İNSANLIĞIN ÖLDÜĞÜNÜN RESMİ

Abone Ol

Bugün sosyal medyayı gezinirken İran Dış İşleri Bakanı’nın bir paylaşımı çıktı karşıma.

Bir toplu mezarlığı..

Bu eser kimin artık herkes biliyor

Bunlar diyordu, Seyed Abbas Araghchi:

ABD-İsrail ortak bombardımanında bir ilkokulda hayatını kaybeden 160'tan fazla masum genç kız için kazılan mezarlar.

Cesetleri paramparça olmuştu.

İşte Bay Trump'ın vaat ettiği "kurtarma"nın gerçekte nasıl göründüğü.

Gazze'den Minab'a kadar masum insanlar soğukkanlılıkla katledildi.

2 Mart 2026 Seyed Abbas Araghchi @araghchi

Foreign Minister, Islamic Republic of Iran

These are graves being dug for more than

160 innocent young girls who were killed in the US-Israeli bombing of a primary school.

Their bodies were torn to shreds.

This is how "rescue" promised by

Mr. Trump looks in reality.

From Gaza to Minab, innocents murdered in cold blood.

Esasen dünya medyası da bu olayın takipçisiydi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırısına başlanmasıyla birlikte,

İran'dan güneydeki Minab şehrinde bulunan Şajarah Tayyebeh kız ilkokuluna bir saldırı düzenlendiği yönünde haberler yer aldı.

Uluslararası medya tarafından doğrulanan videolarda, kurtarma ekiplerinin çöken betonu kazdığı, enkazdan okul çantalarının çıkarıldığı ve kalan duvarlarda yanık izleri olduğu görülüyor.

Bu çocukların ne güzel hayalleri vardı,

Dünyaya gülen gözlerle bakan,

Şen şakrak koşan, konuşan…

Bir ulusun geleceği, umutları..

Bir bombayla, füzeyle tomurcuk gül gibi hayattan koparılan canlarım…

Bu resim Savaşın insanlığın mezara gömüldüğünün resmidir.

Bu savaşın en simge resimlerinden biridir çocuk mezarlığı.

ABD-İsrail bombardımanı sırasında

İran’da Şahare Tayyebeh okuluna düzenlenen saldırıda-180-e kadar kişi-

7 ila 12 yaşları arasındaki onlarca kız çocuğunun ölümüne neden oldu.

ABD-İsrail saldırısının şimdiye kadarki en büyük kitlesel kayıp olayı olan ve

UNESCO tarafından uluslararası hukukun

"ağır bir ihlali" olarak nitelendirildi Minab kız okuluna yapılan bombalı saldırı.

Her ne kadar savaş, bir belirsizlik alanı olsa da

UNESCO yaptığı açıklamada, tüm tarafları okulları, öğrencileri ve öğretmenleri korumaya çağırdı.

"Öğrenime ayrılmış bir yerde öğrencilerin öldürülmesi, uluslararası insancıl hukuk kapsamında okullara sağlanan korumanın ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır." diyerek kınadı.

Eğer ABD Başkanı Trump gerçekten de

Ortadoğu'ya barış, istikrar ve kadın haklarını bombalayarak getirebilirse, herkes ona şapka çıkarırdı.

Birkaç yıldan bu yana Gazze'deki çocuk ölümlerine bakılırsa bundan kim umutlu olabilir.

İran'ın Birleşmiş Milletlerdeki temsilcileri, saldırıyı sivil altyapıyı kasten hedef alan bir eylem olarak nitelendirmiş ve bunu bir savaş suçu ve insanlığa karşı suç olarak tanımlamıştır.

Şimdi de bir şiir düştü aklıma.

Nazım Hikmet’in şiiri.

Hiroşima'da Atom bombasıyla yedi yaşındayken öldürülen bir kız çocuğu için yazılan, barışa çağrısını anlatan

“Kız Çocuğu” adlı şiir ( 1956).

Kapıları çalan benim kapıları birer birer.

Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu.

Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok.

Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver.

Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.

DEVAM EDECEK