Son 30 yıl içinde inanılmaz derecede gelişen Batman'ın bir çok sorunun olduğu muhakkak. Parmak basacağımız konu; şehir ve içinde yaşayanların en önemli sorunu. Nasıl olur; şehirde sorun varsa halk da bu sorunu yaşamıyormu ki! ‘Bunu yazma ihtiyacı duydun’ diyenler olacaktır. Şehrin bazı sorunları halkı direk etkilendiği sorunlar değil. Bu sorun işsizlik ve istisnasız tüm halkın can alıcı sorunu.
*
İşsiz birinin olmadığı aile sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Neden bu sorun yıllardır yaşanır? Neden köklü çözümler bulunamaz? Sonuçta ‘bütün ülkenin sorunu bu’ diyecekler çıkabilir. Kısmen haklılar. Bölgenin bütün şehirlerinde bu sorun yaşanıyorsa, durum farklıdır. Çözüm için farklı önlemler almayı gerektirir.
*
İşsizliğin nedenleri belirtilirken, olanaksızlıklar sıralanır. İstihdam için yeterli işyerinin olmaması. Kalifiye eleman eksikliği. Yapılacak işin, kişiler tarafından beğenilmemesi gibi. Tespitlerin bir kısmı doğru. Ancak yetersiz.
*
Bölgede işsizleri sınıflandırmak gerekirse Üniversite, Lise ve Sanat okulu olarak sayılabilir. Eğitimsiz gençlerin de çoğunlukta olduğu kesimin olduğunu belirtmekte yarar var.
*
Üniversite, lise ve dengi okul mezunu olduğu halde iş bulamayanların; her iki yılda bir girdikleri KPSS sınavında yeterli puanı alamayıp umutlarını sonraki yıllara taşımaları ülkenin öncelikli çözüm bekleyen sorunudur. Vatandaş, dünyada en çok ‘değer’ verdiği çocuklarının umutsuz gördüğü zaman kahroluyor.
*
Çoğu işçi, memur ve dargelirli aile çocukları olan işsizler, gençler ve ebeveynlerinin evlatlarına ‘işyeri’ açıp bu sorunlarını giderme imkanı yoktur. Resmi veya özel bir kuruma giremeyeceğini anlayan bir çok genç, inşaatlarda bile çalışmayı kabul ediyor. Buna rağmen iş bulamadığı zaman büyük şehirlere giderek oralarda iş arıyor.
*
Bir başka iş alanı olarak turizm gösterilebilir. Bölgedeki bir çok genç sahildeki şehirlere giderek çalışıyor. İş seçme gibi lüksleri olmadan bulabildikleri işi yapıyorlar. İşsiz gençlerin bir çoğu buna cesaret edemiyor.
*
Bir de mevsimlik işçiler var. Mayıs ayından başlayıp Adana, Aydın, Manisa, Antalya’da aileleri ile çalışıyor. Tüm aile çalıştığı halde kış aylarında rahat yaşayacakları kadar parayı kazanamadan dönerler. Karadeniz illeri de mevsimlik işçilerin uğrak yeridir. Olumsuz yaşam şartları altında mücadeleyle geçer çalışma sezonları.
*
Bu mesele; toplumun bazı kesimlerini acındırmak amacıyla anlatmadığım bilinmelidir. Bunların tümü gerçek ve yaşanıyor. Bölgenin diğer şehirlerinden başlayan göçlerle işsizlik ve yoksulluk bir ‘kader’ olarak kabullenilmiş görünüyor.
*
Kahvehanelerdeki doluluk; umudunu yitirmiş gençleri anlatıyor.
*
Bazı gençler ise tanıştığı bazı uygunsuz kişiler tarafından uyuşturucu, hırsızlık ve gasp gibi illegal alışkanlıklar edinmelerine sebep oluyorlar. Genç yaşta yaptıkları yanlışlıklar onların yaşamının bir daha düzene girmeyeceği hayatın başlamasına neden oluyor.
*
Sorun tüm yönleri ile ortaya konmuş sayılır mı bilmiyorum. Sistemin yanlışları, ekonomideki istikrasızlık, üretim ekonomisinden montaj ekonomisine geçiş, üniversitelerin de dahil olduğu tüm okullardan her branşta, ülke ihtiyacının üzerinde öğrenciler mezun etmesi. Yeterli miktarda fabrika-işyeri açılmaması; istihdam sorununu beraberinde getiriyor. Bu da işsizliğin önemli nedenlerinden biri.
*
Üniversite mezunu iki çocuğum işsiz. Onlara bir gelecek sağlayamamanın ezikliğini yaşıyorum. Ben bu ruhsal durumu yaşarken; onlar da gelecek kaygısı yaşıyor. 30’lu yaşlara merdiven dayamalarına rağmen gelecekle ilgili bir umut ışığını görmemeleri; işsizliği yaşayan tüm gençlerin duygulardır.
*
Üniversite mezunu olmalarına rağmen; her türlü işte çalışmaya razı olmaları; onların bir işe girmesine olanak sağlamıyorsa; iktidar bu sorunu acilen çözmelidir.
*
Sorunun kaynağında çözüm şarttır. İşsizlik meselesinin de içinde bulunduğu bölgenin tüm sorunlarını çözmek ne gibi fayda sağlar? Daha rahat bir yaşam sürdürmek için büyük şehirlere göç önlenir. Vatandaş yaşadığı köyünde veya şehirde daha huzurlu bir hayat sürdürür.
*
Bülbülü altın kafese koymuşlar ‘Ah vatanım’ demiş...