Bir kente sahip çıkmanın değişik yolları var. Bunların başında da elbette o kente yatırım yapmak gelmektedir. Çünkü yatırım aynı zamanda hem kentin tanıtımını sağlar hem de o kentte zincirleme gelişmelere neden olur.
Batman son yüzyılın ortaya çıkardığı kentlerimizden birisi. Bu hızlı gelişimini Raman dağından çıkarılan petrole borçlu. Petrol ile ilgili yatırım yapılınca TPAO, TÜPRAŞ, BOTAŞ başta olmak üzere oldukça önemli kurum ve kuruluşlarımız bu kentte yatırım yaptılar ve bu yatırım sayesinde kent çekim merkezi haline geldi. 1927 yılında 450 nüfuslu bir yerleşim yeri iken bu gün 450 bin nüfusa dayanan bir şehir oldu.
Bu hızlı gelişim beraberinde yeni iş alanları ve iş kolları da yarattı. Bugün Batmanı yakından tanıyanların geldiklerinde gördükleri gelişme karşısında şaşkınlıklarını saklayamadıkların çok iyi biliyoruz.
Ancak bu olumlu yanına rağmen Batman aynı zamanda çok acı çeken bir ilimiz. Özellikle 90’lı yıllarda bölgede süren furyadan birebir etkilenen ve çok kayıp veren bir yerleşim yeri. Komşularından ve kırsal alanlardan göç alan aynı zamanda yerleşik nüfusundan dışarıya göç veren bir merkez. Abartısız denilebilir ki bu dönemlerde neredeyse Batman nüfusu topyekûn bir değişime uğradı. Bu aşırı yığılma beraberinde ihtiyacı olan yatırımı getiremediğinden de sonuçta kent yoksullaştı. İnsanlar çalışacak iş bulamadı ve bugün kent Türkiye’nin en fazla işsiz barındıran kentler listesinde birinci sırada bulunuyor. Kişi başına düşen milli gelir oranı da aynı oranda düşük. Yani kent zengin kaynaklarına rağmen yatırım yetersizliği nedeniyle fakirlik içinde kıvranıyor. Adaletsiz gelir dağılımı nedeniyle zengin ile fakir arasındaki gelir makası ise bir uçuruma dönüşmüş.
Bu durumda herkesten beklenti yatırım yapılması için gerekli adımların atılmasıdır. Lakin son zamanlarda istenilmeyen gelişmelere imza atıldığına tanık oluyoruz. Özellikle petrol alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarımızın istihdam yerine kar oranlarına yönelmeleri, ülkesel ve bölgesel düşünme yerine kişisel ve kurumsal politikalara yönelmeleri kentte sorun yaratmaya başladı.
Sadece petrol sektörü mü diye sorarsanız elbette cevap hayırdır! Diğer alanlarda da aynı sıkıntılar yaşanmaya başladı. Batman petrolden sonra en fazla Sağlık alanındaki ilerlemeleri ile gündemde olan bir merkez. İl merkezinde aktif halde 5 kamu ve 5 adet de özel hastane bulunmakta. Bu durum gerek civar illerden gerekse özellikle yakın komşu ülkelerden hastaların kente yönelmelerine neden oluyor ve kente önemli bir katkı sunuyor. Hem tanıtım anlamında hem de ekonomik anlamda. Batmanda etkin olan ve vatandaşın memnun olduğu hastanelerden biri de kentin ilk özel hastanelerinden olan eski adıyla Şifa Hastanesi yeni adıyla Medical Park hastanesidir. Ancak bu hastanemizin büyük hissedarları hastaneyi kentten götürmek için paçayı sıvamış durumdalar. Bu da açık söylemek gerekiyorsa rahatsızlık yaratan bir durumdur. Bu rahatsızlık kendini meslek odaları temsilcilerinde de göstermeye başladı. Konu ile ilgili olarak basına açıklama yapan BATSO (Batma Ticaret ve Sanayi Odası) başkanı A.Kadir Demir ile Esnaf ve Sanatkârlar odalar Birliği Başkanı Talat Kara durumdan rahatsız olduklarını belirttiler. “İlimiz terör şehri değildir, elinizi Batmanın üzerinden çekin… başlığı ile yapılan açıklama şöyle; “18 yıldan beri ilimizde hizmet veren ve Batmanın ilk özel hastanesi olma özelliğini taşıyan Medical Park Batman hastanesi şirket merkezinin İstanbul’a nakledilmesi konusunda Medical Park yönetim kurulu başkanı Muharrem Usta ve Turkven fonunun girişimlerde bulunmasını doğru bulmuyoruz. Sentez Sağlık Hizmetleri A.Ş. Batmanındır ve Batmanda kalmasını arzuluyoruz. Batman’ı tanımadığı için burasını terör şehri olarak zannedenleri bu düşüncelerinden dolayı kınıyor ve bu çabalarından vazgeçmelerini istiyoruz.”
Şirketin taşınması çalışmalarının yürütüldüğüne ilişkin olarak Sentez Sağlık Hizmetleri A. Ş. yöneticileri ise iddiayı doğrulayarak Muharrem Usta ve Turkven’in avukatları aracılığıyla bu tür bir çalışma içinde olduğunu, şirketin Batmandan gitmesi halinde gelecekte Batman Hastanesini de başka bir yere taşıyabileceklerini belirttiler.”
Şirketin taşınması çalışmalarının yürütüldüğüne ilişkin olarak Sentez Sağlık Hizmetleri A. Ş. yöneticileri ise iddiayı doğrulayarak Muharrem Usta ve Turkven’in avukatları aracılığıyla bu tür bir çalışma içinde olduğunu, şirketin Batmandan gitmesi halinde gelecekte Batman Hastanesini de başka bir yere taşıyabileceklerini belirttiler.”
Sonuç olarak Medical Park hastanesi özel bir hastane ve büyümesini aynı zamanda halkın kendilerine göstermiş oldukları güvene borçlu. Bu hastanenin kentimize katkısı var. Bu kentin de hastanesine katkısı var. Bu nedenle Batmandaki yatırımın başka alanlara taşınmasını istemiyoruz. Yetkililerin de aynı duyarlılığı göstermelerini bekliyoruz. Çünkü bu kentin yatırıma ihtiyacı var ve biz de kentimize sahip çıkıyoruz.