KESK: HALKÇI BÜTÇE İSTİYOR

Abone Ol
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) yaptığı gezilerle hükümet tarafından hazırlanan 2015 yılı bütçesinin halkçı bir bütçe olmadığını savaş, yoksulluk ve talan bütçesi olduğunu vurgulayarak halkçı bütçe ve demokratik Türkiye için alanlara çıkmaya hazırlandıklarını bildirdi.
Bu kapsamda geçen gün ilimizi ziyaret ederek kendilerine bağlı Memur sendikaları yönetici ve üyeleri ile bir toplantı düzenleyen KESK Genel Başkanı Lami Özgen başkanlığındaki heyet bütçeye ilişkin görüşlerini aktardı.
Belediye Konferans salonunda yapılan değerlendirme toplantısında Genel Başkan Lami özgen konuştu. 2015 yılı bütçesini geniş bir şekilde değerlendiren özgen özetle şu aktarımlarda bulundu. “ Hükümetin hazırlamış olduğu 2015 yılı bütçesi halkın çıkarına olan bir bütçe değildir. Harcama kalemlerine bakıldığında eğitimden sağlığa kadar bütün alanlarda yapılan yatırımların yetersiz olduğu buna karşılık ülkedeki sermaye kesimine ise kaynakların aktarıldığını görmekteyiz. Çalışanlardan toplanan vergiler artarken sermaye kesimine verilen teşvik uygulamaları ile bu alanlara kaynak aktarılmaktadır. Bütçe bir savaş bütçesidir çünkü hazırlanan bütçe incelendiğinde savunma ağırlıklı bir bütçe hazırlandığını gözlemliyoruz. Bu bütçe yoksulluk bütçesidir çünkü halkı yoksullaştıran bir politik öngörü ile hazırlanmıştır. Çalışan kesimler, emekçiler yerine sermaye kesimini kollayan bir bütçe. Hükümetin veri olarak kullandığı Türk iş ve TÜİK gibi verilere bakıldığında bile açlık sınırının 1200 lira olarak belirlenmesine rağmen asgari ücret halen 800 lira civarından bulunmaktadır. Bu durum asgari ücretle çalışan kesimin açlık sınırının da altında bir ücretle çalıştırıldığını göstermektedir. Hükümet devletin ve milletin malı olan alanları rantçı sermayeye peşkeş çekerek, tarım alanlarını sermayenin emrine vererek, doğayı tahrip ederek bir talan politikası yürütmektedir. Hem halkın ortak malına hem doğaya zarar vermektedir. Bu da işin talan yönünü göstermektedir. Yine Türkiye işçi ölümleri konusunda Avrupa ve Dünyada ön sıraları paylaşan bir ülke konumundadır. Somada, Ermenek’te de görüldüğü gibi iş cinayetleri aralıksız devam etmektedir. Taşeronlaştırma uygulamaları devam etmektedir.
Savaş, Yoksulluk ve Rant bütçesine karşılık Halkçı bir bütçe ve Demokratik Türkiye şiarı ile 13 Aralıkta bütün bileşenleri ile Ankara’da merkezi bir miting düzenleyeceğiz. Burada hükümetin bütçesini ve politikalarını halka anlatacağız” diyen Özgen kamu emekçileri arasındaki duruma da dikkat çekerek Memur Sen Konfederasyonunun memuru kandıran bir satış sözleşmesi imzaladığını belirtti. Memur Sen konfederasyonunun AKP döneminde şişirilerek büyütüldüğünü belirten KESK Genel Başkanı “ bu sendika imzaladığı sözleşme ile danışıklı davranmış ve memurun haklarının kaybolmasına neden olmuştur” dedi.
Gelinen aşamada Memur Sen Konfederasyonunun iki yönlü olarak memurları zarara uğrattığını belirten özgen; “Memur Sen birincisi hükümet ile anlaşarak hükümet politikaları doğrultusunda memurlar adına hareket etmekte ve memurların hak kaybına neden olmaktadır. İkincisi ise bu davranışları ile emekçilerin örgütlenme ve haklarını alma konusundaki iradesini kırarak bu alanı yok etmeye çalışmaktadır. Bu nedenle Memur Sen konfederasyonuna karşı yapacağımız mücadele sadece bir karşıtlık mücadelesi değildir. Bu sendikaya karşı ideolojim bir mücadele yürütülmesi gerekmektedir” dedi.
Hükümetin Kamu düzeni yasa tasarısını da eleştiren KESK Genel başkanı yapılmak istenen düzenle kendilerine karşı olarak gördükleri herkesi baskı altına alma, sindirme, gözaltına alma ve tutuklama suretiyle bertaraf etmek istemektedirler. Bu düzenlemede belirtilen “makul şüphe” belirlemesi ile şu anda yaptığımız toplantıya bile müdahale etme imkânına sahip olma durumu yaratılmak istenmektedir” dedi. Yıllardır halkın ödediği her kuruş vergi bir yandan sermayenin, rantçıların yandaşlarının cebine aktarılırken diğer yandan demokratik hakları için mücadele edenler, kendilerinden alınan vergilerin tazyikli su, Toma, biber gazı, cop, gözaltı, tutuklama ve zam olarak kendilerine geri döndüğüne şahit olmaktadır” diyen özgen Bölge illerine yapacakları geziyi tamamladıktan sonra Ankara’ya döneceklerini ifade etti.
Sonuç olarak belirtmemiz gerekiyor ki memurlar enflasyon karşısında eriyen maaşları konusunda hükümete karşı duydukları öfkenin daha fazlasını haklarını savunmadığını düşündükleri Memur Sen’e duymakta ve hükümetten bu durumun düzeltilmesini talep etmektedirler. Açıklanan rakamlara bakıldığında haksız da sayılmazlar!