Geçen hafta sonu bir dizi röportaj ve görüşmeler yapmak için İstanbul’a 2 günlük ziyaret gerçekleştirdik. Bir araya geldiğimiz tanıdık simalarla şehrimizin bazı sorunlarını konuştuk. Havalimanı terminal binasında gördüğümüz kalabalıktan ve konuştuğumuz bazı yolculardan, İstanbul ve Ankara direkt seferlerinden sonra İzmir’e de direkt seferlerin yapılmasının ne kadar isabetli bir karar olduğunu fark ettik.…
Geç saatlerde havalimanı yolcuyla doluydu. İstanbul ile birlikte o gün aynı saatlerde İzmir uçak seferleri de vardı. Bu limanın yeni apronu yapıldığında dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Binali Yıldırım; “Batman böyle güzel bir apronu hak ediyor” demişti ve bir gün bu limandan yurtdışı seferlerinin de yapılabileceğini söylemişti. 1960 Yılından bu yana Batmanlıların anılarıyla dolu bu limanda halen Antalya direkt seferlerinin yapılmaması büyük bir boşluk…
SÜREKLİ GÜNDEME GETİRİYORUZ AMA…
Bir gazeteci olarak Batman’dan Antalya’ya direkt seferlerin yapılması için yıllardır bu konuyu gündeme getiriyoruz.
Çünkü bölgenin önemli havalimanlarından olan Batman Havalimanı, büyük şehirlere yolcu potansiyeli olan bir kent.
Düşünün, 1960 yılında bölgede yapılan iki limandan biriydi Batman.
Biri Diyarbakır, diğeri ise Batman’dı.
65 Yıl önce Mardin, Şırnak, Muş ve çevredeki hiçbir ilde liman yoktu.
Kara altının 1940’lı yılların sonuna doğru bulunmasıyla Batman’a haftada 2 gün yapılan seferlerle askerî personel ve ülkenin ilk petrolcüleri yolculuk yapardı.
Ardından Batman Havalimanı hizmet vermeye başladığında çevre illerden de birçok vatandaş uçakla seyahatini Batman’dan yapmaya başladı.
Batman sadece ulaşımla değil, sağlık yönünden de o zamanlar bölgenin cazibe merkezlerinden sayılırdı. Site Mahallesi’ndeki eski TPAO Hastanesi çevresindeki illere de şifa dağıtırdı.
Batman’ın modern semti Site yerleşkesinde henüz yaşam yokken, yine Raman Dağı yerleşkesinde petrol kentinin ilk temeli atılan Raman Dağı, kültür ve sanat hayatında bir mihenk taşıydı.
Yabancı mühendisler, açık alanda sinemadan tiyatrolara, hatta konserlere kadar geniş bir yelpazede bir dizi etkinlik izleyebiliyordu.
Raman yerleşkesi geniş bir yelpazede bölgedeki yerleşim birimlerine ev sahipliği yaparak, gelecekte petrol kentinin sosyal dokusunu zenginleştiriyordu.
1950’lerin sonu ile 1990’lara kadar Site Mahallesi tiyatroların ve sanatçıların ağırlandığı Batman bölgenin örnek kentlerindendi.
Uçak seferlerinden başladık, bir anda kendimizi şehrin dününe ait aktivitelerin bir bölümünde bulduk.
Bu ani konu değişiminin nedeni, bu şehrin her yönüyle potansiyeli olan güçlü bir şehir olmasındandır.
Neden Batman, İzmir direkt seferlerinden sonra Antalya seferlerini de yapmasın?
Haftada 2 gün Antalya seferleri, bu şehrin ulaşımına büyük katkı sağlayacaktır.
Komşu Diyarbakır, bu boşluktan olsa gerek yıllarca İzmir ve Antalya direkt seferlerinde önümüze geçti.
Artık Batman, İzmir direkt seferlerinden sonra Antalya direkt seferlerini de yapabilecek durumda. Ve Batmanlıların bu seferin bir an önce yapılmasını beklediklerini belirtmiş olalım.
Çevresiyle birlikte 2 milyon kişinin ulaşımını Batman’dan yaptığı bu limana Antalya direkt seferlerini de kazandırmak için hep birlikte ilgili mercilere sesimizi ulaştıralım ve bu seferlerin yapılması sağlanmalıdır.
Çünkü bu şehir, hak ediyor.
İLUH İLK ETABI, KURTULDUĞUNUN İŞARETİ
2006’nın 31 Eylül ile 1 Ekim tarihi, bu şehrin kanayan yarası İluh’ta büyük bir faciaya yol açmıştı.
Hem de ne büyük facia…
11 İnsan yaşama veda etmişti.
9 Mahalleye tonlarca çamur akmıştı.
Şehir, selin yarattığı travmayla 2–3 sene kendine gelememişti.
İluh Deresi, 8 kilometre uzunluğunda.
‘S’ harfi gibi şehrin içinden geçen bölüm 5 kilometreyi kapsıyor.
Her sel baskınında yüreğimiz ağzımızdaydı.
Çünkü dereye sıfır olan yapılar risk bölgesindeydi.
Bu durum kentsel dönüşümün bir parçası olmalıydı.
Her zaman bu sütunlarda dile getiriyorduk:
Kentsel dönüşüm bir gün bu bölgeye de gelecek ama ne zaman?
Kentsel dönüşüm, İluh çevresindeki çarpık yapıları yenilemek değil, aynı zamanda o bölgenin geleceğini güvence altına almak anlamına geliyordu.
Yarım asır önce dereye komşu gelişi güzel inşa edilen ve doğal afet yönetmeliklerine uymayan yüzlerce yapı vardı.
O yapıların güçlendirilmesi imkânsızdı.
Çünkü her sel taşkınında taşan dere büyük yıkım bırakıyordu.
2020 yılında İzmir depreminin yaşandığı gün, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Batman’daydı.
Bakan Kurum, İluh’un kentsel dönüşüme alınmasına yönelik ilk adımları Batman’da atmıştı.
Deprem yaşanınca Bakan Kurum apar topar İzmir’e gitmişti.
Sonrasında başkentte yapılan temaslar, İluh Deresi’nin ilk etapta 2.5 kilometrelik alanda önce kamulaştırma, ardından da bulvar düzenleme ve TPAO’nun ihata duvarını geri çekme çalışmaları başlamıştı.
1.5 yılda İluh’un 2.5 kilometresi mükemmel bir manzaraya dönüştü.
Şimdi de bu önemli projenin devamının 2.5 kilometrelik alanda sürmesi amaç edinilmeli ve uğraş verilmeli.
28 Eylül’de İluh Bulvarı açılacak.
Bu açılış, İluh’un ilk etabının kurtulduğunun işareti.
İluh’un şehir içindeki bölümünün tamamının bitmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak, anlatmak bizim sorumluluğumuz.
Özetle: İluh Deresi ıslahı şehrin karşı yakasının geleceği için çok önemliydi.
Bu projenin ilk kısmında emeği geçen herkesi kutluyor ve teşekkür ediyoruz.
Gördüğümüz bu mamur kısmın, diğer kısımların imarına başlanmasına sinerji yaratıp geri kalan 2.5 kilometrelik alanın yapım çalışmalarına başlanması dileğiyle…