İŞSİZLERİN UMUDU!..

Abone Ol
Batman’da binlerce kişi bir umut olarak İş-Kur kadrolarına başvuru yaptı. İşsizlikte Türkiye birinciliğini hiçbir kente kazandırmayan Batman, nedense bu yıl üvey evlat muamelesi gördü…

İş-Kur kadroları ile umutlanan işsizlerin umudu başka baharlara kaldı…

Ak Partililerle ve bazı duyarlı yöneticilerle konuştuğumuzda oldukça üzgün ve şaşkın olduklarını gözlemliyorum.

Geçen yıl 3575 kişinin İş-Kur’da istihdam edildiği Batman’a, bu yıl 381 kadro verildi. Bu geçici kadrolar oldukça can sıktı…

İş-Kur çalışanlarının torpil arayışını doğal karşılamak gerekir. Çünkü ekmek aslanın ağzında…

Parti yöneticilerinin kapıları aşındırıldı, telefonları susmak bilmedi. Ancak binlerce kişiye umut verilmedi…

Bazı yerlere nüfus cüzdan fotokopilerinin verildiğinden söz edilirken, bazı yerlerde TC numara kayıtlarının yapıldığı ileri sürülüyor.

Daha başvurular için bir hafta kalmışken 381 kişilik kadro listesinin Ankara’ya ulaştığı yolunda duyumlar bazı işsizlerin umutlarını kırdı…

İşsizlerin sayılı aylardaki istihdamı kalıcı çözüm değildir.

Neden mi?

İLO Sözleşmesine imza atmış bir ülkeyiz. Düşük ücretle emekçi çalıştırmak ve geleceklerini güvence altına almamak sözleşmeye aykırı…

ÜCRET KARŞILIĞI ÖĞRETMENLER…

Bu köşede emek ve emekçilerin hakları hep savunulmuştur. Ücret karşılığı olarak görevlendirilen öğretmenlerin haklarına da duyarlı olacağım.

Bakınız yüzlerce ücret karşılığı öğretmen görevlendirilmesi yapıldı.

Tabi caizse yıllarca dirsek çürütmüş, mürekkep yalamış 4 yıllık üniversite mezunu öğretmenler asgari ücret sınırlarında ve hatta altında bir ücretle çalıştırılıyorlar…

Bu geçici görev için de izdiham yaşandı…

Binlerce öğretmen bu düşük ücretle sayılı aylar için çalışmak istedi. Ancak istihdam olanağını bulamadılar…

Bir kadrolu öğretmenin üçte biri kadar maaşla eğitimcilerin çalıştırılması oldukça düşündürücüdür…

Hükümetin ‘Adalet’ ismine gölge düşüren bu uygulamadan nice Ak Partililerin de rahatsız olduklarını biliyorum.

Öğretmenlerin çok düşük ücretle çalıştırılmalarına gerçekten üzülüyorum. Sesimizi Ankara’ya duyuramıyoruz…

Eğer sesimizi duyurabilseydik, ucunda risk olsa bile bunun adaletle bağdaşmadığını söyleyecektim…

“Eşit işe eşit ücret” uygulaması ile adaleti savunan bir hükümetin, ücret karşılığı öğretmenlerin haklarını gözetmesi gerekiyor. İlkeli olmaları için de bunu yapmalıdırlar.

Ciddi bir kamuoyu baskısının oluşması şu O.hal şartlarında pek mümkün görünmese bile, iktidardaki duyarlı yöneticilere bu meseleyi hatırlatacakların çıkmasını diliyorum.


YOKSULLAR GÖZETİLMELİDİR…

Çok değil 50 yıl öncesine kadar İluh tepesindeki birkaç evden ibaret olan Batman, bugün nüfusu 400 bini aşmış koca bir kent oldu…

Petrolün bulunmasıyla kaderi değişen ve hızla büyüyen Batman, bilindiği gibi bölgemizdeki çatışmalı ortamdan kaynaklı yoğun göçlere maruz kalmıştır.

Köylerini terk edip Batman’ın varoşlarına sığınan on binlerce insanımız, şu zaman diliminde bile çok önemli sorunlar yaşamaktadır. Hele iç göçlerin de eklenmesiyle vahim yoksulluk tabloları ile karşılaşmaktayız.

Peki ‘Sosyal Devlet’ için çalışan var mı?

İşte bu sorunun cevabı toplum için çok önemli. Benim görüşüm açık: anayasadaki ‘sosyal devlet’ kavramı için ne yazık ki ciddi mücadeleler verilmiyor. Bunu her vesile ile ifade ediyorum.

Oysa düşünceme göre anayasadaki demokratik, laik hukuk devleti için gösterilen duyarlılık, ‘sosyal devlet’ için de gösterilmelidir.

Yüz binlerce tarım işçisinin sosyal güvencesiz şekilde çalıştırılması, yoksul kitlelerin sosyal devlet çatısı altına alınamaması gibi vahim durumların nedeni olarak hep ‘mali’ gerekçeler gösteriliyor.

Bir yere kadar hak verebilirim. Ancak sosyal devlet için de mücadele vermemiz gerektiğine inanıyorum.

Vatandaşlarını kucaklayan sosyal devletin olması için duyarlılığa ihtiyaç vardır.

Evet, yoksul halkımızın kucaklanması gerekiyor. Bu konuda atılacak en ufak adımın karşılıksız kalmayacağına inanıyorum.

Günümüzde bir ‘sosyal patlama’ riski söz konusudur. Çünkü hala göç eden milyonları köylerine geri götüremedik. Milyonlarca emekçimiz köylerinde üretici iken bugün tüketici konumundalar. Bunların köylerine dönüşlerini sağlamadığımız müddetçe, sosyal patlama riski söz konusu olacaktır…

Acilen yapılması gerekenler var. Yoksul ve zor durumdaki insanların gözetilmesi büyük önem arz ediyor.

Toplum olarak da yoksullar için duyarlı olmalıyız. Yoksullarını gözetmeyen bir toplumun geleceğinin iyi olacağına inanmıyorum. Duyarlı bir toplum olmamız dileğimle.