Devlet terörünü en mükemmel şekliye icra eden İsrail, terörist faaliyetlerine bir yenisini daha ekleyerek korsanlığa da başladı.
Gazze’ de ambargo uyguladığı insanlara giden yardımı bile çok görerek, kendi karasularına bile girmeyen gemileri komandolarıyla basarak ordaki gönüllülerden son haberlere göre 16 kişiyi şehit etmiştir. Bu ne cüret, bu ne küstahlık!
Zalimi yaktığı zulüm ateşi yakar. Tüm dünyaya fitne ve fesat tohumları ekerek, sahip olduğu basın ve propaganda araçlarıyla akları kara, karaları aklamaya çalışan İsrail, bu davranışıyla yavaş yavaş sonunu getirmeye devam etmektedir. Özellikle Türkiye’de terörü besleyerek yandaşı olmayan hükümeti devirmek için her türlü yolu denemektedir.
İsrail’in son saldırısı tüm Türkiye’de olduğu gibi Batman’da da geniş katılımlı bir mitingle kınanmıştır. İnsani ve İslami hassasiyeti olan her kesimin temsil edildiği bu miting, ortak acılarda biraraya gelmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Yapılan konuşmaların ortak bir noktası vardı. O da: İsrail’e duyulan öfke, Gazzedeki Müslümanlara duyulan kardeşlik hissi.
Kürtçe, Türkçe sloganların atıldığı, yine Kürtçe konuşmaların ve Arapça duaların yapıldığı bu miting Allah’ın ayetlerinin tecelligahı gibiydi. Nasıl olmasın ki, insani yardım yüklü gemide de her dinden, her ırktan, her renkten insanlar yok muydu? Müslüman olmayan ancak insani duyarlılığı yüksek Hristiyan ve Yahudilerden insanlar da bu gemidedirler. Çünkü mazlumun dini ve milliyeti sorulmazdı. Onlar da sormadılar ve yardıma koştular.
İsrail’e verilen mesaj aslında daha çok,İsrail’in ağabeyleri ve işbirlikçilerine verilmelidir. Ağabeylerinden cesaret almadan böyle bir küstahlığa kalkaşamazdı İsrail. Arap dünyasındaki işbirlikçi rejimler sayesinde ayakta kalabilen bir devlet İsrail. Bulunduğu bölgede Amerika ve İngiltere’ye hizmet eden İsrail, sahip olduğu basın ve medya kuruluşları ile teknoloji sayesinde de etkisini daha geniş coğrafyada gösterebilmektedir.
Ne var ki, İsrail’in hesaba katmadığı bir güç daha var ki, o da mazlumun Allaha olan yakarışları ve duasıdır. Mazlumların duası ile Allah arasından hiçbir engel yoktur.
Gazze halkı açlıkla, safelatle, ölümle imtihan olurken, bizler de bu mazlumlara ne kadar sahip çıktığımızla imtihan olmaktayız. Bizler sıcak yataklarımızda yatarken, soframızda çeşit çeşit yiyecekler varken Gazze’de insanlar aç, çocuklar hasta ve perişan, annelerin gözü yaşlıdır.
Mitingte dikkatimi çeken başka bir husus da, insanların yüreklerinin ne kadar ince olduğudur. Kalplerdeki imanın tezahürü artınca, gözyaşları da akmaya başlar.
İnanıyorum ki, bu gözyaşları zulmün alevlerini söndürecek güçtedir.