görmüş, bu eksikliği gidermenin telaşıyla azimle ilk adımları hemen atmıştı Milletvekili Nasıroğlu.
Ankara’da iktidarın üst düzey kesimi, bakan ve bürokratlarla bir araya gelip; toplumsal barış, inanç özgürlüğü ve ortak gelecek vizyonu üzerine karşılıklı görüş alışverişine yönelik bu temaslar belki de son yılların önemli bir adımı sayılır.
Evet, artık bu coğrafyayı daha yaşanır kılmak için ata topraklarına; gurbetteki Ezidi toplumu kazandırmanın zamanı geldi geçiyor.
Ezidilerin düşlerindeki modern köyler, yatırım projeleri belki de bir bir hayata geçirilecek.
Uzun süre toprak hasretiyle yanıp tutuşan bu toplumun bireylerinin başkentteki bu temasları tek kelimeyle mükemmeldi.
Bu uğurda emeği geçen, sorunlarına eğilen ve topraklarına dönüş için gereken kolaylık ve güveni sağlamaya çalışan herkesin özel bir teşekkür ve takdiri hak ettiğine inanıyoruz.
Gurbetteki hemşerilerimizin buraya yönelik umutları bir yerde hepimizin geleceğidir.
Gurbet elde toprağını düşünmek yerine, topraklarının ortasında hasretlerini gidermeleri dileğiyle…
Sağlıkla kalın, Çağdaş’la kalın.