IŞİD: KEÇİLERİN ARKASINA BEZ BAĞLANACAK!

Abone Ol
Irak Şam İslam Devleti militanlarının Suriye ve Irakta yaptıkları icraatlar kendilerinden söz ettirtiyor. Ancak bu uygulamaların dünya kamuoyu önünde onlara ve taşıdıklarını iddia ettikleri düşünce ve inanç sistemi olan İslama hizmet edip etmediği tartışılmaya devam ediyor.
Örgütün son icraatı halifelik ilan etmek oldu. Kendi güçleri ve yaptırımları açısından artık İslam halifesi bulunmaktadır ve bu halife de kendilerinin seçtikleri Ebubekir El Bağdadi’dir. Peki, halifelik ilan eden bu örgütün atadığı halifeyi tanıyan İslam ülkesi veya örgütü çıktı mı? Bildiğimiz kadarıyla kimse ben kabul ettim ve tabiyiz demedi. O halde kendin pişir kendin ye durumu ile işler götürülecek.
Halifelik ilan edecek ve atayacak kadar kendini İslam ile bütünleştiren böyle bir örgütün icraatlarının olumlu yönde dikkat çekmesi gerekmez mi? Gerekir ancak bu dikkat ne yazık ki çağdaş dünyanın beklediği icatlar değil.
İnternet sitelerine düşen haberlere göre örgüt Suriye’de dağıttığı bildirilerde Keçilerin arkasına bez bağlanmasını istemiş! Yani keçilerin kıçları görünmesin diye tedbir alınıyor! Keçinin kuyruğuna bez bağlayan veya keçinin kıçını bile ahlak bozukluğu olarak yorumlayan bir zihniyet ile insanlar idare edilebilir mi onu bilemeyiz ancak icraatların oldukça dikkat çekici ve anlaşılmaz olduğunu belirtmek mümkün. Olay sadece bu kadar olsa belki üzerinde durulmazdı ancak bildirinin diğer maddeleri incelendiğinde nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kalındığını görmek mümkün olabiliyor. Önce haberi verelim: “… Suriye’de IŞİD’in tehdit ettiği grupların başında Türkmenler geliyor. Türkmenler, Halep merkezde Esad güçleriyle savaşırken boşluktan faydalanan IŞİD, Türkmen köylerini tek tek ele geçirmeye başladı.
 Geçen hafta itibariyle 100 Türkmen köyünü kontrolü altına alan IŞİD, İslamiyet adına yaptığı vahşi eylemleri bu sefer Türkmen halkına yapmaya başladı. Türkmenlerin elindeyse sadece 41 köy kaldı. Köylüler IŞİD’in her an köylerine gireceği korkusuyla bekliyorlar. 26 Haziran günü IŞİD, bazı Türkmen köylerinin boşaltılması için bir yazı gönderdi.
 TIRAŞ YASAK ORUÇ ÜÇ GÜN
 IŞİD’in aldığı köylerde koyduğu bazı kurallar:
*Kadınların, yanlarında erkek olmadan dışarı çıkması yasak.
*Yanlarında erkek bulunsa bile pazar yerine gitmeleri yasak.
*Yüzleri tamamen kapanacak,  peçe takacaklar. (Sokaklarda bisikletle gezen askerler kadınların kapıyıyüzleri açık şekilde açıp açmadığını kontrol ediyor.)
*Yüzleri açık kadınlara satış yapılmayacak.
*Tıraş makinesi satılmayacak tıraş tamamen yasak.
*Sadece üç gün oruç tutulacak. Daha fazla tutulmayacak. (Savaş hali sebebiyle)
*Teravih namazı camide kılınmayacak. Bayram namazı için ezan okunmayacak.
 *Evdeki her iki kızdan birisi IŞİD’e verilecek. Eğer adam cephede ölürse kız tekrar başka bir IŞİD askerine verilecek. 
 *Keçilerin arkasına bez bağlanacak. 
*Erkekler beş vakit camiye gelecekler.
 *Eğer kadınların eşleri üç aydan fazla eve gelmezse kadın, IŞİD askerlerinden seçtiği ile evlenmek zorunda.(hurbakis.net/content/15-yasinda-kizlari-carmiha-geriyorlar)
Bu kurulların savaşın koşullarından dolayı konulan kurallar olarak elbette algılanamaz. En vahşi kabile örgütlenmelerinin bulunduğu yerlerde bile ancak bu kadar sert uygulamalarla bir süreç yürütülebilmektedir. Bu kuralları gören hiçbir insanın yapılanların bir düşünce ve inanç sistemi ile bağdaştırmayacaktır. Ortaya çıkan bu manzara yapılan bu savaşın amacının gösterilen hedefi tutmadığını göstermektedir. Dolayısıyla IŞİD hem uygulamaları hem de aldığı kararlarla savunduğunu iddia ettiği düşünce ve inanç sistemine büyük zararlar vermektedir.
Keçinin kıçına bez bağlanarak İffet kurtarılamaz. Başkasının kadın ve kızlarını alarak adil bir düzen oluşturulamaz. Hele hele bu uygulamalar İslama mal edilemez. Buna en fazla karşı çıkmaları gerekenlerin İslam âlimleri ve devletleri olmalı diye düşünüyoruz. Karşı çıkılmıyorsa “bunların yaptıkları doğrudur” demek oluyor! Bunların yaptıkları doğru ise Allah bizi korusun!