JİTEM DAVASI SANIKLARINA BERAAT PEKİ ÖLENLERE NE OLACAK?

Abone Ol

Ülkemizin doğu yakasında “Terörle Mücadele kılıfı adı altında” birçok olayın gerçekleştirildiğini ve bu amaçla devlet içinde yer alan organizasyonların yasa dışı işler yaptıklarını bilmeyen yok. Bu işe bulaşan birçok kişinin ceza aldığını da bilmekteyiz. Bu konuda işin içinde bulunanların bizzat yaptıkları açıklamalar ve verdikleri bilgiler de kamuoyunun bilgisi dâhilindedir.

Ülkemizin karanlıkta kalan konularından birisi de demokrasi ve insan hakları babında 1990-1996 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerdir. Bu cinayetler nedeniyle halen cesetleri bulunamayan binlerce vatandaşımız bulunmakta ve her hafta cumartesi anneleri bu kayıpların akıbetini alanlara çıkarak sormaktadır.

Bu cinayetlerle ilgili olarak görülen davalardan biri de Cemal Temizöz davası olarak da bilinen Cizre de işlenen cinayetlerin davasıydı. Bu dava sanıkların beraat kararı ile sonuçlandı. Konu ile ilgili olarak  Milliyet.com.tr’de yayınlanan haberin önemli bir bölümü şöyle; “Şırnak’ın Cizre ilçesinde 1993-1995 yılları arasında meydana gelen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak haklarında dava açılan, aralarında emekli Albay Cemal Temizöz ile Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ’ın da bulunduğu 8 tutuksuz sanığın tamamı beraat etti.

ŞIRNAK’ın Cizre ilçesinde 1993-1995 yılları arasında meydana gelen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak haklarında dava açılan, aralarında emekli Albay Cemal Temizöz ile Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ’ın da bulunduğu 8 tutuksuz sanığın yargılanmalarıne Eskişehir’de devam edildi.

Kamuoyunda ’Cizre JİTEM davası’ olarak bilinen ve güvenlik nedeniyle Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasında sabah saatlerinde başlanıldı. Duruşma nedeniyle Eskişehir Adalet Sarayı çevresinde polisler geniş güvenlik önlemi aldı. Duruşmaya tamamı tutuksuz olan sanıklardan emekli Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ ile Burhanettin Kıyak, Fırat Altın, Hıdır Altuğ ve Adem Yakin ile avukatlar katıldı. Sanıklardan Kukel Atağ ve Temel Atağ ise duruşmaya katılmadı.

Faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin yakınlarından bazıları bugünkü duruşmada Kürtçe tercüman aracılığıyla konuşarak sanıkların cezalandırılmasını istedi.

Geçen 18 Haziran’daki duruşmada Eskişehir’de gezi parkı protestoları sırasında yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesi olayını soruşturmasında da bulunan, Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi savcısı Hakan Ali Erkan mütalaasında ’olaylarla ilgili kesin, inandırıcı ve vicdani kanaate uygun delil bulunmadığını’ belirterek 8 sanığın ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesini istemişti.

’Cizre JİTEM Davası’nın Eskişehir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yapılan 48’inci duruşmasında mağdur yakınları, tutuksuz sanıklar ile her iki tarafın avukatları söz alarak konuştu. Mağdurların avukatlarından Diyarbakır Baro Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen, davanın çok önemli olduğunu söyledi. Faili meçhul cinayetlerinin hepsinin devlet eliyle işlendiğini öne süren Özmen şöyle devam etti:

"Cinayetlerin hepsi devlet eliyle olmuştur. Siyasi cinayetlerdir. Kürt meselesine gitmek lazım. Bunlar Kürt’tür, Cumhuriyet boyunca reddedilmişlerdir. Çok büyük insanlık suçları işlenmiştir. Bunlar tabi ki devlet eliyle yapılmıştır. 12 Eylül darbesi ve sonrası tavan yapmıştır. Ölenler ailelerinin, çocuklarının veya eşlerin yanlarından alınarak öldürülüp yol kenarlarına atılmışlardır. Tırnak çekme, elektrik verme gibi işkenceler uygulanmıştır. Çoğunun cesedine ulaşılamamıştır, gömülmüşlerdir. Bunlar sistematik faali meçhul cinayetlerdir. Bugüne kadar hiçbir mahkemede bunlara ceza verilmedi. Bu davalar yok edilmeye çalışıldı."

Davanın güvenlik nedeniyle Eskişehir’e alınmasını da eleştiren avukat Ahmet Özmen mahkeme heyetinden korkmadan vicdanlarına göre karar vermesini istedi. Özmen, "Sanıkların cezalandırılmasını istiyoruz. Mahkemenizden beraat kararının çıkmayacağını umuyoruz. Bizler hep mazlumun yanında olduk. Vereceğiniz karar nedeniyle yarın siz de yargılanırsanız sizin de yanınızda oluruz, sizi de savunuruz. Korkmayın vicdanınıza göre karar verin" dedi.

Eskişehir 2’nci Ağır ceza Mahkemesi heyeti ’Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, ’Adam öldürmeye azmettirmek’, ’Adam öldürmek ve devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak’la suçlanan tutuksuz sanıklar emekli Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ ile Burhanettin Kıyak, Fırat Altın, Hıdır Altuğ, Adem Yakin, Kukel Atağ ve Temel Atağ hakkında yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle tüm suçlardan beraatlarına karar verdi.”

Adı geçen dava Diyarbakır Cumhuriyet başsavcılığı tarafından açılmış ve dava güvenlik gerekçe gösterilerek Eskişehir’e alınmıştı.

Alının bu kararın AİHM’e gideceği kesin ancak bundan daha önemlisi bir zamanlar davanın açılması için ön ayak olan siyasi liderlerin ve partilerin konsept değişikliğinden sonra bu durum karşısında takındıkları tavırdır.

Hukuk her zaman ve herkese lazım. Eğer ülkede birileri devlet gücünü de kullanarak yanlışlar yapmış ise bunun devlet tarafından sorgulanması gerekiyor. Alınan kararlarında halkın vicdanında kabul görmesi çok önemli. Vatandaşların öldürülüp asit kuyularını atıldığı bir ülkede bu işin adaletini de soran bir devlet olmalı değil mi?