Batman halkına sorduk. Kentimizin önemli sorunları nelerdir dedik. Sorumuzu cevaplandıran hemşerilerimizin büyük çoğunluğu kendilerine göre sorun olarak gördükleri eksiklik ve aksaklıkları sıraladılar. Bu eksiklik ve aksaklıkların bir bölümü toplumun geneline, bir kısmı bireysel ihtiyaçların giderilmesine yönelikti.
Toplumsal çıkarlara yönelik cevap ve istemler ise kent yaşamı ile ilgili görünüyor. Kentin temiz tutulması, yeşil alanların çoğaltılması, parkların artırılarak güvenli dinlenme merkezleri haline getirilmesi, engelli, çocuk ve kadınların kent içinde güvenli bir şekilde dolaşmalarının sağlanması için gerekli önlenmelerin alınması, kaldırım işgallerinin önlenmesi, semt pazarlarının yaygınlaştırılması, yolların onarılması, içme suyu sorununun kaldırılması, kaldırımların genişletilmesi, anadilde eğitim ve öğrenimin önemsenmesi, spor komplekslerinin yapılması gibi bir dizi istem ortaya çıktı.
Bu talepler elbette Belediye yönetimine yönelik talepler. Bir kısmı ise merkezi idare tarafından desteklenmesi gereken projelerle yapılabilir. Batman Belediyesi bu talepleri toplamak için çalışma başlattı. Kentin önemli yerlerinde bulunan bilboardlara astığı ilanlarla hazırlanacak olan beş yıllık stratejik plan için halkın önerileri alınmaya çalışılıyor. Yukarıda saydıklarımızdan daha fazla sayıda öneri ve projenin yetkililerin eline geçtiğini de biliyoruz. Ancak istemlerle sergilenen davranışlar arasında da farklılıkların ortaya çıktığın belirtmek gerekiyor. Yani isteyen istediğinin gerçekleştirilmesi sırasında eğer menfaatine dokunuyorsa yan çizme eğilimi gösterebiliyor.
Geçen hafta kaldırımların temizlenmesi ve işgallerin önlenmesi amacı ile Belediye tarafından bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma yapılmadan önce Belediye Eşbaşkanları ana caddelere çıkarak vatandaşları yapılacak uygulama konusunda bilgilendirdiler ve esnafları da kaldırımları işgal etmemeleri için uyardılar. Bu uyarılardan sonra da birkaç gün bekleyerek esnafın takınacağı tavrı görmek istediler. Ancak esnaf bildiği tavrı sürdürmeye devam etti ve kaldırım işgallerini sonlandırmadı. Bu durumda da zabıta devreye girerek ikinci bir uyarı yaptı ve kaldırım işgallerinin bitirilmesini talep etti. Ancak yılların alışkanlığına sahip olan esnaflarımızın bir kısmı sorun yaşattı. Çünkü kaldırıma atılan “kürsilerinin” kaldırılmasına karşı çıkıyorlardı. Onlara göre vatandaşların yolu ve yürüyüşü engellenmiyor ekmeklerini kazanıyorlardı. Ama gerçek öyle değil. Artık insanlar kaldırıma ve hatta kaldırımı aşarak asfalt üzerine sandalye veya kürsi atan esnaf yüzünden cadde ortasından geçmek zorunda kalıyor. Kadınlar kaldırımdan yürüyemedikleri için yolun karşı tarafına geçerek kahvehaneler önünden geçmeyi deniyorlar. Çocuklar masaların arasından sıvışarak geçiyorlar ve takdir edilmelidir ki bu manzara iyi bir manzara değil.
Eğer bu kentin istenilen düzeyde bir kent olması isteniyorsa o zaman herkesin kurallara uyması gerekiyor. Belediye yönetimi kentin ihtiyaçlarının giderilmesi için çaba gösterirse vatandaşlarımızın da ona yardımcı olması gerekiyor. Eğer bir çalışma alanında belediye yeterli duyarlılığı göstermese bile bizim hemşerileriler olarak görev üstlenmemiz ve kentimizi korumamız gerekiyor. Çünkü temiz bir kent, yeşil bir kent, korunan parklar ve ortak mallar ancak vatandaş duyarlılığı sayesinde sahip olunabilin şeylerdir.
Peki, biz bunu yapıyor muyuz?
Hayır yapmıyoruz?
Belediyeden istiyoruz ancak belediye yaptığında da tahrip ediyoruz yok ediyoruz. Ağaçları ve yeşil bitki örtüsünü hayvan otlatma amaçlı kullanmaya kalkışıyoruz. Neymiş efendim belediye bizimmiş. İyi de belediye senin diye yeşil alanlardaki otları ve ağaçları yok etmek zorunda değilsin ki. Kenti kirletmek için çöplerimizi zamansız ve dağınık bir şekilde en olmayan yerlere koyuyoruz. Olmadı elimizdeki çöpleri çöp kutusu yerine kaldırıma ve caddeye atıyoruz. Belediye bunu böyle yapma dediğinde de hemen belediyecileri dövme pozisyonuna giriyoruz. Bu böyle olmaz.
Bu kentte yaşayan herkes kurallara ve kaidelere uymak zorunda. Kimsenin zorbalıkla, kavga ve gürültü ile bu kentin huzurunu bozmaya hakkı yok. Kimse kimsenin haklarını gasp etmemeli. Engeli vatandaşların, kadın ve çocukların kaldırımdan geçemediği bir kent, kent olma özelliğine sahip değil. Köyde bile kimse bu şekilde davranmıyor. Bu nedenle herkesten beklenti kurallara uyması ve işgal etmeye son vermesidir.